16 Temmuz 2018 Pazartesi, 03:40

 9--Ahmet URFALI (DOLUNAY)

Cavid Aydın sohbeti: “Türkiye ne kadar güçlü olursa Azerbaycan da o kadar güçlü olur”

1377

CAVİD AYDIN ÖZGEÇMİŞ
1980 yılında Azerbaycan’ın tarihi toprakları olan Karabağ’ın Berde ilinde doğdu. Çocukluğu Azerbaycan Türklüğünün bağımsızlık mücadelesi verdiği ve Karabağ’ın işgalinin gerçekleştiği yıllarda savaşın yaşandığı bölgede geçti.
Ailesi 1948 yılında Ermeni ve Rus işbirliğiyle tarihi İrevan Hanlığının Vedi kazasından Berde’ye sürgün edilmişler.
1998 yılında Büyük Öğrenci Projesi kapsamında devlet burslusu olarak Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesini kazandı. 2004 yılında Anadolu Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Farmakoloji Anabilim dalında başladığı Yüksek Lisanstan 2007 yılında mezun oldu. Serbest eczacılık yapmaktadır. Evli ve bir kız babasıdır.


 


Eskişehir Azerbaycanlılar Derneği Başkanı Cavid Aydın ile bir sohbet gerçekletirdik.
Cavid Bey, uzunca bir süredir Eskişehir Azerbaycanlılar Derneği Başkanı olarak görev yapmaktasınız. Derneğin kurulmasına niçin ihtiyaç duydunuz? Derneğinizin amaçları nelerdir?
Öncelikle Eskişehir Azerbaycanlılar Derneği olarak bizlere göstermiş olduğunuz ilki ve alaka için teşekkür ederiz. Azerbaycan Cumhuriyeti 1991 yılında bağımsızlığına kavuştuktan sonra her alanda olduğu gibi eğitim alanında da ilk desteği kardeş ülke Türkiye Cumhuriyetinden görmüştür. Büyük Öğrenci Projesiyle Türkiye’ye gelen öğrenciler ve bir çok Azerbaycanlı soydaşlarımızla Eskişehir’de uzun yıllar yaptığımız etkinliklerle Azerbaycan’ın kültürünü, tarihini, sanatını, dış siyasetini ve bilinmeyen yönlerini Eskişehirli soydaşlarımıza tanıtmaya çalıştık. Yaptığımız faaliyetleri hep farklı kurum ve kuruluşlarla işbirliği içerisinde yaptık. Nihayetinde Azerbaycanlı soydaşlarımızın isteği ve çevreden aldığımız tepkiler doğrultusunda dernek kurmamızın önemli olduğu kanaatine vardık. Derneğimize sadece Azerbaycanlı soydaşlarımız değil Türkiye ve Türk Dünyasının farklı coğrafyalarından, içinde Azerbaycan sevgisi olan herkes üye olabiliyor ve bizlerle aynı hedef doğrultusunda Eskişehir Azerbaycanlılar Derneği çatısı altında yaptığımız faaliyetlere katılabiliyorlar.  Amacımız kardeş ülke olan Azerbaycan’ı her yönüyle doğru tanıtmak, birlik oluşturmak, güçlü bir Azerbaycan diasporası içinde yer almak, Azerbaycanlı öğrencilerimizin ihtiyaçlarına destek ola bilmek ve Azerbaycanlı soydaşlarımızla önemli gün ve bayramlarda bir araya gele bilmektir.  
Eskişehir’de yaşayan Azerbaycanlıların sosyal durumu nedir? Çifte vatandaşlık hakları konusunda neler söylersiniz?
Eskişehir’de Azerbaycan Cumhuriyetinden, 1828 Türkmençay anlaşmasıyla İran sınırları içerisinde kalan Güney Azerbaycan’dan Karslı, Iğdırlı ve Ardahanlı Azerbaycan Türk’ü kökenli soydaşlarımız yaşamaktadır. Azerbaycanlı soydaşlarımızın çoğunluğunun eğitim seviyesi yüksek, çalıştıkları alanda kendilerini ispatlamış kişilerdir. Ancak son dönemde Eskişehir’e işçi olarak çalışmaya gelen ve yerleşen çok sayıda soydaşımız bulunmaktadır. Önemli mevkilerde bulunan Iğdırlı Azerbaycan Türk’ü soydaşlarımız bulunmaktadır. Bizlerin dernek olarak hedefi Oğuz boyundan olan Azerbaycan Türklerini her hangi bir bölge, memleket, siyaset ve mezhep ayırımı yapmadan Eskişehir Azerbaycanlılar Derneği çatısı altında Türkiyeli soydaşlarımızla buluşturmaktır. Eskişehir Üniversitelerinde lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde eğitim gören 250 civarı öğrencimizde bulunmaktadır. Türkiye Cumhuriyetinin çift vatandaşlık konusunda her hangi bir resmi engeli olmadığı için Azerbaycanlı soydaşlarımız Türkiye’ye gönülden olan bağlılığını vatandaşlık bağıyla güçlendirerek resmi kurum ve kuruluşlarda çalışmak ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak yaşamaktan son derece mutlular. Ancak Azerbaycanlı soydaşlarımızın Türkiye’de vatandaş olabilme işlemleri ne yazık ki çokta kolay değil.
