12 Aralık 2017 Salı, 22:51

 Spor -3- Behçet ALBAYRAK (ANALİZ)

BİR YOLU VARDIR ELBET…

715

 


Günlerdir herkes bir şeyler yazıyor, çiziyor. Fakat kulübün geldiği bu son noktada kimse kendisiyle yüzleşmeyi seçmiyor.


Eskişehirspor’un neden bu noktalara geldiğini herkes biliyor ama gerçekleri haykırmaya kimsenin yüreği yetmiyor.


Bu saatten sonra ne hükmü var noktasına getiriliyor olay…


Kendi çıkarlarının kuyruğuna takılmayı ilke edinenlere inat, bizler unutturulmak istenenleri unutmayacağız.


***


Avrupa kupalarında mücadele eden ekibin o günlerde nasıl yönetildiğini de çok iyi hatırlıyoruz.


Yeni stadyumda asılan fotoğraflara bakarken de tarihin hafızasında saklı beyefendileri bizler görüyoruz…


Çünkü insanlığın paradan daha çok haysiyete ihtiyacı olduğu gerçeğini o günlerde öğrendik biz.


Her geçen yıl kirlettiler Eskişehirspor’u…


Çıkarları için harcadılar.


Sadece onlar mı?


Tabi ki hayır…


Şimdi zamanın penceresinde asılan posterlere de ibretle bakıyoruz.


Hem de mazi gazileri olarak…


***


Paranın tadını alanlar o kadar çok güzelliği öldürdüler ki...


İhanetler bile şenlik gibi yaşandı bu şehirde…


Seçimlerde başrole soyunan figüranlar şimdi nerede?


İş bulma garantisiyle oy atanlar!


İçki masalarında Eskişehirspor’un geleceğini kurtaran yazarlar…


Çantacılar, çıkarcılar, bedavacılar…


Yeni bir başkan adayı mı bulamadılar yoksa.


Ya da ganimeti bölüşmek için şişirdiklerini o birini mi yaratamadılar bu kez?


***


Hayatta aç karıncaların bile bir asaleti vardır.


Eskişehirspor’un geleceği için mücadele edecek, fikir sunacak ve bunu hayata geçirecek ileri görüşlü insanlara ihtiyacı vardı.


Transferlerde menajerlerle kulübün geleceğini yiyen haşerelere değil.


***


Sistemden nemalanmak bazı adamlar için futbolun tek ortak noktası… Tükenmiş hayallerin ve yanlışların üstünü örtmekle zaten bugünlere gelinmedi mi?


Parayı sevenlerin, savunduğu değerlerin perde arkasına bakmak kimin aklına geldi?


Futbolun sadece futbol olmadığını ancak bazıları için sadece para olduğunu artık biliyoruz. Bu gurur Eskişehirspor’u bu hale getirenlerin üzerinde "bir leke" olarak kalacaktır.


Silsin bakalım. Silebilirlerse...


***


Ve bir gerçekte şudur ki; insanların sahiplendiği değerler onun kalitesini ortaya koyar…


Zaten Eskişehirspor taraftarı için gönül verdiği takımın nerede olduğunun değil, nasıl olduğunun önemi var…


O’nlar lig çıkılması ya da düşülmesini çoktan geçti…


Gayeleri gönül verdikleri kulüplerinin nefes alabilmesiydi…


***


Eskişehirspor’un her dönem paraya ihtiyacı vardı...


Ama önce kulübü düzgün yönetecek adamlığa ihtiyacı vardı.


Bu şehirde bu düşünce yıllarca itibar görmedi…


Aslında bugünlere gelinmesinin en büyük sebebi maddi sıkıntıdan çok olmayan adamlıktı!


Yiyerek nefsini terbiye edemeyenleri futbolun asaletiyle terbiye etmek gerekirdi...


Fakat Para o kadar tatlı ve güçlüydü ki… O’na kulluk edenler düzeninde bunların hiçbir hükmü yoktu!


***


Transfer mevsiminde helikopterlerle inen futbolcular, transferde dönen dolaplar, yönetici-menajer ortaklığı Eskişehirspor’un bataklığa sürüklenme sebebiydi..


Körü körüne taraftarlığı arkasına alan işte bu sistem her şeyi mahvetti.


