18 Ocak 2018 Perşembe, 18:26

 9.Prof.Dr.Gazi ÖZDEMİR - bilgi@novak.org.tr

MİLLETVEKİLLERİNE MEKTUP

287

 


 


HAYVAN HAKLARI KANUNU İÇİN ÖNERİLERİM


İnsanın hayvana yönelik hakları, ondan herhangi bir şekilde zarar görmemesidir. Fakat, hayvanda bir sorumluluk olmadığına ve yaratılışı gereği saldırganlık içgüdüsü de bulunduğuna göre, insanın bir hayvana karşı olan hakkını koruma ve sağlama sorumluluğu, kanun ve yönetmeliklerle varsa sahibine, sahipsiz ise yerel yöneticilere verilmiştir.


     Hayvan Hakları Evrensel Beyannamesinde; "Madde-2. Bütün hayvanların insanca gözetilme, bakılma ve korunma hakları vardır. Madde-5. Özgürlük içinde yaşama ve üreme hakkına sahiptirler" der.


     5199 Nolu "Hayvanları Koruma Kanunu" nda bu beyannameye paralel olmak üzere "Madde-4-c) Hayvanların korunması, gözetilmesi, bakımı ve kötü muamelelerden uzak tutulması için gerekli önlemler alınmalıdır. g)Hayvanların korunması ve rahat yaşamlarının sağlanmasında, insanlarla diğer hayvanların hijyen, sağlık ve güvenleri de dikkate alınmalıdır" ifadeleri bulunmaktadır.


     Bir hayvanı sahiplenen kişi ile ilgili "Hayvanları Koruma Kanunu"nda şu yükümlülükler vurgulanmış ve "Madde 5” te “…Hayvan sahipleri, sahip oldukları hayvanlardan kaynaklanan çevre kirliliğini ve insanlara verilebilecek zarar ve rahatsızlıkları önleyici tedbirleri almakla yükümlü olup; zamanında ve yeterli seviyede tedbir alınmamasından kaynaklanan zararları tazmin etmek zorundadırlar" denilerek içi boş “tazmin olunur” ifadesi ile yaptırım açıklanmamıştır.


     Sahipli ve /veya sahipsiz hayvanlarla ilgili HKK Madde-14’te yasaklar sayılmakta ve Madde-6’da da yer almakta olan sahipsiz hayvan hakları ile ilgili yükümlülükler sıralanmaktadır; Bu maddelere baktığımızda, sahipsiz hayvanların kısırlaştırıldıktan ve aşıları yapıldıktan sonra öncelikle alındıkları ortama bırakılmaları istenmektedir. İşte belediyeler sadece bu ifadeyi koz olarak kullanmakta ve köpekleri şehirde aldıkları yere bırakmayı seçmektedirler. Hâlbuki aynı maddede "ÇEVREYE OLABİLECEK OLUMSUZ ETKİLERİNİ GİDERMEYE YÖNELİK TEDBİRLER" ifadesini işlerine gelmediği için olsa gerek görmezden gelmektedir. Her nedense "Hayvan Haklarını Korumaya yönelik olan STK'ları" da buna dikkat etmemişler diyeyim.  


       19 Haziran 2014'ten beri Meclis Genel Kurul gündem sırasında beklemekte olan Hayvan Hakları Kanun Değişiklikleri tasarısındaki eksikliklere ilişkin önerilerim şunlardır:



  • Mevcut Kanun ve Yönetmelikte, Yasal Görevlerini yapmayan Belediyelere karşı yaptırım yer almamaktadır. TBMM'nde beklemekte olan değişiklik tasarısına, yaptırım maddesi eklenmelidir.

  • Hayvan haklarını ihlal etmek, kabahatten çıkarılıp, suç olmalı ve cezalar hapis ve para cezaları ikilisi olmalıdır.  Bu durum, değişiklik taslağında bulunduğundan, taslağın bir an önce yasalaşması gerekmektedir.

  • Büyükşehir Belediyesi, yasal sorumluluğunu hatırlayarak kendisine yakışır büyük bir Hayvan barınağı kurmalı.

