15 Ekim 2020 Perşembe 1336 Okunma

ESNAF KAYGILI

                                           


             Ülkemizde, olduğu gibi, Eskişehir esnafımız, zor durumdadır.Son dönemde, Covid19 vakalarında ve ölü sayısında,  yaşanan artış,  ikinci dalga endişeleri, kaygıyı daha da artırıyor.


          Ülke genelindeki esnafla ilgili, STK’ lar da her gün kaygılarını, kamuoyu ile paylaşıyorlar.


            Eskişehir Tuhafiyeciler Odası Başkanı, Sayın Ali Sefa ŞEN' le, Pazartesi günü yaptığımız görüşmede, Türkiye'de, yasal ve kurumsal boşluklar sebebiyle, sayıları hızla artan hipermarket, süpermarket ve zincir marketler, haksız rekabet uygulamaları sebebiyle de Esnaf-sanatkâr ve küçük işletmelerin, zor durumda olduğunu söyledi.


             Eskişehir Sanayi Odası (ESO) Başkanı, Sayın Celalettin Kesikbaş, sanayi üretiminin, yıllık yüzde 31,4 azaldığını kaydederek, "Daha önce Eskişehir Sanayi Odası'nın, Covid-19 salgının etkisini baz alarak yaptığı tahminlerine paralel olarak, salgının, en yoğun olarak yaşandığı Nisan ayında, sanayi üretim endeksi yıllık bazda yüzde 31,4 aylık ise yüzde 30,4 daraldığını görüyoruz. TÜİK'in açıkladığı rakamlarda, buna işaret ediyor." dedi.


               Türkiye Esnaf v e Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Başkanı, ayın Bendevi Palandöken ise ” Esnafın, bir tarafta borcu bir tarafta malı rafta duruyor. Büyük sıkıntı yaşıyor. Eğlence mekânları kapalı durumdadır. İnsanlar, eskisi gibi gezmiyor, eğlenmiyor. Tüketim alışkanlıkları da değişti. Elektrik, doğalgaz, su faturalarında, ÖTV, KDV alınmasın diyoruz. Ticari işletmelerde, devletin verdiği desteklerin, geri dönüşü başlıyor. Onların da uzun bir süre ötelenmesi gerekiyor.” tespitlerini kamuoyu ile paylaştı.


              Esnafın durumu, siyasiler tarafından da kamuoyu ile paylaşılıyor.   Nitekim CHP Eskişehir miletvekili, Sayın Çakırözer, “Esnafa ve girişimciye, devlet destek vermeli. Çok acil destek paketi açıklanmalı” dedi.


             Ayrıca hem salgın,  hem de vakaların yeniden artmasıyla esnafın iş yapamaz hale geldiğini dile getiren,  Sayın Çakırözer, “…kredi ve vergi ödemelerinin, SSK primleri ve Bağ-Kur ödemelerinin, en az bir yıl faizsiz ertelenmesi, borçların uzun vadeli yapılandırılması gerektiğini  “ söyledi.


              COVID-19 İle mücadele İçin, ülkemizde, alınan tedbirler ekonomik istikrar kalkanı önlemleri, politika alanı düzenlemeler yapıldı. Bu düzlemeile de “SGK, KDV, Muhtasar Ödemeleri, Perakende, AVM, Demir-Çelik, Otomotiv, Lojistik-Ulaşım, SinemaTiyatro, Konaklama, Yiyecek-İçecek, Tekstil-Konfeksiyon Ve Etkinlik Organizasyon Sektörleri İçin Muhtasar Ve KDV Tevkifatı İle SGK Primlerinin”, Nisan, Mayıs Ve Haziran ödemeleri, 6 ay, yani 2021 İlk çeyrek dönemine ertelenmiş ve benzer tedbirlerde alınmıştı.


            Ancak yeterli olmadı.


