ESKİŞEHİR’İN TEK BAĞIMSIZ ADAYI TORTOP

Giriş Tarihi: 25 Mart 2019 Pazartesi 3036
 ESKİŞEHİR’İN TEK BAĞIMSIZ ADAYI TORTOP

Bağımsız aday Ercan Tortop, Eskişehir bütün Anadolu şehirleri gibi özel bir şehirdir. Dirilişin gerçekleştiği topraklardır buralar. O yüce dirilişin bir kez daha bu şehirde de gerçekleştiğini görmek onun bir işaretini görmek en büyük duamızdır, dedi.


Okurlarımız için kendinizi tanıtır mısınız?


 


1963 doğumluyum. Çocukluğum Arifiye Mahallesinde geçti. Babam Osmangazi ve Devrim Orta Okullarında müdürlük yapmıştır. Şu anda emekli. Bir kardeşim kaymakamlık yapıyor, diğeri de matbaacılık işiyle uğraşıyor.


Eskişehir Anadolu Lisesinden mezun olduktan sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesini 1985 yılında bitirdim. 1992’de Maryland Üniversitesinden (ABD) “Uluslararası Finansman” alanında yüksek lisans derecesi aldım.


Hazine Müsteşarlığında Hazine Başkontrolörü olarak çalıştıktan sonra, Güney Kore’de üç yıl ekonomi müşavirliği yaptım. İŞKUR Genel Müdür Yardımcılığı ve AB Merkezi Finans ve İhale Birimi Başkanlığı gibi görevlerin ardından, ağırlıklı olarak belediyelerin altyapı yatırımlarının projelendirilmesi ve finansman ihtiyaçlarının karşılanması, katı atık, atık su, içme suyu, kanalizasyon ve su dağıtım şebekelerini kapsayan projelerin hazırlanmasında ve yürütülmesinde çalıştım. Emekli olunca uluslararası bir İrlanda Şirketinin Türkiye Müdürlüğünü yaptım. Şu anda proje ve finans danışmanı olarak çalışmalarıma devam ediyorum.


 


Büyükşehir Belediye Başkanlığı için bağımsız olarak adaylığınızı koydunuz. Ancak, bütün tanıtım materyallerinizde Yüce Diriliş Partisi’nin adı geçiyor. Bu nasıl bağımsızlık doğrusu anlayamadık! Siz bize açıklayabilir misiniz?


 


Yüce Diriliş Partisi mevzuat engeli nedeniyle seçimlere katılamıyor. Bu yüzden bağımsız olarak aday olmaya karar verdim ve başvurumu yaptım. Ardından Yüce Diriliş Partisinin desteği geldi. Ben bu partinin desteğine sahip olmaktan onur duyuyorum. Biliyorsunuz Yüce Diriliş Partisinin Genel Başkanı çağımızın büyük düşünürü Sezai Karakoç’tur. Üstad Sezai Karakoç’un “Seçim İçin” yayınladığı bildiride İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkan adayı Sayın Lütfü Yılmaz’la birlikte ismimi anarak desteğini belirtmesi benim için en büyük şeref vesilesidir. Umarım şahsıma verdiği bu desteğe lâyık olurum.


 


Tamam da, madem Yüce Diriliş Partisi diye bir parti var; bu parti niye kendisi seçime katılmıyor da bağımsız bir adayı destekliyor? Bunu halâ anlamış değilim!


 


Az önce belirttim; mevzuattan kaynaklanan bir engel var. Ülkemiz maalesef Dünyanın en saçma siyasi parti mevzuatına sahip. Saçma dediysek lâfın gelişi. Hiç kuşkusuz bu durum bilinçli bir tercihin sonucu. Türkiye, demokrasiye geçtiğimiz 1950 yılından beri hiçbir zaman gerçek anlamda çok partili siyasi hayatı benimsememiştir. Demokrat Parti döneminde de, 1960-80 arası dönemde de, 80 sonrasında da, günümüzde de siyasi hayat iki parti arasında sıkışıp kalmıştır. Ülke ve Dünya şartlarının giderek ağırlaşmasına rağmen siyasetin yaşamsal nitelikteki sorunlarımıza bir türlü seçenek üretememesinin sebebi budur. “Beka sorununun” temelinde de bu vardır.