Cavid Bey, Dernek olarak Eskişehir’de çok yoğun sosyal ve kültürel etkinlikler düzenlemektesiniz. Bu etkinliklere Eskişehir ve çevre illerde yaşayanların da büyük bir ilgi duyduklarını görmekteyiz. Bunu nasıl yorumlamaktasınız? Gerçekleştirdiğiniz etkinlikler konusunda bilgi verir misiniz?
Bizler aslında aynı milletin farklı coğrafyadaki kültürünü yansıtmaktayız. Türkiyeli soydaşlarımız uzun yıllar bildikleri ancak yakından tanıma fırsatı bulmadığı aynı kandan aynı candan soydaşlarını yakından tanımak ve doğru bilgiye ulaşmayı çok istiyor. Bizler Azerbaycan’ın kültürünü, sanatını, müziğini, tarihini ve dış siyasetini tanıtmak için çeşitli etkinlikler yapmaktayız. Etkinliklerimiz içe dönük ve dış dönük olarak yapılmaktadır. İçe dönük yaptığımız faaliyetler genelde Azerbaycanlı öğrencilerimizin kişisel gelişimine katkı sağlayacak seminerler, bilgi yarışmaları, turnuvalar ve çeşitli sohbetlerdir. Dışa dönük olan faaliyetlerimiz Eskişehir’in çeşitli salonlarında halka açık olarak yapılan konferans, panel, konser, kutlamalar, kültürel etkinlikler, şiir ve edebiyat geceleri şeklindedir. Sadece Azerbaycan değil aynı zamanda Türk Dünyası ve Türkiye ile ortak değerlerimize yönelikte farklı etkinlikler yapmaktayız.
Geçen yıllarda Emirdağ Karabağ Türkmenleriyle Eskişehir Azerbaycanlılar Derneği üyelerini birlikte organize ettiğimiz etkinliklerde Davulga Belediyesinin sponsorluğunda buluşturduk. Gence’den Davulga ve çevre köylere yerleşen Karabağlı halkı bu etkinliklerden son derece memnun kalmıştı. Sizin bu etkinliklerle ilgili izleminiz nedir?
Biz Eskişehir’e geldiğimiz ilk günlerden itibaren hep Emirdağ’ın Karabağlıları hakkında duyuyorduk. Azerbaycan Türklerinin farklı tarihlerde ve farklı sebeplerle kardeş ülke Türkiye’ye göçleri yaşanmıştır. Gence Hanlığından 1800’lü yıllarda Azerbaycan Türklerinin Türkiye’ye göçümü biliyorduk. Davulga Belediye Başkanımız Salih Bey’in önemli katkılarıyla güzel bir buluşma gerçekleşti. Biz özellikle yapılan Karabağ Buluşması etkinliğinde iki  caddeye “Karabağ” ve “Gence” isimlerinin verilmesinden son derece memnun olduk, Azerbaycan Türkleri olarak onur duyduk. Ayrıca Soydaşlarımızın yaşadıkları köylerde kültürlerini bir nebze yaşatmaları ve farklı anıları bizlerin yerinde duymuş olmamız çok güzeldi. Sayın Belediye Başkanımızın özverili çalışmaları ve destekleriyle bu yıl Eskişehir’de öğrenim gören Azerbaycanlı Öğrencilerimizi Davulga Belediyesine geziye götürdük. Geziye katılan öğrencilerimiz ve bizler son derece memnun kaldık ve ilişkilerimizin güzelliklerle dolu devam edeceğinden eminiz. Bu ziyaretler sırasında Azerbaycan bayrağını ve bizleri gören yaşlı bir amcanın gözyaşlarını tutamayarak bizlere ve bayrağa sarılması Karabağ’ın Ermeni işgalinden kurtarılması için dua etmesi ve bizleri cesaretlendirici sözler söylemesi çok duygulanmamıza sebep olmuştur. Aradan geçen yüzyıllara rağmen milli duyarlılığın var olması Azerbaycan-Türkiye kardeşliğini bir kez daha ortaya koymuştur.
Azerbaycan’la Türkiye arasında sosyal, siyasal ve kültürel anlamda tam bir işbirliği bulunmaktadır. Bu bakımdan, ’’İki Devlet Tek Millet’’ söylemi büyük anlamlar ifade etmektedir. Kan, ruh ve gönül birliğimiz hakkında neler söylersiniz?