           Çünkü açıklanan raporlara göre, bakkal, büfe, küçük market ve şarküteri gibi, küçük esnaf, salgında, ikinci dalga korkusunu daha fazla hissetmeye başladı.


            Güven Endeksi, Ticaret Endeksi ve Politika Endeksi’nde düşüş yaşandı. Covid-19 salgınında, endişeli esnaf oranı yüzde 72’ye ulaşarak, salgının, yoğun yaşandığı dönemdeki seviyeye yükseldi.


             Diğer yandan finansal zorluklar nedeniyle, rekabet gücü bulamayan, esnaf, faaliyetleriyle fiyat ve alım avantajlarına sahip olmaya, piyasada sahip oldukları konumu kaybetmemeye çalışmaktadırlar.


            Bu noktada, devletin esnaf, sanatkâr ve küçük işletmelere, haksız ve insafsız rekabet karşısında, gerekli desteği sağlaması, ya da hipermarket, süpermarket ve zincir marketleri, kent dışına çıkarması gerekmektedir.


       Ayrıca süper marketlerin gelmesi ile de Eskişehir,  “ÜRETEN” değil, “TÜKETEN”  bir kent haline geliyor. Sanayi ve ticari merkezli, şehir olmaktan da hızla uzaklaşıyor. Oysa ESO Başkanlarımızdan, Rahmetli Mümtaz Zeytinoğlu, Eskişehir’ i, “Orta ve İç Anadolu’nun, Ticaret Merkezi” haline getirmeyi hedef olarak seçmişti.


                Ülke genelinde, AVM’ ler ve büyük şirketlerden dolayı, esnafa nefes alacak alan bırakılmadığı gibi,  haksız rekabet oluşmaktadır.  AVM’ ler ve büyük şirketler, rahatça malzeme temin edebiliyor. Bankalarla, büyük vadelerle çalışıyorlar. Küçük esnafın ise bu alanda şansı yok.


                Süper marketlerin, tekelleşerek, esnaf ve sanatkârı yok etmesi durumunda oluşacak piyasa şartları, tüketicilerin aleyhine işleyecektir. Ancak halkımız bunun bilincin de değildir.


             Ülkemizde, her sektörde, tam rekabetin sağlanabilmesi, tekelleşmenin önlenmesi için, mutlaka esnaf ve sanatkârlar, iş yerlerinin yaşamlarını devam ettirmesi gerekmektedir. Esnaf, tüketicilere, ürün ve fiyat alternatifi sunmak zorundadır.


               Esnaf Stopaj pandemi süresince, sıfırlanmasını, pandemi süreci boyunca, işverenin, bağkur primi, çalışanların, SGK primlerinin, devlet tarfından karşılanmasının,  İşyerlerinin, elektrik, doğalgaz faturalarının da ertlenmesini istiyor.


              Dünya ve ülkemiz içinde, olduğu gibi, Korona virüs salgını yüzünden, Eskişehir'de bulunan, 3 üniversitenin ortak aldığı “uzaktan eğitim”kararı dolayısıyla, yerel esnaf,  mağdur oldu. Bu nedenle de Eskişehir esnafı kararın, yeniden gözden geçirilmesi istiyorlar.


                 COVİD19 salğını nedeniyle, Dünya,  yeni bir istikamete doğru ilerliyor. Bu salgında, yetişmiş insan gücünün, önemi, bir kez daha ortaya çıktı.  Bu salğunda ülkeler için çıkışın,  üretimden, şirketler için ise yeni alanlara yatırımdan geçiyor.


                 Esnaf ve sanatkârlar, halkın içinde, halkla beraber yaşayan kesimdir. Halk tarafından sevilir, güvenilir ve tercih edilir. Esnaf-sanatkârların, işyerlerinin bulunmadığu, sokaklar ıssızdır. Bu nedenle de halkımız, esnafa, sahip çıkmalıdır. Çünkü esnaf, halkın,  halk da esnafın, velinimetidir.