Yüce Diriliş Partisi bu yapısal sorun nedeniyle seçimlere katılamamaktadır. Çünkü, mevzuat seçimlere katılmak için çağın ruhuyla bağdaşmayan ağır bir teşkilâtlanma şartı öngörmektedir. Henüz teşkilâtlanma tamamlanamadığı için parti seçime katılamıyor.


 


Peki! Yüce Diriliş Partisi nasıl bir parti? Rica etsem özet olarak anlatabilir misiniz? Daha yerel seçimlere, Eskişehir konusuna, rakiplerinize geleceğiz.


 


Yüce Diriliş Partisi, Üstadımız Sezai Karakoç’un altmış yıldan beridir anlata geldiği Diriliş Düşüncesinin eyleme dönüşmüş halidir. Bir fikir ve ideal partisidir. Temelinde İslam Medeniyeti düşüncesi ve ideali vardır. Bütün sorunlarımızın kökünde ikiyüz yıldan daha fazla bir zamandır bir türlü aşamadığımız “uygarlık ikileminin” yattığı düşüncesine dayanır.


 


Rakipleriniz konusunda ne düşündüğünüzü çok merak ediyorum. Bir tarafta ana muhalefet partisinin adayı Yılmaz Büyükerşen, diğer tarafta iktidar partisinin bütün imkânlarına sahip bir başka aday.


 


(Gülerek): Öbür tarafta, yani İstanbul’da da Sayın Binali Yıldırım! Evet, rakiplerimiz güçlü. Ancak, güçlerinin hak ve hakikatten değil de, maalesef ucuz popülizmden ve basit çıkarcılıktan kaynaklandığını görürsek, güçlülük gibi görünen özelliklerinin aslında en zayıf yanları olduğunu düşünebiliriz. “Güç” dediğimiz bu vasıflarının İstanbul’umuzu ne hale getirdikleri ortada. Sonunda Sayın Cumhurbaşkanımız “İstanbul’a ihanet ettiklerini” söylemek durumunda kaldı. Eskişehir’e gelirsek; becerikli bir belediye başkanımız var. Ancak, ucuz zevk uğruna şehrimizin karakterini yitirdiği gerçeğini de görmezlikten gelemeyiz. Bir şehrin başına gelebilecek iki büyük felâkettir “kaba güç” ve “ucuz zevk”.  İki sorunun temelinde de bir “uygarlık nosyonuna” sahip olmamak yatmaktadır. Bir tarafta çocukça “Avrupa şehri” anlayışı, diğer tarafta yarım yamalak, arkaik bir nostaljiden öteye geçemeyen şehir mefhumu. Bunlarla bir yere varamayız. Bizim şehircilik anlayışımızın temelinde “medeniyet bilinci ve ideali” vardır.


 


Sizce Eskişehir’in en büyük sorunu nedir? Çözüm önerinizle birlikte yanıtlamanızı isterim.


 


Sadece Eskişehir’in değil, bütün şehirlerimizin temel sorunu az önce açıklamaya çalıştığım “mentalite sorunudur”. Her şehir, bir “site”dir. Orada ruhuyla, değerleriyle, maddi ve manevi ihtiyaçlarıyla bir halk yaşar. Dünyanın en güzel şehirlerini kurmuş bir medeniyetin çocuklarıyız hepimiz. Bu şehirleri kurmamızı sağlayan medeniyet özü halâ bilinçaltımızda yaşamaya devam etmektedir. Yeter ki bu bilinçaltını tekrar bilinç düzeyine çıkarmayı başarabilelim.


