15 Mart 2019 Cuma 16163 Okunma

GÖNÜL GÖZÜ GEREK

 


 


Bu şehir de futbol aşkı Eskişehirspor ile vücut bulmuştur.


 


Ama bile bile yapılan hatalar ve yaşanan çirkinlikler futbol aşkını da bozdu, dilini de.


 


Bu kulübün değerini her defasında yazanlar ve hatta dilinden düşürmeyenler, hala o aşkı yüreğinde taşımanın ne anlama geldiğini de kavrayamadılar.


 


***


 


 


 


Mesleğin içinde olan ya da olmayan herkesin yorumcu olma sevdası, resmen gudubet gibi futbolumuzu teslim aldı.


 


Ağzı olan konuştu, gelecek ile ilgili bir tane fikir sunmadan popüler olmak adına eleştirilerin dibine dibine vuruldu. Bu yazılı medya kadar sosyal medyada da yapıldı. Gün geldi doğruyu konuşanların kendisi yanlıştı… Kendisi adına doğruyu savunanlar ise yanlışlara alet oldu…


 


Keşke herkes futbolu bilmek kadar, insani değerlerinde kıymetini bilseydi...


 


En önemlisi de saygının önemini…


 


***


 


 


 


Bu kulübün sorunları sadece Fuat Çapa değil,  kim olursa olsun teknik adam imha etmekle çözülecek değildir. Yoksa yıllardır… Kimler geldi geçti… Hangisi bu kulüp için ne verdi? Hangi mücadelenin içerisine girdi.


 


Mesele zaten çıkarın ve menfaatin futbolun içinde kök salmasıdır.


 


Ve en önemlisi çok şey bildiğini zannedenler, bilmeyenlerden daha tehlikelidir.


 


O yüzden herkes yüzünü aynaya çevirsin!


 


Çünkü sahip çıktığı değerlerin bireyi olmaktan çok, canına okuduğu değerlerin sahibi olmak arasında ki farkı en iyi biçimde aynalar gösterir.


 


***


 


 


 


Taraftarın kendi arasında yaptığı sohbeti yazıya dökmek farklılık, konuşmak için konuşmayı değer sayanlar…


 


Kalemlerinden Eskişehirspor adına fayda damlamayan, dudaklarının arası kanalizasyon çukuru gibi olanlar…


 


Ne yazık ki bu şehir de gazeteci gibi itibar görür oldu.


 


Geçmişte kulübün bu noktalara gelmesine sessiz kalanlar,  hala tesislerde utanmadan dolaşmayı gurur apoleti gibi taşıyarak kendine marifet gördü…


 


İmalat hatası oldukları için kendi alanında vitrine çıkamayanların imal ettiği spor yorumculuğu da en fazla bu kadar olurdu.


 


Fakat biliyoruz ki eleştirmekten ziyade farklı işlere başvurmanın sırrı, tasmalarını kullandıkları sahiplerine şirin görünmekten geçiyordu.


 


***


 


 


 


Tabi ki herkesin yanlışları var. Ve hepimiz insanız nihayetinde.


 


Ama ben insanların önce yüreğine sonra aktarmak istediği düşüncelerinin ışığına bakarım.


 


Şu unutulmasın ki; geçmişin kinini çıkaranlardan da onun acısını çıkartacak olan da zamandır.


 


Para için yapılan ama içeriklerinin beş para etmediğini, farklılık ve ilgi çekmek için adına ortaya konulan işleri zaten bizler biliyoruz.


 


Sırf popüler olma sevdası için yapılıyor her şey…


 


Çirkinlikler bile…


 


Ama şu bilinmelidir ki;


 


Okunmak için önce insanları okumayı bilmeliyiz.


 


Kimse bizlerden ekstra işler beklemiyor aslında…


 


Adil olmamızı istiyor, yalandan uzak durmamızı ve en önemlisi haksızlığa karşı cesaretli olmamızı.


 


Bu yüzden gündemi değiştirmek isteyenler önce kendilerini değiştirmeyi öğrenmeliler.


 


***


 


 


 


Size gelince...


 


Doğru olanı işaret ederek,  dürüstlüğü temsil edecek duruşunuz yoksa her zaman adamına göre muamele görürsünüz ve hayatın karşısında küçük düşersiniz.


 


Bu yüzden çıkarlarınızın değil, adaletin yanında durun!


 


En azından hani çok sevdiğinizi her defasında dile getirdiğimiz Eskişehirspor aşkı için yapın.


 


Korkmayın bir şey kaybetmezsiniz…


 


Herkes bir kez aynaya baksa, aslında ne çok şey görecek ama.


 


Onu görmek için de gönül gözü gerek…


 


Bu şehirde Eskişehirspor adına insani kalite ve asalet çok uzaklara gitti ne yazık ki…


 


Ve geçmişte de gördük ki, bu kulüp üzerinden yaşanan ucuz aşklar, hep pahalıya mal oldu…


 


***


 


 


 


Buraya kadar geldiyseniz… Ne anlatıyorsun be adam diyeceksiniz belki de…


 


“Eskişehirspor’u kurtaracak bir çözümü sen söyle de görelim?” derseniz…  Sadece Eskişehirspor’u değil geleceği kurtaracak olan olguyu söyleyeyim sizlere…


 


"Çocukların umudu"


 


"Onlardaki umudunu yok etmezsek ve değer yargısını öğretirsek,  geleceğimiz de güzelleşir, insanlığın ruhu da!"


 


"Niye çocuklar?" derseniz…


 


"Sevgisiz, çıkara dayalı yaşayan ve günümüzde sadece sosyal medya da sanal itibar görmeyi marifet sayan büyükler, çocukların gördüklerini görecek o temiz gönül gözüne sahip değildirler!"


 


O yüzden önce çocuklarımız.


 


Bu kulüp aşkıyla yanan o yürekleri sevgiyle büyütmeli ve değerleri öğreterek geleceğe hazırlamalıyız.


 


Bu işler sadece binaya yatırım ile olmaz.


 


İnsana yatırım ile yapılır.


 


Ve en önemlisi 3 aylık sabrı dahi gösteremediğimiz gençlerimiz gibi bundan sonra ki nesilleri de harcamamalıyız.


 


İyi yönetici veya antrenörlük, vaat vermek ve alt yapıyı kalkındırmak adına sadece icraatlar yapmak değildir.


 


Bir çocuğun hayatına girebilmektir!


 


Umutla ve sevgiyle…


 


***


 


 


 


Altınordu maçında göreceğimize inandığımız enerjinin kaynağı Adana Demirspor ve Hatay maçı sonrası yapılan eleştiriler olacak.


 


Galibiyetin sırrı da, hatalarından dönenlerin gösterdiği direnişte gizli kalacak.


 


Neresinden bakarsak bakalım bu akşam alacağımız galibiyet ligde varoluşumuzun ilk adımı sayılacak.


 


Tabi ki bir takımın nasıl destekleneceğini en iyi biçimde yine gösterecek o muhteşem Eskişehirspor taraftarıyla birlikte…


 


Ve Hatay karşısında kaybetmenin bedelini nasıl ki Fuat Çapa’ya yüklediysek!


 


Bu akşam alacağımız galibiyette Çapa’yı da inkar etmeyeceğiz.


 


Çünkü benim bildiğim sadece aptallar fikirlerini değiştirmezler…