20 Ekim 2017 Cuma, 11:57

 Spor -3- Behçet ALBAYRAK (ANALİZ)

SEZON ÖNCESİ YAPRAK DÖKÜMÜ

648

Eskişehirspor Manisa karşısında sezon öncesinin yapraklarını döktü.


Rakibe göre çalışmalara en az 15 gün geç başlayan Kırmızı Şimşeklerin, fizik olarak istenilen seviyede olmadığı ve ilk haftalarda bunun sıkıntısını yaşanabileceği açıkça ortaya çıktı…


***


Takım doğal olarak beklentinin gerisinde…


Çoğu zaman rakibin temposuna ayak uydurulamadı. Bu durum ikili mücadelelerde de açıkça gözüktü. Bir ara Manisalı oyuncuları ancak taktik fauller ve sertlikle durdurabildik…


Hal böyle olunca maç boyunca Eskişehirspor adına pozisyon üretimi kısırdı.


 


SORUNLU BÖLGELERE


ÇÖZÜM ÜRETİLMELİ!...


Fiziki yetersizlik oyuncuların özellikle ikinci yarıda istediklerini yapamamalarına neden oldu. Değişikliklerin yapılmaya başladığı dakikalarda zaten takımda herkes birbirine uzak akraba gibi oynamaya başlamıştı…


En önemlisi ise rakip sistemine bağlı kalarak, bunu oyuna yaydıkça, Eskişehirspor’da açıkça çözülmeler yaşanıyor. Bu geçen sene de en büyük hastalıklardan biriydi.


***


Aslında maçın sorgulanması gereken yanı, teknik heyetin Eskişehirspor’un sorunlu bölgelerine gerekli çözümü üretip üretemeyeceği olmalı...


Orta sahanın temposu çok düşük!


Hürriyet ve Uğur İnceman ikilisinin yaşları itibarıyla biraz geç form tutacağı düşünülürse, burada nasıl bir eylem planı hazırlanacak?


Ya da nasıl bir oyun stratejisi belirlenecek?


Ek olarak savunmanın uyumsuzluk sorunu dikkat çekici...


Defansın ve orta alanın göbeğinin yine karın ağrısı olacağı gözüktü.


 


BAZILARINA FORMA


İKİ BEDEN BÜYÜK…


Kırmızı Şimşeklerde teknik heyet formanın bazılarına 2 beden büyük olduğunu sanırım anlamıştır. Gönderilen Gökhan Köseoğlu’nun ve altyapıya indirilen bazı oyuncuların önceki gün forma giyenlerden daha kaliteli olduklarını bildiğim için yazıyorum. En azından sonradan oyuna girenlerden daha çok geleceği olabileceklerini bildiğim için tekrarlıyorum.


Ya da ne bileyim, belki de Sergen Yalçın’ın antrenman performansına göre oyuncu seçeceğine ya da göndereceğine inanmak istemiyorum…


Çünkü sadece idman temposuna göre futbolcu değerlendirmesi yapılsaydı, bizler belki de Sergen Yalçın gibi bir starı izleme keyfine nail olamayacaktık. Bunu en iyi kendisi bilir.


Eminim ki, Manisa maçında şans verdiği birçok oyuncuyu görünce ne kadar zor bir işi soyunduğunu anlamıştır. Böyle oyuncularla zaman harcamak yerine fazla şans tanımasa dahi alt yapıdan yetenekli futbolcuları kadroya monte etmek bu kulübün geleceği adına da kazanç olacaktır.


Fakat bu şehirde binalara yapılan boya badana değer bulur ve gazetelerde yer alarak alt yapıya yatırım sayılır da, yok yere takımdan gönderilen gençlerin iki sütun kadar değeri yoktur.


Bir de kalanlarla gidenleri gördükten sonra “İyi ki transfer yasağı var” dedim. Kötü gibi görünen bu durum aslında başkan Sinan Özeçoğlu’nun şansıdır. Çünkü böylesine bir ortamda altından kalkamayacağı bir transfer külfetinin altına sokulacağı da aşikardı…


 


UZUN YOLU KISALTMANIN YOLU?


Eskişehirspor için sezonun ilk haftaları sıkıntılı geçebilir. Bu durum takımda ki arkadaşlık bağlarını arttırıp, dayanışma ruhunu yaratarak atlatılabilir.