Şehirlerimizin yozlaşmasında ve yaşanmaz hale gelişinde en büyük sorumluluğun yöneticilerimizde olduğunu düşünüyorum. Halkımız bu açıdan daha masumdur bana göre. Bir şehri yönetmek bir erdem mücadelesi vermek demektir. Şehir emanettir. Halkın parası bir emanettir. Zaman, yani yönetim dönemleri emanettir. Bize emanet edilmiş kıymetli zamanı, bize emanet edilmiş kaynakları, halka kendi cebimizden verdiğimiz lütuflarmış gibi harcayıp ziyan edemeyiz. Şehir meselesine sadece teknik bir meseleymiş gibi yaklaşamayız. Teknik tarafı sorunun belki de en kolay çözülecek tarafıdır.


Benim uzmanlık alanım hasbelkader belediyelerin altyapı yatırımlarının projelendirilmesi ve finansmanıdır. Bir başkasının uzmanlığı inşaat mühendisliği ya da avukatlık, hatta dişçilik olabilir. Şehir için daha pek çok uzmanlığa ihtiyaç duyulur. Sadece uzmanlık yeter mi? Erdemden, ruhtan, fedakârlıktan, tevazudan, diğergâmlıktan, kamunun menfaatini kişisel menfaatten üstün tutma ve istişare anlayışından yoksun bir teknik uzmanlık ne işe yarar? Mimar Sinan’a sadece “Sinan” demek neden yeterli oluyor? Durup bir düşünmemiz gerekmez mi?


Şehri anlamak ve iyi yönetmek için teknik yaklaşım yetmez dedik ama daha kötüsü belediyeleri profesyonel siyasetçi anlayışına teslim etmektir. Yani, meslekleri siyaset yapmak olan, geçim kaynağı siyaset olan kişilere bir şehri teslim etmek kediye ciğer emanet etmekten farksız hale gelmiş neredeyse.


Eskişehir her şeye rağmen güzel bir şehir. Burada yaşamaktan hoşnuduz. Şehir için çalışanlara da teşekkür ederiz. Ancak, bu ölçekte bir şehirde, yani ne çok küçük ne de aşırı büyük olmayan orta halli bu şehirde daha iyi bir yaşam sürmek mümkün diye düşünüyorum.


Öte yandan Eskişehir, ülkede genel olarak herkesin yaşadığı bir olumsuzluğu iki kat fazla yaşamak gibi bir talihsizliğe sahip. Siyasetin gittikçe sertleşip bozulan havasını kastediyorum. Üstad Sezai Karakoç’un son bildirisinde işaret ettiği konu. Eskişehir’de biliyorsunuz Büyükşehir ve merkezdeki iki ilçe  belediyesi CHP’nin elinde. İktidarda ise malum Ak Parti var. Bu durum şehirde inanılmaz bir gerginlik yaratıyor. Eskişehirliler ulusal düzeyde yaşadıkları gerginliği, bir de daha şiddetli bir şekilde yerel düzeyde yaşıyorlar. Yani, zehirli havayı iki kat fazla solumak zorunda kalıyoruz. CHP, şehri bir çeşit kurtarılmış bir bölge gibi görüyor, kaybederim korkusuyla her türlü hırçınlığı yapıyor maalesef. Ak Partili siyasetçiler ise adeta partilerinin genel seçimlerdeki başarısını yerel düzeyde gösterememiş olmanın kompleksiyle hareket ediyorlar.


Ben Eskişehir halkından tercihlerini yaparken bu “çıkmaz sokak” durumunu da dikkate almalarını rica ediyorum. Ancak bağımsız bir aday, gerektiğinde bir hakem gibi davranabilecek bir adayın bu kirlenmiş havayı değiştirme şansının olabileceğini düşünüyorum. Aksi halde, iki partiden hangisi kazanırsa kazansın Eskişehir içine düştüğü kısır dairenin dışına çıkamayacak gibi görünüyor bana.


