19 Ekim 2017 Perşembe, 15:39

 9-2 Mustafa TOPKAYA

DÜŞMANLIĞIN DA BİR ADABI OLUR



129

ABD ile ilişkiler gerilmeye devam ediyor. Taraflar karşılıklı olarak rest çekerek sorunun çözülmesinden ziyade daha fazla gerginleşmesi için ellerinden geleni yapıyorlar. Türkiye'nin hassasiyeti belli.
FETÖ...
ABD konsolosluk çalışanlarından iki Türk'ün FETÖ üyesi olduğu, savcı Zekeriya ÖZ'e bilgi ve belgeler aktardığı, Ergenekon ve Balyoz soruşturmaları esnasında düzmece belgeler, ses kayıtları ve sahte dökümanlar hazırladıkları tespit edildikten sonra birisi hakkında tutuklama kararı veriliyor diğeri için de yakalama emri çıkarılıyor. Yakalama emri çıkarılan şüpheli ABD konsolosluğundan dışarı çıkmıyor. Dolayısıyla tutuklanamıyor. Türkiye'nin hassasiyetlerini ABD hiçe sayıyor. Türkiye kendi güvenliğini sağlamak için gerekli adımları atacak tabi ki...

ABD SUÇÜSTÜ
Esasında yaşanan bu olay için "ABD SUÇÜSTÜ YAKALANDI" diyebiliriz. Bu durumun ortaya çıkmasından sonra ABD'nin aksi yönde hiçbir açıklaması olmadı. ABD karşıtı bir terör örgütünün üyesi Türkiye'nin ABD'deki konsolosluğunda çalışıyor olsa ortalığı ayağa kaldırırlar.


TÜRKİYE BİR ANDA TERÖR ÜLKESİ OLUR.


FETÖ zaten ABD'nin ülkeye sızdırdığı ihanet çetesidir. Bu çeteye mensup iki kişinin ABD konsolosluğunda çalışıyor olması başlı başına kandırmaca. Zaten herkes biliyor ABD'nin bu örgütü dizayn ettiğini ve kendi çıkarları için kullandığını. Ama göstere göstere de olmaz ki. Düşmanlığın da bir adabı olur. Ne yapsaydık, beklese miydik yani? Hukuk kuralları çerçevesinde gerekeni yaptık. Çıkıp özür dileyeceklerine bir de vizeleri askıya alıyorlar. Alsınlar. Dünyanın sonu değil ya.

Bu şüphelilerden Türk vatandaşı olan Metin Topuz dünya genelinde uyuşturucu ile mücadele etrafında faaliyet gösteren FED isimli kuruluşun Türkiye temsilcisidir. Burdan da anlaşılıyor ki Türkiye'nin birlik ve bütünlüğüne karşı olan tüm terör örgütlerinin (PKK ve FETÖ gibi) ana gelir kaynağı uyuşturucu olduğu ve hepsinin hem gençlerimizi zehirleyip hem de burdan beslenmesi vahimdir. Daha da ileri bir değerlendirmeyle ortaya çıkan sonuç bunları destekleyen ve besleyen ülke ABD'dir.


DENİZ GEZMİŞ SAĞ OLSAYDI...


Deniz Gezmiş sağ olsaydı da dinleyebilseydik. 22 Kasım 1947 de Kıbrıs Mitingi sırasında Deniz Gezmiş ve Aşık İhsani ABD bayrağını yaktıkları gerekçesiyle göz altına alınmışlardı. Deniz o gün 20 yaşındaydı. İdam edildiği güne kadar 6.Filoyu defalarca protesto etmişti. Amerikan emperyalizmine karşı savaşarak geçirdiği kısacık ömründe ABD'nin ne kadar sinsi bir düşman olduğunu görmüştü. Fakat Amerikancı darbeciler onu ve arkadaşlarını idam ettirerek herkesi susturdular. Biz o günlerden hiç ders almadık. ABD düşmanlığı giderek büyüdü. Bütün devlet kurumlarımıza sızdılar. Bizim silahımızla yine bizi vurdurdular. Hainleri kullanarak bütün devlet kurumlarımızı zayıflatmak için yoğun çaba harcıyorlar. Bunların hiçbirisine meydan bırakmayacağız. Tüm dünya bize hak verecek. Birlik ve beraberlik ruhu içerisinde, vatanın bütünlüğü ve devletin bekası için her türlü imkanımızı kullanacağız. Bizim bizden başka dostumuz yok.






















  • Diğer Yazıları

 

 Yazarlar