Çünkü Eskişehirspor gibi tecrübeli oyunculardan kurulu kadrolar uzun yolu kısaltmanın her halini bilir ve yeri geldiğini kendine lazım olanı alır…


İşte bu yüzden her şeye rağmen uzun lig maratonunda başarı için hala önemli dayanaklarımız var.


***


Aklımızda düğüm düğüm sorular olsa da, cevaplarını ilerleyen haftalarda alacağımızı biliyorum.


Futbol ve direnç olarak bu takıma bir Sergen Yalçın dokunuşunun yaşanacağına da inanıyorum. Hem de kısıtlı bir kadro ile birlikte.


Her şeye rağmen bu kadronun varının yoğunu bu olmadığını biliyorum. Hem de Sergen Yalçın’ın daha iyi bir ekip görüntüsü yaratacağına inandığım gibi... Bu nedenle hepimiz ligde her geçen hafta üstüne koyan renkli bir ekip izleyeceğimizi hayal ediyoruz.


 


DEVRİN DEĞİL


DEVRİM ADAMI


İyi tarafından bakarak, Eskişehirspor adına "Böyle özel maçlar yaralara en iyi merhemdir" diyelim.


İkinci yarıdaki gerçeklere gözlerini gezdiren Sergen Yalçın’ın bunun üstesinden gelecek yeteneği olduğunu bildiğimiz için biraz zaman verip bekleyelim. 


Çünkü Sergen Yalçın’ın birçok yerli teknik adamlar gibi "Kullanılma süresi" de yok.


Sadece teknik adam olarak görevini yapmakla mükellef bir duruşu var.


Gördüğümüz kadarıyla zor biri.


Ama karakterli adamlar zordur zaten…


O’nun böylesine bir ortamda Eskişehirspor’a gelmesi bile koltuğunun sorumluluğunu her şartta üstlenen devrimci bir ruha sahip olduğunu gösteriyor zaten.


Futbolcuların zihniyetini değiştirme çabasında bir teknik adam olduğu da konuşuluyor.


Eskişehirspor’a gerekli olan da bu!


Hangi futbolcu saha içinden böyle bir teknik adama taktik verebilecek güce soyunabilir?


Hangi futbolcu formasını çıkarır da, takımına meydan okur ve sırtı sıvazlanır?


Alpay Özalan ve Mustafa Denizli modellerinin Eskişehirspor’a yaşattığı hüznü yeni sezonda ödeştirebilecek yürek Sergen Yalçın’da mevcut görünüyor.


Çünkü bu takım transfer yasağıyla oluşan bu kadrosu ile de bu lige yeter...


Sergen hoca ufak tefek dokunuşlarla çok şeyleri başaracaktır.


***


Sergen Yalçın’ın takımı ve ligi tanımaması gibi "negatif" düşünceye gelince...


O’nun gibi zeki ve akıllı adamlar zaman kaybetmez!


Hayatının seyir defterinde neler yazdığını bizler bilmiyoruz.


Eminim ki, böyle biri insanları okumakta da, ligi tanımakta da boşa zaman harcamayacak bir yapıya sahiptir.


Zatejn duruşu olanların ve baş eğmezlerin kazanma alanı değil midir futbol?


Futbolcuya ve başkana teslim olanların ise hüzün çemberi…


O yüzden bazı teknik adamlar bir takımı şampiyonluk düşlerinin ortasında yüzüstü bırakır.


Bazı teknik adamlar ise sorumluluk alarak bir takımı cennete çevirir.


Bekleyin göreceksiniz.


Ve bana hatırlatırsınız.


 


SABIRSIZLIKLA BEKLİYORUM


Hepimiz biliyoruz ki başarı için tabi ki sadece iyi bir teknik adamınız yada iyi bir takımınız olması da yetmez!


En önemlisi dayanışma!


Taraftarı gibi gözü var mı kulüplerin?


Hele omuz omuza duruyorsa.


O yüzden… Eskişehirspor’un böyle sıkıntılı dönemlerden geçerken taraftarıyla birlikte gösterdiği mücadele ruhuna bayılıyorum.


Bu sene kombinelerin daha çok satacağına inanıyorum.


Çünkü özel dönemlerde Eskişehirsporluların duruşu başkadır.


Zorlu süreçte içinde birlik beraberlik olduktan sonra acı yada tatlı hiç fark etmez; yazılacak yeni hikayelere ortak olmayı şimdiden sabırsızlıkla bekliyorum…

  • Diğer Yazıları

 

 Yazarlar