9 Temmuz 2020 Perşembe 9927 Okunma

NEREDE KALMIŞTIK…?

 


 


 


 


 


 


Gecikmiş Yazılar: 1-BOFFİN VAKASI…2-OLMADI ERZURUM..3-BU KAÇINCI BAY KOŞUKAVAK…


 


NEREDE KALMIŞTIK…?


 


          Önce KORONAVİRÜS nedeniyle lige verilen ara ve evde tutsak kalmanın yarattığı “ruhsal travma”; sonra, 65 yaş üstüne tanınan seyahat etme özgürlüğünü fırsat bilip Datça’ ya kaçışla başlayan deniz, kum ve güneşin getirdiği “tatil rehaveti”; en önemlisi de, yazılarımı yazdığım bilgisayarımın “tamir gerektiren azizliği”…


 


           Yukarıda sıralamaya çalıştığım “İşte, yaklaşık 45-50 gündür   köşemin boş kalmasına neden olan mazeretlerim” cümlesine,” HER ŞEY BİR YANA, SİZ DEĞERLİ OKURLARIMA BİR ÖZÜR BORCUM VAR” ibaresini de ekleyip, yazmaya başlayalım; Sahi!... Nerede kalmıştık…?


 


1-BOFFİN VAKASI:


 


           COVİD-19 ‘un Tüm dünyayı etkisi altına aldığı ve ortalığı kasıp-kavurduğu o sıkıntılı günlerin birinde, ajanslara ve haber merkezlerine, Avrupa futbolunu yöneten U.E.F.A. tandanslı “UEFA,


 


 TFF 1. lig ekibi Eskişehirspor’ a, eski kalecisi Boffin’ e olan borçlarından dolayı (- 6 ) puan silme cezası verdi” şeklinde bir haber düşüyor ve hemen akabinde ( haberin daha mürekkebi kurumadan,)Türkiye Futbol Federasyonu da  bu cezayı anında kulübe tebliğ ediyordu…


 


          Eskişehir’ e ve Es-Es Camiasına “BOMBA” düşmüştü sanki!.. Haberin doğruluğu anlaşılır-anlaşılmaz, kulüpten açıklamalar peşi sıra geldi:


 


          “ Boffin ‘ in avukatından kaynaklanan bir yanlış anlaşılma ile karşı karşıyayız. Boffin’ e ulaşıp yanlışlığı gidereceğiz.”


 


          “ Boffin ile anlaşıp alacaklarını yapılandırdık., Kendisi(Boffin) bizimle birlikte hareket ediyor. Cezanın geri çekilmesi için UEFA ‘ ya  baş vuracak”…


 


            Vesaire, Vesaire, VESAİRE…


 


            Oysa, Türkçemizdeki o iki güzel özdeyişte olduğu gibi “ok yaydan çıkmış”, “atı alan Üsküdar’ ı  çoktan geçmiş” ti…Yani kısacası, UEFA cezayı onamış, TFF ‘ ye  de  tebliğ etmek düşmüştü.. Pandemi hengamesinin gölgesinde yaşadığı bu olay sonucunda yıkılan ESES taraftarı ise  Suçlunun;


 


1-Boffin mi?


 


2-Boffin’ in Avukatı mı?


 


3-UEFA -TFF ikilisi mi?


 


4-Yoksa, o güne kadar kulağının üzerine yatan ES-Es Yönetimi mi?


 


olduğuna bir türlü karar verememiş , gelen puan silme cezasını sineye çekip ,kaderine razı bir şekilde sessizliğe gömülüyordu…


 


2-OLMADI ERZURUM…


 


             Salgın sonrasında çıkılan ilk maç olan Erzurum maçı, Eskişehirspor kulübünün tarihinde çok önemli bir yer tutacaktır kuşkusuz…Zira, onca olumsuzluğa karşın sahada verilen olağanüstü mücadele, taraflı-tarafsız tüm futbolseverlere” DİRENMEK  ve MÜCADELE ETMEK  BU ŞEHRİN( Es-Es ‘ in)  GENLERİNDE  VAR”…dedirtmiştir. Yine, gelecekte futbol emekçileri ile ilgili bilimse çalışma yapma ve kitap yazmayı düşünen araştırmacı ve akademisyenlerin   ”ALINTERİNİN HER DAMLASINI  SAHAYA DÖKEN” Es-Es li  topçulara geniş bir yer ayırması kaçınılmaz olacaktır.


