11 Eylül 2019 Çarşamba 506 Okunma

Seçim yenilgisi tesellisini sonunda Erdoğan’a da kabul ettirdiler ya…

-2004 yılı seçimleriydi…
AK parti seçimlerde Büyükşehir Belediyesini kaybetti.
AK parti’nin o zamanki önemli isimleri çıktı ve ne dediler biliyor musunuz?
-“Büyükşehir belediyesini alamadık ama çok yüksek oy aldık. 9 bin oy daha almış olsaydık, belediyeyi de kazanıyorduk” dediler.
Böyle teselli olmuşlardı.
Zaten kısa bir süre sonra da büyükşehir belediyesini kazanamamanın üzüntüsü falan kalmadı AK Partide…
2009 yılı seçimleriydi…
AK Parti seçimlerde Büyükşehir Belediyesini kaybetti.
AK parti’nin o zamanki önemli isimleri çıktı ve ne dedi biliyor musunuz?
-“Büyükşehir belediyesini alamadık, Tepebaşı belediyesini de kaybettik ama geçtiğimiz seçimden daha çok oy aldık. Hem oy sayımızı hem de oy oranımızı yükselttik” dediler.
Seçim yenilgisinin tesellisini böyle bulmuşlardı.
Zaten kısa bir süre sonra da büyükşehir belediyesini kazanamamanın üzüntüsü falan kalmadı AK Partide…
-2014 yılı seçimleriydi…
AK Parti seçimlerde Büyükşehir Belediyesini kaybetti.
AK parti’nin o zamanki önemli isimleri alışılagelmiş bir biçimde  çıktı ve ne dedi biliyor musunuz?
-“Büyükşehir belediyesini alamadık. Tepebaşı ve Odunpazarı belediyelerini de alamadık ama parti olarak Eskişehir’de bugüne kadar aldığımız en yüksek oyu aldık.” Dediler.
Yine aynı teselli ile avunmuşlardı.
Çok kısa bir süre sonra seçim yenilgilerini unutuverdiler.
-2019 yılı seçimleri geldi çattı.
AK parti büyükşehir seçimlerini 4 ncü kez kaybetti.
AK parti’nin önemli isimleri seçimin hemen ertesi günü gülümseyen yüzleriyle çıktılar basının karşısına…
-“Kader böyle tecelli etti. Seçim sonuçlarına saygılıyız” dediler önce…
Ardından da “Ama oylarımız arttı. Bu çok sevindirici” demeyi ihmal etmediler…
Teselli için başvurulan neden yine aynıydı…
Kısacası…
AK parti her girdiği seçimde büyükşehir belediyesini kaybetti.
Bir türlü anlam veremediğimiz şekilde, kaybettiği her seçimin sonrasında “Oylarımızı arttırdık” diye sevindi…

***

Hafta sonu Eskişehir’e gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan “Her ne kadar büyükşehir belediyesini kazanamamış olsak da Eskişehir halkına teşekkür ediyorum. Çünkü Eskişehir’de bugüne kadar en fazla oyu aldık” deyince kendi kendimize:
“Hah işte! Bizimkiler sonunda, her kaybettikleri seçim yenilgisinin “Ama oyumuzu arttırdık” tesellisini, sonunda Erdoğan’a da kabul ettirdiler ya helal olsun!”dedik…


.....


Gelişim Okulları
şimdi de Kütahya’da…


Gelişim, Eskişehir’in ilk özel eğitim kurumlarının başında geliyor.
Öğrenci, öğretim ve yönetici kadrosuyla yıllardır Eskişehir’de başarılı eğitim-öğretim hizmeti veren Gelişim okulları, Eskişehir’in ardından komşu şehir Kütahya’da faaliyet gösteren özel bir okulun sahipliğini üstlenmiş.
Üniversite kampusü içinde faaliyet gösteren okulun yeni sahibi olan Gelişim, “Kütahya Gelişim Okulları” ismi ve aynı eğitim kalitesi ile yeni eğitim-öğretim yılına, hazırlıklarını tamamladığı yenilenen okul binasında önceki gün başlamış.
Eskişehir’den çıkan markaların başka şehirlere yayılması ve o şehirlerde başarılı olması, Eskişehir adına elbette son derece gurur verici…
O nedenle…
Gelişim Okulları’nı, bünyelerine “Kütahya Gelişim Okulları” nı da katarak büyümelerinden ve Eskişehir’deki başarılarını Kütahya’ya da taşıyacak olmalarından dolayı kutluyoruz…


.....


Bir kere de şaşırtın bizi!


Törenler yapılır…
Yazın sıcağında protokol üyeleri, kurulan protokol çadırının altına bir güzel geçer.
Tören alanına zorla getirilen İlköğretim Okulu öğrencileri de kavurucu sıcağın altında helak olur.
Kış’ın ortasında yağmur olur, kar olur, soğuk olur.
Protokol yine kurulan çadırların içine bir güzel kurulur…
Tören alanına zorla getirilen o minicik öğrenciler ıslanır ve donar.
Her defasında aynı şey olur da biri de çıkıp bu işe bir son vermeyi aklına getiremez.
Herhangi bir törende bir kere de şaşırsalar bizi olmaz yani!
Bir kere de düzenledikleri törende kurulan protokol çadırlarının altına o minicik çocukları alıp, kendileri güneşin alnında, yağmurda, soğukta dışarıda bekleseler gramları eksilir…
Zannedersiniz ki, onlar protokol’de, protokol keyfini yaşamak için dünyaya gelmişler, o minik çocuklar ise sıcakta kavrulup, yağmurda ıslanıp, soğukta donmak için yaratılmış.