18 Haziran 2018 Pazartesi, 03:22

 9-2 Mustafa TOPKAYA

CHP KADROLARINI ANLAMAYA ÇALIŞIYORUM...



5624

 


Titiz bir çalışma yürütüyorum bunun için. Ben bir türlü anlayamıyorum. Kadroları analiz ediyorum. Genel Başkana bakıyorum. Yardımcılarına bakıyorum. Başım dönüyor farklı fikirler görmekten. Hepsinin ayrı bir çizgisi var ve hiçbiri birbirini destekleyen açıklamalarda bulunmuyor. Belediye Başkanı görüyorum mesela. İçişleri Bakanı ile Haliç Kongre Merkezinde fotoğraf veren. Arkasından bir milletvekilinin attığı twit dikkati çekiyor. İlhan Cihaner şöyle diyor:

"Belediye başkanlarımızın (parti politikalarını, kaygılarını ve gündemlerini gözetmeyip) "iktidara yaranma" görüntüsü verebilecek söylem ve görüntülerden kaçınmaları gerekir. Zorunlu resmi temaslar dışındaki bu görüntüler, -en azından- boyun eğmeyenlere ve direnenlere hakarettir."

Bu twitte Maltepe Belediye Başkanı Ali KILIÇ'a mesaj veriyor. İçişleri Bakanı ile fotoğraf paylaşmasına bozulmuş. Haklı bir yerde. Ama inanın ben kimin ne yaptığını çözmekte zorlanıyorum. Sayın Cihaner'in kastettiği şey şu:

"Daha çok yakın bir zamanda Beşiktaş Belediye Başkanı İçişleri Bakanı tarafından görevden alındı. Bunun üzerine Genel Başkanımız İçişleri Bakanının bu yaklaşımını eleştirdi. Sen nasıl olur da Haliç Kongre Merkezinde İçişleri Bakanı ile poz verirsin. Bu Genel Başkana ve tüm partililere hakaret değil mi? "... Ben bunu anladım.

Beşiktaş belediye Başkanı ile ilgili bir başka paylaşıma da dikkatinizi çekeyim. Aykut Erdoğdu'nun attığı bir twit. Kendisi CHP Genel Başkan Yardımcısı. Şöyle diyor twitte:

"Beşiktaş Belediye Başkanının siyasal tutumunu ve yönetim anlayışını onaylamadım... Onaylamıyorum... Ancak bu bizim iç işimiz... Süleyman Soylu bizim Disiplin Kurulu Başkanımız değil... Yapılan işlem seçilmiş Belediye Başkanlığının gasp edilmesidir... Bu işleme karşı duracağım..."

Bizim iç işimiz derken bile meseleyi dışarıya aksettiriyor. Genel Başkan başka birşey söylüyor. Belediye Başkanına sonuna kadar sahip çıktığını ifade ediyor. Genel Başkan Yardımcısı çok farklı konuşuyor. Parti içi disiplinsizlik seçmene olumsuz yansıyor. Parti içi fikirsel birlik olmayınca iktidara nasıl yürünür. Bu kopukluk nerden kaynaklanıyor acaba? Parti içi disiplin mekanizması işletiliyor mu? Yoksa düşünce özgürlüğü deyip kapatılıyor mu bu aykırılıklar. "Çocuğun üstünü annesi örtüyor babası açıyor." Ne farkı var. Durum aynen bu...

Başım dönüyor bazen farklı fikirleri takip etmeye çalışırken. Halkın partisinde herkes birbirine karşı. Kimse kimseyi takip etmiyor. Tabiri caizse Herkes birbirine diş biliyor. Partinin masum tabanı ise kendisine ne anlatılırsa ona inanıyor. Bunları yazıyorum çünkü değişime öz eleştiri ile başlamak herkesin yararına olacak. Bu sayede halka fikirler anlatılırken birinin yaptığını diğerinin yıkma ihtimali ortadan kalkacak. Bu durum partiye ciddi zararlar verir hale geldi. Sayın Genel Başkan FETÖ ile ilgili sert çıkışlar yapıyor fakat geçenlerde katıldığı bir TV programında "Konuşma metinlerimi yazıyordu" dediği kişi FETÖ üyesi olmaktan içerde.

Bir yerde eksik birşeyler var...

Anlamaya çalışıyorum. Ama anlayamıyorum. Atatürk'ün partisinde kimin ne yapmaya çalıştığını çözemiyorum. Yazık oluyor yıllara. Verilen emeklere. Ama kimsenin birşey yapmaya pek de gönlü Yok gibi görünüyor...
Hayırlısı diyelim...






















  • Diğer Yazıları

 

 Yazarlar