  • HKK’na “Hayvan barınakları” ifadesi “Belediyeler tarafından Geçici hayvan barınakları ve DOĞAL YAŞAM VE İZLENME ALANLARI oluşturulur” şeklinde değiştirilmelidir. "HAYVAN DOĞAL YAŞAM ALANI" görüşü, Şubat 2015 te Eskişehir-Bilecik Veteriner Odası tarafından düzenlenmiş olan "Sokak Hayvanları Çalıştayı" sırasında benimsenmiştir. Bu görüşte olan Barınak Veteriner Hekimleri şu gerekçeleri belirtmişlerdir:


–    Köpekler, bu alanlarda sürekli bakılacak, düzenli aşıları yapılacak ve insanların rahatsız olmaları engellenmiş olunacaktır. Çünkü alındıkları sokaklara bırakılan köpeklerin kısırlaştırılması, sadece üremesi için olmakta, saldırganlık içgüdüleri devam etmektedir. Mevcut Geçici Barınaklarda sadece ilk aşıları yapılabilmekte, tekrar aşılarını yapmak ise mümkün olamamaktadır. Böylece de bu köpekler sokaklarda 3 ay sonrasında paraziter zoonozlara ve 12 ay sonra da kuduza karşı korumasız kalmaktadırlar. Bu yönleri ile de insanlar için risk oluşturmaktadırlar. Çünkü bu köpekler, her yere dışkılarını bırakmaktadırlar. Bu görüş aynı şekilde Orman ve Su İşleri Bakanlığı Şube Müdürlüğü katılımcıları tarafından da benimsenmiştir. Belediye hudutları içinde olmak üzere böylesi alanlar oluşturma HKK'nun 6 ncı Maddesindeki ilk yasal göreve uygun bir girişimdir. Halen TBMM'nde beklemekte olan HKK Değişiklik Taslağında "Kas ve çene yapısı güçlü hayvanlar hariç olmak üzere, bakımevlerinde rehabilite edilen hayvanlardan sahiplendirilemeyenler, okul, hastane, ibadethane, çocuk oyun alanları gibi toplumun yoğun olarak kullandığı yerler hariç, alındıkları ortama bırakılacağı" cümlesi yer almaktadır. Dikkat edilirse Kas ve çene yapısı güçlü hayvanlara ilişkin çözüm önerisi yer almamaktadır. İşte bu hayvanlarla ilgili olmak üzere "Hayvan Doğal Yaşam Alanına bırakılırlar" ifadesi bu eksikliği giderecektir. Ayrıca bu alanlar sayesinde Sahipsiz hayvanların hakları korunmuş, sahiplenilmiş olunacak. Çünkü Cinsi, ırkı belli köpeklerin nesli korunmuş olacak, Bütün köpekler düzgün aşılanacak, hastalanmaları önlenecek, Soyu belli olmayanlar kısırlaştırılacak, Yeterli beslenmeleri olacak ve perişanlıktan kurtarılacaklar, İnsanların sokak ve parklarda korkusuzca ve rahatça dolaşmaları sağlanacaktır.



  • İlçe Belediyelerinin barınaklar ve /veya Doğal yaşam alanları açmaları teşvik edilmeli ve gerekirse Bakanlık, Merkez Belediyeler veya  Özel İdareler tarafından maddî destek sağlanmalıdır.

  • Diğer ilçe ve köylerden köpek eklenmemesi için kolluk kuvvetleri tarafından, kontroller sıklaştırılmalıdır.

  • Sahipli köpeklerin Belediye Veteriner Müdürlüklerine kaydı mutlaka sağlanmalıdır. Zaten Yönetmeliğin 10 ncu maddesi, bunu yasal zorunluluk kılmıştır.

  • Sahipli köpeklerin vergilendirilmesi, değişiklik taslak tasarısına eklenmelidir.

  • Emniyet bünyesinde Hayvan Polisi yapılanmasına gidilmelidir ve değişiklik taslağına eklenmelidir.


     Son cümle: Sahipsiz köpeklerin insanlara olacak zarar vericiliklerine karşı önlem almamak ve sokağa bırakmak, hayvan haklarını korumamak ve sahipsiz bırakmak demektir. Lütfen  belediyelerin ortaklaşa yapacakları Eskişehir’e yakışır bir "DOĞAL YAŞAM ALANI" projesi olması için baskı uygulayalım.


NOT-1: Şu kitaplarımın gelirleri ile Eskişehir Tıp Öğrencilerine burs veriyoruz. Almanızla bize destek olursanız, öğrenci sayımız artacaktır: "DİN VE BEYİN", "TÜRKÇE KUR'AN", "KUR’AN KADINI KORUYOR", "İSLÂM'IN ŞARTI SADECE 5 DEĞİL", "OKU! KONULARINA GÖRE KUR'AN AYETLERİ" ve "KUR'AN'IN KULU KÖLESİ MEVLANA".


NOT-2: 24 OCAK 2018 Çarşamba günü saat 17.30-19.00 arasında Özdilek Sanat Merkezinde inşallah halka açık "KUR'AN SOHBETİ" nde olacağım.


 

  • Diğer Yazıları

 

 Yazarlar