23 Kasım 2017 Perşembe, 01:17

 1-Murat TAŞKIN (BİZDEN SÖYLEMESİ)

CHP Eskişehir’de aldığı kararların hangisini uygulayabildi ki?

328

 


 


Diyorlar ki:
“Eskişehir’de CHP’nin 3 milletvekili var.


 


Gaye Usluer, Utku Çakırözer ve Cemal Yüksel…


 


Bu 3 isim kontenjan aday olarak listelerde yer aldı ve vekil seçildi.


 


Ancak…


 


CHP Genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu geçtiğimiz aylarda bir açıklama yaptı ve “Bir kez kontenjan aday olan ikinci kez kontenjan aday gösterilemeyecek” dedi.


 


Bu yüzden…


 


Eskişehir’in 3 milletvekili bir daha kontenjan aday gösterilemeyecek.


 


Bu 3 isim yeniden vekil olmak isterse önseçime girmek zorunda…


 


Eğer CHP Eskişehir’de önseçim kararı almazsa, bu 3 vekilin Eskişehir’den milletvekili olma şansları yok.”


 


İyi de…


 


Bunu söyleyenler, yakın geçmişi galiba hiç hatırlamıyor…


 


CHP’nin aldığı kararların hangisi Eskişehir’de uygulandı ki?


 


2015 mahalli seçimler öncesini bir hatırlayın…


 


-CHP parti eğitimi adı altında bir program başlattı. Bu eğitimlere katılmayanların kesinlikle aday olamayacağının kararını aldı. Hatta eğitimlere katılanlardan ciddi de paralar istedi. Sonuçta, aday listelerinde eğitime katılmayan birçok ismin yer aldığı görüldü.


 


-Aynı CHP genel merkezi, Milletvekillerinin kesinlikle ilçe belediye başkan adayı yapılmayacağının kararını aldı. Sonuçta Eskişehir’de milletvekili olan Kazım Kurt, Odunpazarı belediye başkan adayı yapıldı.


 


-Genel başkan bizzat “Odunpazarı adayı 5 aday adayı içinden anketle belirlenecek” dedi. Sonuçta Odunpazarı adayı 5 aday adayının dışında bir isim oldu.


 


-Aynı CHP genel merkezi, belirlenen tarihten sonra istifa eden yöneticilerin adaylıklarının söz konusu olmayacağının kararını aldı. Sonuçta, belirlenen tarihten sonra istifa eden 2 yönetici, Eskişehir’in ilçelerinden meclis üyesi adayı yapıldı.


 


Söylemek istediğimiz neticede şudur:


 


CHP’nin aldığı kararlara bakıp da yorumda falan bulunmamak lazım…


 


Zira…


 


Alınan kararların hiçbiri Eskişehir’de uygulanmıyor…


 


Uygulanmadığı da örnekleriyle sabit…


 


....


 


 


 


Keşke onlar da makyaj yapsalardı…


 


 


 


Bana göre, iktidar partisi kanalıyla Eskişehir’e yapılan en önemli yatırım, şehir merkezinden geçen demiryolu hattının yer altına alınmasıydı.


 


Eskişehir açısından baktığınızda bu yatırım bir taşla 2 kuş vurulmasıydı aslında.


 


Hem, trafiğin rahatlaması sağlanacaktı hem de üzerinde Eskişehir’in en uzun ve en geniş bulvarı oluşacaktı.


 


Her ne kadar tünelin yer altındaki kısmı yarı yarıya budanmış olsa da bu yatırım Eskişehir için çok önemliydi.


 


Ancak…


 


Gelin görün ki, demiryolu yer altına girdikten sonra üzerinde oluşan muazzam alan olabilecek en kötü şekilde değerlendirildi.


 


Olduğu gibi betonla kaplandı.


 


Görsel açıdan çok kötü ve donuk bir düzenleme projesi uygulandı.


 


Önceki gün AK Parti il başkanı CHP’li belediye başkanlarını eleştirirken “İşleri güçleri makyaj yapmak” demiş ya…
İşte bu açıklamayı okuduktan sonra kendi kendimize “Keşke hükümet eliyle yapılan yatırımlarda da biraz makyaja önem verilseydi” dedik…


 


Hiç olmazsa, yapılanların faydası kadar gözümüze de hoş görünürdü…


 


.....


 


Biz de ilgililerin bilgisine sunalım bu soruyu…


 


Bir okurumuz sormuş…


 


-“Alpu’ya bir termik santral düşünülüyormuş. Bu santral için 1 milyar 800 milyon lira harcanacakmış. Toplam alanı 1125 hektar imiş. Burada yılda 6 milyon 316 bin ton kömür yakılacak ve 2 milyon ton atık çıkacakmış. Acaba termik santralin kurulacağı 1125 hektarlık alan üzerine güneş enerji panelleri döşense ve bu sayede yenilenebilir enerjiden yararlanırsa olmaz mı?”diye…


 


Eğer arada yatırım maliyeti ve üretilecek enerji açısından çok da büyük bir fark yoksa bu çeşit bir yöntemin daha çevreci bir yöntem olup olmadığını soruyor.


 


Biz de aynı soruyu ilgililerin bilgisine sunalım.


 


Bu kadar genişlikte bir alan üzerine termik santral yerine güneş enerjisi yatırımı yapılsa ne olur?


 


En azından, her yıl 2 milyon ton atıktan kurtulup, doğayı da korumuş olur muyuz?


 


 


 


.....


 


Bu paralar hala tedavülde nasıl dolaşabiliyor?


 


 


 


Paralel örgüt ile AK Parti’nin son derece iyi geçindiği yıllarda malumunuz Türkçe Olimpiyatları yapılırdı.


 


Yapılan bu olimpiyatlara sponsor olmak için de insanlar adeta birbirleriyle yarışır hale gelmişti.


 


İşte bu olimpiyatların 10 ncu yılında yani 2012 yılında, üzerinde Atatürk’ün olmadığı hatıra 1 liralık paralar basıldı.


 


Doğan tepki üzerine, bastırılan bu 1 liralık paraların “Hatıra Parası” olduğu açıklanmış olsa da, söz konusu paralar alışverişte kullanılmaya başlandı.


 


Dün bir okurumuz aradı.


 


Yaşanan 15 Temmuz darbe girişimine ve sonraki süreçte Fetö terör örgütüne karşı başlatılan mücadeleye rağmen söz konusu 1 liraların hala tedavülde olduğu, yaptığı bir alışveriş sonrasında kendisine verilen para üstlerinin içinde bu paranın da olduğunu söyleyip “Bu paralar hala ve niçin tedavülde tutuluyor? Üzerinde Türkçe Olimpiyatlarının olduğu bu paralar halen niçin alışverişte kullanılabiliyor? Devlet tedavüldeki bu paraları niçin çekmiyor?” diye sordu.


 


Sahiden de güzel soru?


 


Bir yandan Fetö ile mücadele sürerken bu paralar halen tedavülde ve serbestçe nasıl dolaşabiliyor?

  • Diğer Yazıları

 

 Yazarlar