25 Haziran 2017 Pazar, 21:59

 1-Murat TAŞKIN (BİZDEN SÖYLEMESİ)

Enteresan engelleme vaziyetleri…

511

Eskişehir’deki AK Parti, CHP’de olan Belediyelerin başarılı olmasını istemez.
Bu gayet normal…
Eskişehir’deki Belediyeler de İktidar partisinin bu şehirde güçlenmesini istemez.
Bu da gayet normal…
Çünkü…
Sonuçta her ki taraf da siyaset yapıyor…
Siyasetin amacı da sonuçta rakibi alt etmek…
Rakibi alt etmek için de önüne koyabildiğinizce engeli koymaktan geçiyor.
İşte bu yüzden…
Çoğu zaman AK partinin, CHP’li olan belediyelerin hizmetini engellemeye çalıştığını…
Yine…
Çoğu zaman CHP’li belediyelerin, AK Parti hükümeti tarafından Eskişehir’e yapılmak istenen hizmetlerin önüne engel çıkarttığına şahit oluyoruz.
Ancak…
Bazen öyle olaylar yaşanıyor ki, şaşıralım kı? Gülelim mi? Gerçekten bilemiyoruz…
Örneğin…
Eskişehir’deki AK Partililer, Odunpazarı Belediyesinin kurmak istediği enerji yatırımının önüne hiçbir gerekçe göstermeden engel çıkartıyor.
Aynı AK partinin sahip olduğu Çevre Bakanlığı, Odunpazarı Belediyesinin Küçük Sanayi Sitesi projesinde elini rahatlatmak için, bölgeyi afet riskli alan ilan ediyor.
Eskişehir’deki AK partililer, çoğunlukta olduğu Büyükşehir belediye Meclisinde, belediyeye alınacak olan 6-7 elemana karşı çıkıyor.
Aynı AK Partinin sahip olduğu bakanlık, 8 mahallede yapılacak olan dönüşüm projesi için Belediye’ye yetki veriyor.
Eskişehir’deki AK Partililer Tepebaşı Belediyesinin Çocuk senfoni Orkestrası’nı eleştirirken…
Aynı AK partinin sahip olduğu bakanlık, bu çocukların yurtdışı konserleri için devreye giriyor.
Eskişehir’deki AK Partililer, Tepebaşı Belediyesinin Musaözü’nü devralmasına izin vermezken…
Aynı AK partinin sahip olduğu bakanlık, koça Kızılinler’i Tepebaşı belediyesine devrediyor.
Eskişehir’deki kamu kuruluşları CHNP’li belediyeleri kurumun önünden bile geçirmezken…
Aynı kurumların bağlı olduğu bakanlıklar CHP’li belediyelerle ortak toplantı ve sempozyumlar düzenliyor

Sonuç olarak…
Eskişehir’deki AK Partililer CHP’li Belediyeleri resmen engelliyor görünümü verirken, AK Parti Bakanlıkları CHP’li belediyelere olabildiğince yardımcı oluyor görüntüsü veriyor ki, bu durdum da dışarıdan bakıldığında oldukça enteresan geliyor…


......


Mustafa Kemal Paşa
19 Mayıs 1919′da


Samsun’a geldi. Bir süre çalıştıktan sonra kentin postanesine gitti. Görevli bulunan PTT memuru o günü söyle anlatıyor :

Hava yağmurlu ve elektrikliydi. O zamanlar paratoner sistemi olmadığı için telleri toprağa vermiştim. Saat gece yarısına yaklaştığı bir anda kapıdaki nöbetçi koşa koşa geldi, bir haber verdi. Mustafa Kemal Paşa geliyor. O sırada, Mustafa Kemal Paşa tek odadan ibaret telgrafhaneye girdi. Ayağa kalktım.
— Buyurun Paşam.

— Derhal Havza ve Amasya ile görüşmem gerekiyor dedi.

— Hava elektrikli, telleri toprağa verdik, sizi görüştüremem!

— Bu, vatanın kurtuluşu ile ilgilidir. Muhakkak görüşeceğim, ya ölürüz, ya vatan kurtulur, dedi.

Ceketin cebinden ipek mendilini çıkarıp maniplenin üzerine koydu. Benim için telleri devreye sokmaktan başka yapacak bir şey kalmamıştı.

— «Sen ölürsen ben de ölürüm» dedi.