 


            Madalyonun diğer yüzünde olan Erzurum takımının Es-Es ‘ in sahada verdiği tertemiz mücadeleyi  Adana D. Spor’ dan teşvik primi alınmasına bağlaması  ise dudaklarda sadece acı bir tebessüm bırakmıştır.


 


 3- BU KAÇINCI BAY KOŞUKAVAK…?      


 


           Geçtiğimiz sezon  milyonluk ayaklardan oluşan proje takımı Gaziantep FK ‘ nın başında Es-Es ‘ in “Bizim Çocukları” nı yenemeyen ve kaybettiği puanlar sonrasında: ”Eskişehirspor’ un oyunu kaygı verici. Türk Futbolunun geleceği adına kaygı verici” v.b gibi, abuk-sabuk cümleler kurarak kendi yetersizliğinin üstünü örtmeye çalışan  Sayın Koşukavak, bu kez İzmir’ in köklü kulübü Altay’ ın başında Eskişehir’ e gelmişti..


 


          Lige pamuk ipliği ile tutunan ve olası puan kaybında matematiksel olarak da alt lige düşecek olan Es-Es, - tıpkı Erzurum’da olduğu gibi- kora-kor bir mücadele veriyor ve 2-0 öne geçtiği maçı ,son dakikalarda yediği gollerle 2-2 berabere bitiriyordu.  Es-Es’ i alt lige gönderen bu sonuç  da ,Play -Off yolunda çok kritik 2 puan bırakan Altay’ ın hocasını   adeta çılgına  çeviriyordu…


 


           Bay Koşukavak’ ın mantığına göre: Lige veda etmeye hazırlanan bir takım, üst sıralara oynayanlara zorluk çıkartmamalı ve ( tıpkı önceki yıllarda düşen Karabük-Urfa vb. gibi) 3-5 gol yemeliydi. Aksi bir durumda yani düşen takımın direnmesi durumunda bay Koşukavak ve onun zihniyetindekilerin beyinlerinin bir köşesinde  gizlenen  “ Komplo Teorileri”  hemencecik ortaya çıkıyor ve ortalığa dökülüveriyordu.


 


           --Rakiplerimizden ne kadar teşvik aldınız.?..(  Bay Koşukavak  ve aveneleri daha da çirkinleşerek “MAMALANDINIZ” cümlesini kullandı)


 


           - Maça niye asılıyorsunuz?  Şampiyon mu  olacaksınız ?.


 


          -  İnşallah ötekilere de bu şekilde direnirsiniz?..


 


 


 


          Bay Koşukavak ve onun gibi düşünen türevlerine , Eskişehirspor camiasının  55 yıllık koca bir  çınar olduğunu, (özellikle son birkaç senedir)  taraftarıyla, sahaya canını-dişine takarak çıkan genç oyuncularıyla  Ülke bazında  hayranlık yarattığını, ufak ayak oyunlarına asla girmeyeceği anımsatalım ve yazımızı bir kızılderili  ata sözü ile bitirelim:


 


            RÜZGARA KARŞI TÜKÜRME; O TÜKÜRÜK  DÖNÜP  ÜSTÜNE YAPIŞIR…


 


 


 


 


 


İZNİNİZLE…


 


        Değerli Okurlarım,


 


       Henüz lig bitmedi ama Es-Es küme düşünce içimden  yazı yazmak gelmiyor.. Üstüne üstlük üstüme bir de tatil rehaveti de çökünce. (Bu nedenle -olağanüstü bir  gündem olmadıkça )sizlerden yeni sezon başına kadar İZİN İSTİYORUM….