17 Ağustos 2017 Perşembe, 04:48

 5-Mustafa KANTARCI (GÖZLEM)

NİTELİKLİ İŞGÜCÜ

118

   
           Şirketler, çok çeşitli mal ve hizmeti, zamanında ve kaliteli olarak üretmek zorundadırlar. Bu nedenle de, teknolojiyi anlayan, uygulayabilen, verimli ve kaliteli hizmet üretebilen, nitelikli işgücüne, duyulan ihtiyaç artmıştır.
         Nitekim Raylı Sistemler Kümelemesinin, TÜLOMSAŞ’ da, yaptığı toplantıda da konuşmacılar, sanayide, nitelikli elaman ve Ar-Ge çalışmalarında, evrensel düzeyde,  bilim üretebilme potansiyeline sahip,  doktoralı elamanlara, ihtiyaç olduğunu, sıkça vurguladılar
          Ayrıca küresel ve ulusa pazarların, yarattığı rekabet ortamı, Türkiye ve Eskişehir’ de, daha iyi mal ve hizmet üretimini, zorunlu kıldı. Bunu sağlayabilmek için de sanayi ve hizmet sektöründe, nitelikli elemanlara, sürekli ihtiyaç oldu
           O nedenle de mesleki eğitim, ülkemizin kalkınması için, vazgeçilmez bir unsurdur. Sistem içinde yetiştirdiğimiz, insan gücünün, üstün niteliklere sahip olması, gelişen bilim ve teknolojiye, uyum sağlamasını istiyorsak, meslek eğitim yapan insanlarımız, gerçek iş koşullarında, yaparak, yaşayarak, öğrenme esaslarına göre yetiştirilmelidir. Bu da ancak endüstri- hizmet sektörü ile eğitim kurum/kuruluşları ile yapılacak işbirliği ile mümkündür.
            Aslında Cumhuriyetin, ilk yıllarında da mesleki eğitime önem verildi. Nitekim       1942 yılında, Devlet Demir Yolları ve Kayseri uçak fabrikaları bünyesinde, çırak okulları açılıyor. Açılan okulların yaygınlaştırılması, okullarda yapılan eğitimi gerçek iş şartlarına uygun olmaması, çırak okullarına talebin fazlalığı nedeniyle, 1957 yılında toplanan VI.Milli Eğitim Şurasında, çırak okullarının açılması kararlaştırılmıştır.
             Çıraklık eğitimine, esas olan kanun çalışmalarına, 1960’lı yıllarda başlanmıştır. 1972 yılında, TBMM tarafından kabul edilen, 1591 sayılı çıraklık kanunu, Cumhurbaşkanlığınca yeniden görüşülmek üzere, geri gönderilmiş,1977 yılında 2089 sayılı Çırak Kalfa ve Ustalık Kanunu çıkarılarak, çıraklık eğitimi kanuni esaslara bağlanmıştır. Kanunun uygulanmasında karşılaşılan güçlükler nedeniyle, çıraklık eğitiminde istenilen verim elde edilememiştir.
             Geçmişte, ülkemizde, Tapu Kadastro Meslek Okulu,  TCDD Meslek Okulu, Maliye Meslek Lisesi, Öğretmen okulları gibi meslek okulları vardı. Hepsi kapatıldı Yalnız İmam Hatip Okulları, muhafaza edildi. Bugün de sayılarının artırmak için ciddi gayret sarf ediliyor.
                Dünyada, bilim her alanda gelişmesine paralel olarak, teknolojinin, her geçen gün kendini yenilemesi, ülkelerin, eğitim sürecini etkilemektedir. Bu nedenle eğitim programlarının, güncel olması ve yapılan eğitim-öğretim ortamlarının, çağın koşullarına uygun olması gerekmektedir.
            Gelişmiş ülkeler, bireylere verilen mesleki ve teknik eğitimde, bireylerin teknolojiyi anlayıp kullanabilecek temel becerilere, iletişim ve problem çözme becerilerine ve işbirliği içinde çalışabilecek disipline, sahip olmasına önem vermektedirler.
            Yine gelişmiş ülkeler, teknolojik, değişim ve gelişimleri, takip ederek,  eğitim sistemi ile kısa sürede bütünleştirip, endüstrinin ihtiyacı olan nitelikli insan gücünü, verdiği mesleki ve teknik eğitim ile sektöre kazandırabilmektedirler. Sektöre kazandırılan bireyler; üretken,  topluma faydalı ve sosyal ilişkiler, kurabilen bireyler olarak üretkenliğin vermiş olduğu mutlulukla mesleki doyuma ulaşıyorlar.
            Ülkemizde, gelişmiş ülkelere olduğu gibi, Mesleki ve teknik eğitim programlarının, geliştirilmesinde, toplumun ihtiyaçları ve ülkenin istihdam alanları, göz edildi. Oysa mesleki ve teknik eğitim okul ve kurumları, mezun ettiği öğrencileri, nitelikli eleman olarak sektöre kazandırmakla görevlidir ama bir türlü sanayinin, arzu ettiği nitelikli işgücü sağlanamadı.
               Ülkelerin ve şirketlerin, rekabet üstünlüğü, çalışanların teknolojik yeniliklere paralel bilgi ve beceri düzeyini yükseltmekle sağlanmaktadır Değişen ve gelişen şartlara, uygun insan gücü yetiştirmek, hem de mevcut işgücünün, zaman içinde, yeni istihdam şartlarına, uyum sağlayabilecek şekilde, yeniden eğitilmesini sağlamak gerekmektedir
          Ülkelerin, sosyal ve ekonomik gelişmişlik düzeylerini belirleyen faktörlerin başında, mesleki ve teknik eğitim gelmektedir. Küresel gelişmelere, uygun olarak planlanmış  bir mesleki ve teknik eğitim insan odaklı kalkınmanın sağlanmasında, etkin rol oynamaktadır görüşü, hep gündemde oldu ama sanayi ve hizmet sektörünün, arzu ettiği nitelikli iş gücü bir türlü sağlanmadı.
               Ülkemizde, mesleki ve teknik eğitim, ihtiyaç duyan herkesin, erişimine açık olmalı, bireylere, ilgi ve yetenekleri doğrultusunda çağın  şartlarına uygun, bilgi, beceri ve yetkinlikleri kazandırmalıdır. Bireylerin girişimcilik, ekip çalışması, karar verebilme, sorun çözebilme özellikleri desteklenmelidir.
               Ülkemiz, sanayimizin ve hizmet sektörünün, ihtiyacı olan nitelikli işgücünü  sağlamak zorundadır. Çünkü alanında, uzman nitelikli işgücü, zamandan, enerjiden ve malzemeden tasarruf sağlarken, verimi de artırır.  Unutmamalıdır ki ülkelerin ve şirketlerin, ulusal ve global pazarda, rekabet gücünü, sahip oldukları "nitelikli işgücü" belirler.

  • Diğer Yazıları

 

 Yazarlar