İlk Süper Lige çıkan Eskişehirspor’un onca gelir ve satılan oyuncuya rağmen bugünkü geldiği noktanın hesabını siz yapın?


İşin içinden çıkabilirseniz bana da anlatın…


Bu kulüp kurulduğu yılda ki gibi hep aynı Eskişehirspor… Sadece günün şartlarına uyum sağlamaya çalıştırılmış ve hafif dizayn edilmiş. O da günü kurtarmak adına yapılmış işte… Alt yapıya yatırım zaten hep sıfır.  İşte O günleri ve kendini kurtaranların bıraktığı borç dağı da cabası…


Ne acıdır ki, resmen bir kulübün geleceği çalındı...


Ve koskoca bir şehir buna suskunları oynadı. En kötüsü de önüne sunulan ile yetindi… 


***


Artık şunu da çok iyi biliyorum ki; Eskişehirspor’un nereye sürüklendiğinin bazıları için bir önemi yok!


Zaten yıllardır vaat ettikleri yalan düşlerden kimseye hayır gelmedi!


Kendi çalışanından dahi helallik alamayanların bu kulübe nasıl bir bedel ödettirdiklerini görüyoruz.


Ama şu unutulmasın…


Filmlerin son sahnesindedir bütün mesele.


O yüzden el konulmasın diye devrettikleri söylenen mallarının da canı cehenneme!


***


Bu sezon her anlamda övdüğümüz Sinan Özeçoğlu’nun da zamansız son hamlesi bizi hayal kırıklığına uğrattı.


Böyle bir dönemde en azından devre arasına kadar kulübü sürükleyebilirdi…


Eskişehirspor taraftarının son yıllarda yaptığı gibi hiç olmazsa ilk yarının sonuna kadar direnebilirdi…


Bu saatten sonra artık Eskişehirspor’un paradan daha çok yürekli duruşa ihtiyacı vardır.


Belki bir kuruş fayda da etmez!


Ama olsun…


Biz parayı çok sevenleri ve Eskişehirspor’u bu hale getirenleri kendi gururlarıyla baş başa bırakırız!


Transferde iş bitiren, günü geçiren, kulübü kendi egoları ve çıkarları için kullananlara sesleniyorum.


Eleştirilerimizin için kusuruna bakmasınlar!


Yarından sonra Onlarda temizlemek adına yüzlerini parayla yıkasınlar!


Lütfen aynaya baksınlar!


Azıcık vicdanları varsa gördüklerinden utansınlar…


***


Şimdi günü kurtarırken, geleceği yok eden adamların futbola yön vermesine inat, bizim için bu oyun her zaman güneşin altında oynanan bir oyun olarak kalacak...


Belki kaybettiklerimiz bir daha uzun yıllar kazanamayacaklarımızdır.


Olsun…


Eski zamanların asaletine sığınarak filmi başa sarabiliriz. Yeni bir hikaye de yazabiliriz. 


***


Son olarak;


Gerçek Eskişehirspor taraftarı!


Bu kulüp adına devrim yapmak istiyorsanız…


Bundan sonra öncelikle haksızlıkla savaşın!


Çünkü gerçek Es-Es sevdalısının gönlünde, kulübü bu noktalara getirenlerden medet ummak kadar çaresiz bir duruş olamaz.


Biraz da karakter tahlili yapın!


Ve şunu unutmayın!


Hepimiz aynı gemideyiz.


Batarsak hepimiz batacağız. Çıkarsak da hep birlikte yine omuz omuza vererek.


Tüm mesele bundan sonraki şartları kabullenerek uyum sağlayabilmek…  Ve hayatta kalabilmek…


Ama gemide ki çatlakları da onarmak gerek…


Sonra da bir çaresi vardır elbet…


Şu da unutulmasın.


Hiçbir güç Eskişehirspor’u tarihten silemez.


O tarihi kitaplar yazmaz.


Adam olanlar yazar…


***


Bugünkü maça gelince ise;


Böyle günlerde de o stada gelmek için de o sahada mücadele etmek için de yürek gerek…


O da bu şehirde ve o formayı giyende her daim bulunur elbet…


Öyle bir şey yaşatın ki bizlere…


Tüm ülke görsün taraftarlık ve sevda nedir diye…


 


 


 


 

  • Diğer Yazıları

 

 Yazarlar