Elimi bırakması için söylediğim ısrarlı sözlere aldırmadı, elimi uzun süre bırakmadı. Önce Havza’yı aradım. Derhal cevap geldi. Nöbetçi memur, Kemal Paşa’nın adamlarının emir beklediklerini söyledi. Paşa şifreli bir not verdi, yazdım. Gelen şifreli cevaba elimi bırakmadan baktı. Bir kağıda çabucak şifreli bir şeyler yazdı. Havza’ya iletmemi söyledi. Amasya ile de istediği konuşmayı yaptı, sonra;

«Oh çok şükür, şimdi vatan kurtuldu.» Dedi ve maiyetiyle gitti. Birden aptallaşmıştım. Oturduğum yerden kalkamadım. Mustafa Kemal Paşa hayatını ortaya koyan bir kişiydi. Fes kapmaya, mevki elde etmeye gelmiş biri olamazdı. O bir gerçek vatanseverdi, Atatürk’e hayranlığım yağmurlu bir gecede böyle başladı işte…

Ahmet Remzi COŞKUNER


.....


Kongreler süreci…


Referandum yapıldı.
Ülkenin önünde şimdi yeni bir yönetim sistemi var.
Yeni sisteme geçiş için de bir süreç.
Bu süreç partilerde “kongreler süreci” olarak geçecek.
AK Parti ve CHP’de kongreler süreci önümüzdeki aylar içinde başlıyor.
Delege seçimleri, ilçe ve il kongreleri ve en sonunda da büyük kongre ve kurultaylar.
Mahalle ve köylerde yapılacak olan delege seçimleri ile başlayıp, büyük kongre ve kurultaylarla sona erecek bu süreç içinde yine parti içi grupları hareketlenecek.
Yine parti içinde gruplar arasında kılıçlar çekilecek.
İlçe ve il kongrelerinde yine güç gösterilerine sahne olunacak.
Süreç sonunda ipi göğüsleyen gruplar parti yönetimlerinde etkin olacak.
Kısacası…
Yeni sisteme geçme arifesinde partiler önce hareketlenecek, ardından karışacak ve sonrasında durulacak.
Her defasında olduğu gibi…
Bu süreçten partiler ya güçlenerek ya da yara alarak çıkacak…


.....


Sanat fabrikası mübarek!


Anadolu Üniversitesi Devlet konservatuarı…
Sanatın hem eğitiminin verildiği hem de üretiminin yapıldığı bir kurum.
Son günlerde birbiri ardına bu kurumla ilgili güzel haberler geliyor.
İlk gelen haberlere çok sevindik.
Ardından gelen benzeri haberlere de öyle…
Sonrasında gelenlere de aynı şekilde.
Ardından…
Haberler yağmur gibi gelmeye başladı, adeta sevinmeye bile yetişemez olduk.
Nerede bir ulusal ve uluslar arası yarışma varsa, o yarışmadan mutlaka Anadolu Üniversitesi Devlet konservatuarı adına bir ödül gelir oldu.
Hem de öyle böyle ödüller değil…
Bu işe gönül ve yıllarını vermiş sanat insanlarını dahi kıskandıracak boyutta değerli olan ödüller.
Neredeyse…
Konservatuarın koridorlarında ödülsüz öğrenci ve öğretim üyesi kalmadı.
Bu büyük bir gurur….
Bu “es” geçilmeyecek, takdir özürlü olmamıza rağmen görmezden gelinmeyecek büyük bir başarı.
En üstündeki yöneticiden, kapısında duran güvenlik görevlisine kadar Konservatuardaki herkesi kutluyoruz…
“Gurur Kaynağı” sözü soyut bir söz ama…
Bu söz Anadolu Üniversitesi Devlet konservatuarında somut hale gelmiş bile…


.....


Biraz da gülmek lazım


Adam, karısı ile birlikte doktora muayene olmaya gider. Muayene bittikten sonra adam giyinirken, doktor muayene odasından çıkarak kadının yanına gelir ve kadına;
-Kocanızın ölmemesini istiyorsanız şunları uygulayacaksınız;
1- Sabahları güler yüzle güzel bir kahvaltı hazırlayın ve işe mutlu gitmesini sağlayın.
2- Öğlen eve geldiğinde güler yüzle karşılayın ve güzel bir öğle yemeği ile takdir edildiğini hissettirin. Böylece günün geri kalan kısmını da iyi geçirmesine yardım edin.
3- Akşamları eve geldiğinde hafif ama özellikle sevdiği güzel yemekler hazırlayın.
4- İstediği zaman birlikte olun. diyerek devam eder ;
-Eğer bu dediklerimi eksiksiz uygularsanız kocanızın sağlık yönünden hiçbir problemi olmayacak.
Eve geldiklerinde adam karısına sorar;
- Ne dedi doktor sana?
Kadın ters ters bakarak cevap verir;
- Çaresi yok…Ölecekmişsin…

  • Diğer Yazıları

 

 Yazarlar