Azerbaycan ve Türkiye Cumhuriyeti arasında son yıllarda yapılan ticari anlaşmalar ve büyük projelerle tek millet olmanın gerekliliği iki devlet büyükleri tarafından açıkça ortaya konmaktadır. Uluslararası toplantılarda iki ülke temsilcilerinin tek bir ülke temsilcisi gibi konuşmalar yapması, Azerbaycan’ın petrol yatırımlarında Türkiye Cumhuriyetini her zaman ön planda tutması bunların bariz örneklerindendir. Bizler aynı kanı, aynı ruhu taşıyan sadece farklı coğrafyalarda ikamet eden bir milletin fertleriyiz. Her iki ülkenin vatandaşları kan, ruh ve gönül birliğinin bilincindedir. Türkiye’de yaşanan en ufak bir olumsuzluk burada nasıl hissediliyorsa, inanın Azerbaycan’daki soydaşlarımız tarafından da aynı şekilde hissediliyor. Karabağ’ın işgali, Hocalı’da yaşanan soykırım acısı Anadolu coğrafyasında yaşayan soydaşlarımız tarafından aynı şekilde hissedildiğinden zerre şüphemiz yoktur. Nitekim her iki ülkenin sevinçli anları ve önemli başarıları yine aynı şekilde büyük mutluluklara sebep olmaktadır. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Azerbaycan’ın sevinci sevincimiz, kederi kederimizdir” deyişi aslında her iki coğrafyada yaşayan milyonlarca soydaşımız için geçerlidir. Türkiye ne kadar güçlü olursa Azerbaycan da bir o kadar güçlü olacaktır. Bizler 71 yıl Sovyetler birliği işgali altındayken hep Türkiye’deki soydaşlarımızın hasretiyle yaşadık ve bunları kendi şiirlerimizde, hikâyelerimizde yaşattık.    
Sivil toplum örgütlerinin kültürel ilişkilerin artırılması ve güçlendirilmesinde daha etkili olduklarını bilinmektedir. Dernek olarak siz bu tür çalışmaları gerçekten olağan üstü bir gayretle yârine getirmektesiniz. Eskişehir’deki resmi ve sivil toplumun size bakış açısını değerlendirebilir misiniz?
Eskişehir Azerbaycanlılar Derneği olarak her alanda olumlu ve etkin faaliyetler yürüttüğümüzü düşünüyorum. Ayrıca kardeş ülkenin yurtdışında faaliyet gösteren bir diaspora teşkilatıyız. Bu nedenledir ki Eskişehir’de hem resmi kurumlar hem de Sivil Toplum Kuruluşları tarafından her zaman olumlu bakış açısı ve karşılık bulmaktayız. Dernek faaliyetlerimizde Eskişehir Valiliği, Büyükşehir Belediyesi, Tepebaşı Belediyesi, Anadolu Üniversitesi, Osmangazi Üniversitesi gibi kurumlarla işbirliği ve onların destekleriyle çeşitli faaliyetler yapıyoruz. Ayrıca Türk Dünyasını temsil eden tüm sivil toplum kuruluşları ve Eskişehirimizin hemşeri dernekleriyle de iyi diyalog içindeyiz. Eskişehir Azerbaycanlılar Derneği olarak siyasi ve dini hiçbir noktaya değinmeden tüm resmi ve sivil toplum kuruluşlarıyla ilişkilerimizi devam ettireceğiz. Bizlere olan ilgi ve desteğin her zaman farkındayız ve bu sebeple çalışmalarımıza katkı sağlayan başta Tepebaşı Belediyesi Başkanı Dr. Ahmet Ataç ve Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Gündoğan olmak üzere herkese teşekkürü borç biliriz.
İlerde yapmayı planladığınız etkinlik ve projeler nelerdir?
Şu an için üzerinde özellikle çalıştığımız ve proje desteği aradığımız “Azerbaycan Kültür Evi” projesi var. Eskişehir halkının her daim ulaşabileceği, halka açık bir kültür evi yapmayı planlamaktayız. Bunun dışında farklı konularda konferans, tiyatro, sergi ve konser gibi çeşitli faaliyetlerimiz devam edecektir. Ayrıca Eskişehir Azerbaycanlılar Derneği çatısı altında çeşitli kurs ve eğitimler vermeyi düşünüyoruz.
Azerbaycan’da Türklük bilincinin çok yüksen bir seviyede olduğunu görmekteyiz. Bütün Türk dünyasında da bu bilincin yaygınlaşması için sizce neler yapılmalıdır?
Azerbaycan şu an Türklüğün beşiği olarak görülmektedir. Hatta benim arkadaş ortamlarında dile getirdiğim bir konu var ki, “Kendine Türk Milliyetçisi diyen her bir soydaşımız kesinlikle Azerbaycan’ı gezmeli ve görmelidir.” Zannediyorum ki Türk Dünyasında bu bilincin yaygınlaşması ve herkes tarafından iyice sahiplenmesi için kurulan Türk Keneşi ve ona bağlı kuruluşlar yoğun çalışma içindedirler. TÜRKSOY kurumunun yürüttüğü “Türk Dünyası Kültür Başkenti” projesi de bu bilincin ve etkileşimin artması için yapılan önemli çalışmalardandır. Bunların dışında Sivil Toplum Kuruluşları da Türk Dünyasına yönelik farklı çalışmalar yapmalı, kendi etki alanlarını daha da genişletmelidirler. Biz elimizden geldiğince bu yönde çalışmalar yapmaktayız ve her türlü işbirliğine her zaman hazırız.

  • Diğer Yazıları

 

 Yazarlar