11 Eylül 2019 Çarşamba 287 Okunma

OKULLAR DEĞİŞİYOR DA, ZİHNİYET DEĞİŞMİYOR!



Okulların açıldığı daha ilk gün…
Protokol için yapıldığı besbelli, rutin, alışılmış, klasik bir “Açılış Töreni” yapılıyor.
Protokol üyeleri için ayrılmış bir çadır alan var.
Herkes yerini alıyor.
Arzu hürmet zaten şahane!
Ancak, okulların asıl sahibi olan çocuklar ise, sere serpe güneşin altında.
O kadar çok bunalıyorlar ki;
“Güneşten korunmak için ellerini başlarına koyup, kendilerine gölge yapmaya çalışıyorlar.
Bilindik manzaralar yani.
“Çok şey değişiyor” denmesine rağmen;
Hiçbir şeyin değişmediğinin en büyük ispatı olarak ortada duruyor.
+++
Sivrihisar’dan dün çok enteresan bir iddia ortaya çıkıyor.
Üç köyde yaşamını sürdürmeye çalışan vatandaşlara okul dayatması yapılıyor.
“Çocuklar, Buhara’da yaptırdığımız okula gidecekler” diyor Milli Eğitim.
Sonuçta yatırım yapmışlar, bir okul inşa etmişler.
Doğal olarak bir sorun yok!
Ancak;
Velilerin endişesi var.
Bahsedilen yer, bölgede bir tarikatın önde gelenlerinin yaşadığı bir yer olarak biliniyor.
Bu nedenle veliler ister istemez tedirgin oluyor.
Çocuklarını buradaki okula göndermek istemiyorlar.
Ülkenin daha yakın geçmişte başına gelenleri göz önüne alan veliler;
Çocuklarının çağdaş ve modern ortamda eğitimlerini tamamlamalarını istiyor.
Nedense bu istekleri kabul görmüyor.
İddialara göre de tehdit ediliyorlar.
Umarız bu iddialar doğru değildir.
Bir açıklama yapılması elzem görünüyor.
+++
Kısacası;
“Eğitimde çok şey değişti” deniyor denmesine de;
Uygulamalara ve ortaya atılan iddialara bakılırsa, çokta bir şeyin değiştiğini göremiyoruz.
Evet, okullar fiziki anlamda değişiyor, yenileniyor.
Dersliklerle, ders kitapları ile ilgili bir sorun da yaşanmıyor.
Hepsini kabul ve takdir ediyoruz.
Ancak zihniyet değişmedikçe, yapılan onca güzel yatırım da heba olup gidiyor…


SANATIN ESKİŞEHİR’İ TAŞIDIĞI YER!

Eskişehir’de senfoni ve tiyatro kuruldu.
Muhalefet ayağa kalktı.
Heykeller birbiri ardına şehre yerleştirilirken;
Muhalefet yine büyük tepkiler gösterdi.
+++
Tepkilerin hiçbirisi tutmadı elbette.
Çünkü;
Şehir hayatı sanata entegre oldukça, şehir yaşamındaki kalite daha da arttı.
Tiyatroları, konserleri, heykelleri müzeler takip etti.
Sempozyumlar, festivaller birbirini izledi.
Şehirde bir şeyler olmaya başladı yani!
Önce Avrupa’nın sonra dünyanın dikkatini çeken bir şehir ortaya çıkmaya başladı.
İçinde yaşayanlar ve dışarıdan gelen öğrenciler de bu gelişime ayak uydurunca;
Sanat ve kültürün başkenti haline gelen bir kent olundu.
Şimdilerde herkes imrenerek bakıyor Eskişehir’e…
Son olarak Eskişehir’de müze açılışı yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan’da şehrin geldiği noktaya dikkat çekti;
“Böyle bir müze için Eskişehir’in seçilmesi fevkalade isabetli olmuştur.
Eskişehir, bugün de eğitimde, kültürde ve sanattaki canlılığıyla böyle bir müze için en ideal şehirdir.” Dedi, Erdoğan…
Eskişehir adına bizce en değerli söylemlerden birisidir bu.
+++
Meseleye illa ki politik açıdan da bakacak olursanız;
Söylenecek çok fazla söz yok…
Ak Parti’nin en üst kurmayı bile şehrin yaşadığı bu gelişimi takdir edip, rol model olacak tarzda değerlendirmişken;
Aynı partinin Eskişehir’deki kurmayları için de ortada çok büyük dersler var demektir.
Tabi o dersi görüp, çalışabilene…