 


Eklemek istediğiniz başka bir şey varsa onları da alalım.


 


Eskişehir, bütün Anadolu şehirleri gibi özel bir şehirdir. Dirilişin gerçekleştiği topraklardır buralar. Asırlar önce bu topraklarda başlayan o soylu diriliş hareketinin, o yüce dirilişin bir kez daha bu şehirde de gerçekleştiğini görmek, onun bir işaretini görmek en büyük duamız.


 


 


 


 


 


Hacı Murat Berk aramızdan ayrıldı
 Anavatan Partisi’nde önceki dönemlerde İl Başkanlığı yapan ve aynı zamanda AK ...
Yeni servis araçları geliyor
 Büyükşehir Belediye Meclisi’nin Aralık ayı ikinci oturumu Yılmaz Büyü...
Eskişehir birleşiyor
  İlklerin şehri Eskişehir yine bir ilki gerçekleştirerek bir araya geliyor. Eskişehir&r...
Aynı yere dördüncü saldırı
 Odunpazarı Belediyesi’nin Göztepe Mahallesi’ndeki Gelecek Atölyesi Vanda...
Kadınlardan şiddet eylemi hazırlığı
Kadın cinayetlerine Ayşe Tuğba Arslan, Ceren Özdemir’in de eklenmesinin ardından öfk...
KOSGEB’den bilgilendirme
Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi (KOS...
Büyükerşen’e kitap fuarında büyük ilgi
Geçtiğimiz gün kapılarını açan ve binlerce Eskişehirlinin ziyaret ettiği Eskişehi...
Vali Çakacak, Kırgızistan’ın Ankara Büyükelçisi Omuraliev’i kabul etti
Eskişehir Valisi Özdemir Çakacak, çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere&n...
“İşbirliğimizi geliştireceğiz”
Eskişehir Valisi Özdemir Çakacak, çeşitli ziyaretlerde bulunmak üzere k...
FETÖ sanıklarına hapis cezası
Eskişehir’de, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (F...
Üreteci kadınlara hijyen ve tarım eğitimi verildi
Tepebaşı Belediyesi’nin yerel üretime ve kadınlara verdiği destekler doğrultusunda hizmet...
Timur Soykan geliyor
 Tepebaşı Belediyesi’nin Kent & Kültür Söyleşileri devam ediyor. Şair ...
Borsa’da önemli toplantı
Eskişehir Ticaret Borsası ev sahipliğinde, Vergi Usul Kanunu 509 numaralı tebliğ kapsamında 01.01.20...
Mihalıççık’ta anlamlı bağış
  Mihalıççıklı hayırsever Ömür Şan, Avukat Alime Zafer Çoru...
“Tepebaşı insan odaklı çalışıyor”
Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç, Adana’nın Seyhan Belediye Başkanı Akif Kemal ...
Prof. Dr. Özdemir Fuarda
“Son Davet Kur’an Tercümesi” dahil dokuz kitabının da gelirleri ile Tıp Fak&u...
Piyanoda çağdaş müzik esintileri
Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı tarafından düzenlenen “Piyano Günler...
Çocuklar için buluştular
Mihalıççık’ta çocuk odaklı çalışan kurumlar iki gün ço...
MÜSİAD’ tan TÜGVA’ya ziyaret
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Eskişehir Şubesi Başkanı Hakan Duman ve y...
Fotoğrafçılık Atölyesi ikinci grup çalışmaları
Odunpazarı Belediyesi tarafından fotoğraf meraklıları için düzenlenen fotoğrafçıl...
Yabancı öğretmenler Eskişehir’e konuk oldu
Mustafa Kemal Atatürk Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi eğitimcileri geçtiğimiz eğitim &o...
Minikler yerli malı haftasını kutladı
Odunpazarı Belediyesi Ihlamurkent Oyunpazarı Gündüz Bakımevi ve Kreşi, Yerli Malı Haftasın...