23 Kasım 2017 Perşembe, 01:20

 Spor -3- Behçet ALBAYRAK (ANALİZ)

SİNAN ÖZEÇOĞLU VE ESKİŞEHİRSPOR

1420

Bir zamanlar her yapılan kongrenin ardından Eskişehirspor başkanları tarafından geçmişin açıkları konuşulur ve olaylar kişiselleşirdi. Başkan Sinan Özeçoğlu o koltuğu oturduktan sonra, birlik ve bütünlüğün tüm halleri sahnelenirken, geçmiş artık bütünüyle sistematik şekilde konuşulur oldu. Genel anlamda kişilerin yaptıkları değil, kulübün daha önce nasıl yönetildiği tartışma konusu edilmeye çalışıldı. Bir zamanlar, her kötü sonuçta mazeretler üretilir, suçlular aranırdı. Hem de geçmişin günahlarının başlıklarıyla. O’nun başkan olmasıyla, Eskişehirspor’da mazeret üretme devri kapandı, sağduyu ve sabrın anıtları dikildi…


***


Başkanlığının ilk günlerinde dostları O’nu sürekli uyardı belki de. "Hesabınızı iyi bilin sayın başkan!" Ama yaptıklarıyla  "Eskişehirspor’a hizmet etmenin hesabı olmaz" der gibiydi. Çünkü O; kapanma noktasına gelebilecek bir takıma transfer yasağına rağmen mevcut şartlarda oluşturulabilecek belki de iyi kadroyu oluşturdu.


Hem de her anlamda fedakarlık yaparak…


Peki ama en acı tarafı kulübü bu hale getirenler kadar destek gördü mü?


Ne yazık ki hayır?


***


Bunca sıkıntıya, kulübün içinde bulunduğu duruma rağmen görevden kaçmadı…


Dik durdu, adam gibi durdu.
Şehrini seven, tribünden takip ettiği kulübünün bu şehir için ne anlama geldiğini iyi bilen.
Eskişehirspor üzerinden siyaset yapmaya hiç ihtiyacı yok. Çünkü farklı bir beklentisi yok. Olsa da bunu yapacak zaten mizacı yok!


Peki daha başka…
Böylesine bir ortamda binlerce Eskişehirspor taraftarının güvenini de almış.


Farkında değil misiniz?


Hep birlikte haykırıyorlar aslında!


“Ne zaman bu mücadeleyi görecek ve destek vereceksiniz?”


Düşündüm de galiba artık Eskişehirspor kimsenin tekeline girmeyeceği için bu sıkıntılar yaşanıyor? 


***
Ocak ayına kadar geçmişin günahlarını ortaya çıkaracak dokümanlar ortaya çıkarılacak mı bilinmez. Minareyi çalanların kılıfını hazırlamış olması ihtimaline karşın dahi Eskişehirspor’un geleceğini kurtaracak projelere imza atacaklarını biliyorum.


Şirketleşme adına önemli adımlar atılacağını da…
Biz zaten yıllardır diyoruz ki "Bu kulübün geleceğini kurtarmak adına savaşmak, soysuzlukla sevişmekten bin kere daha değerlidir."
Bu onur da size ait Sayın Başkan. 


***
Başarısız yöneticilerin futbol kulüplerini batırdığı…
Basiretsiz yöneticilerin kulüpler üzerinden siyasetin koltuk altında sistemden nemalandığı bu devirde, Sinan Özeçoğlu’nda ki bu duruşu görmek lazım!


Sadece bizler değil tabi ki…


Siyasiler ve şehrin önde gelenleri de…
Gerçek arayan oluşan resme baksın, yetmediyse yüreğine sorsun…


Çünkü yalnız bıraktıkları Sinan Özeçoğlu değil, koskoca Eskişehirspor kulübü…


***
Bilinmelidir ki, tarih sadece kupaları ve başarıları yazmaz.


Tarih böyle günlerde bu kulüp için mücadele edenleri de yazar…


Aylarca maaş almadan çalışanından, bir bardak satarak kulübe katkı yapmaya çalışanına kadar.
Bilmem kaç milyon Eurolara kurulan kadroların arkasına sığınarak Eskişehirspor’un katledilmesine yataklık edenleri de yazar.
O dönemde iplerini sahibine tutturan kuklaları da... 


***


Bu yazıyı neden şimdi yazdım?


Bugünkü Büyükşehir Erzurumspor maçında alınacak sonuçtan daha değerli mücadelelerin verildiğini bildiğim için…


Ben günlük sonuçlardan çok, geleceği kurtarmanın bugünlerde çok daha değerli olduğunu vurgulamak istedim sadece.


Ve uzun yıllardır Eskişehirspor adına böyle fedakarlık yapan birilerini görmedim belki de.


Başkan Özeçoğlu keşke çok daha önce bu koltuğa oturmayı düşünse, Eskişehirspor bugün olurdu çok farklı yerlerde…


***


Hataları var mıdır? Mutlaka vardır…


Ama inanın o da Eskişehirspor sevdasındandır.


Şu silinen 3 puan öncesi imza toplama olayında hangi futbolcularla nasıl pazarlık ettiğini ve yaşadığı sinir harbini daha 1 ay önce bizzat kendi gözlerimle gördüm…


Yüzündeki ifadeyi hala unutamıyorum. Onun için kurduğum en güzel cümle “Sinirden kararan yüzüne renk veren kızaran gözleri aslında bu sevdanın rengi”


Bu yüzden Eskişehirspor’da artık harcanacak değerlerin olduğunu zannedenler, sakın umutlanmasın.
Eskişehirspor ne olursa olsun, devrin değil, devrim takımıdır.
Böyle bir başkanına da her anlamda sahip çıkmasını bilir.


Ve bu zorunluluktur.


Hem de tüm şehrin zorunluluğu…
***
Başarıyı özel yapan, uğrunda yapılan fedakarlık ve harcanan zaman değil midir? Yoksa bir kupanın nitelik olarak bir tenekeden ne farkı olabilirdi ki?


Bir başkanı özel yapan da, onun kulübüne ve taraftarlarına verdiği değerle, harcadığı zamandır. Ben inanıyorum ki; O arkasına rüzgarı alabilirse güzel şeyler vermekle kalmayacak, projelerini hayata geçirdiği andan itibaren Eskişehirspor’un geleceğini kurtaracak.


***


Şimdi Erzurumspor maçı ne olur sorusunu soracaksanız…


Bende “Siz bugün önce o tribünde olacak mısınız” sorusuyla cevap veririm.


Böyle zor bir günde bir kez daha el verecek misiniz gönül verdiğiniz sevdanıza?


Kişilerin önemi yok. O formanın renkleri değil midir bunca çilenin nedeni?


O zaman?


3 puanımızın silindiği, kulübün kendine kaderine terk edildiği ve birkaç kişinin sırtında gittiği böyle bir ortamda geleceğe dönük bir ışık bulmak için...


Bugün her anlamda eskisinden de daha fazla kulübünüzün yanında olmayı bileceksiniz... 

  • Diğer Yazıları

 

 Yazarlar