1 Nisan 2013 Pazartesi 3768 Okunma

Eskişehir’i TOKİ ye satmak…

2016 yılında yapılacak olan Avrupa Futbol şampiyonasına Türkiye talip olunca, Eskişehir de, bu Turnuva kapsamında maçların oynanacağı kentler arasına sokuldu.
Mevcut Stadyum yeterli olmadığı için de, hükümetin Eskişehir’e yeni bir Stadyum yapması gündeme geldi.
Zamanın Valisi, belediye Başkanı ve Kulüp başkanı oturup, yapılacak olan yeni Stadyumun protokolünü imzaladılar.
Sonrasında, Avrupa Futbol şampiyonasını kaybetti Türkiye.
Dolayısıyla, şampiyonanın Türkiye’de olması ihtimali havaya uçmuş oldu.
Havaya uçan sadece bu değildi tabi.
Hükümetin Eskişehir’e yapacağı Stadyum da böylece uçup gitmiş oldu.
İnsanların aklına girmişti bir kere Eskişehir’e yeni stadyum yapılması meselesi.
-"Ne yaparız ne ederiz?" diye düşündüler, sonrasında kendilerinin de bu işten karlı çıkabilecekleri bir yöntem geliştiriverdiler.
Zeka ticari olunca, yöntem de kolay bulunuyor ya, işte tam da öyle oldu.
TOKİ’ye, "Mevcut Atatürk Stadyumunu ve çevresini sana verelim, sen de Eskişehir’e bir yeni stadyum yap" dediler.
TOKİ kaçırır mı böylesine ballı böreği.
Atladı hemen üzerine…
Değeri dahi biçilemeyen Eskişehir’in en prestijli yerinde bulunan mevcut stadyumu ve çevresini alacak, bunun karşılığında da Sazova’ya yeni bir stadyum yapacaktı.
Şehrin karşı çıkmasına, insanların ‘Yeni Stadyum Eskisinin olduğu yere yapılsın’ demesine, hatta zamanın valisinin "Stadyum eski yerine yapılacak" açıklamasına rağmen TOKİ eline geçirdiği bu fırsatı kaybetmek istemedi.
Yeni Stadyum yeri Sazova olarak tespit edildi.
İhaleler yapıldı, çalışmalar başladı.
Önümüzde ki aylarda da temeli atılacak.
Tabi önce, mevcut Atatürk Stadyumu ve çevresi TOKİ’ye terk edilecek.
TOKİ de bu bölgeyi , AVM’ler, 5 Yıldızlı otellerle kapatacak.
Ve bu işten bir hayli karlı çıkacak.
Netice itibarıyla Eskişehir’in elinden değeri bile biçilemeyen bir arazi alınmış, TOKİ de bu işten son derece karlı çıkmış olacak.

TOKİ ESKİŞEHİR HALKINI DÜŞÜNECEK DEĞİL Dİ YA…
Yeni yapılacak olan stadyumun, mevcut Atatürk Stadyumu alanına yapılmasını sağlayamayan Eskişehirli, şimdi TOKİ’nin yeni stadyum karşılığında alacağı alanın Büyük bir kent meydanı olmasını istiyor.
Mevcut Atatürk Stadyumunun olduğu yere, AVM ve Oteller istemiyor.
Daha doğrusu, bu bölgenin yapılaşmasına karşı çıkıp "burası halkın malı olmalı" diyor.
Ama ne yazık ki, TOKİ burayı satarak hem Sazova’ya yapacağı yeni stadyumun parasını çıkartmak, hem de üzerine para kazanmak durumunda.
Dolayısıyla, şu sıralar TOKİ’nin Eskişehir’i ve Eskişehir halkını düşünecek zamanı yok.
Zaten hükümetin de TOKİ’ye böyle bir dayatması yok.

TOKİ ESKİ STADYUMU ESKİŞEHİR HALKINA BIRAKMAYA KARAR VERMİŞ!

İşte tam bu gelişmeler yaşanırken TOKİ, yeni stadyum yapma karşılığında alacağı mevcut Atatürk Stadyumunu Eskişehir halkına terk etmeyi kararlaştırmış!
Evet evet yanlış duymadınız.
Mevcut Atatürk Stadyumunun olduğu yeri düzleyip, koskoca Kent meyandı haline getirecek ve Eskişehir’in kullanımına açacakmış!
Böylece…
Sazova’ya yapacağı 30 Bin kişilik yeni Stadyumu da kendi bütçesinden yapıp, Eskişehirspor taraftarına hediye edecekmiş!
Zira…
TOKİ "Eskişehir’den bu güne kadar çok para kazandık. Her projemiz çok tuttu ve satıldı. Bu da bizim Eskişehir’den kazandığımız paranın zekatı olsun" diyormuş!
Böylece, mevcut Atatürk Stadyumu alanına yapılacak AVM ler ve Otellerden vaz geçip, Trilyonlarca liralık geliri de Eskişehir halkı adına açıkça tepiyormuş!
Şaka gibi değil mi?
Gibisi fazla, zaten yaptığımız bir şaka…
Bugün 1 Nisan ya, aklımıza bu geldi.
Zaten TOKİ’nin, mevcut Atatürk Stadyumunun yerinden para kazanmak dururken, bu yeri Kent Meydanı yapması olsa olsa şaka olurdu.
Hele hele…
Yapacağı yeni stadyum karşılığında aldığı mevcut Atatürk Stadyumu alanından bu paranın 10 katını çıkartmak yerine, bu alanı Eskişehirlilere hediye etmesi, şakanın en büyüğü olurdu.
Şaka bir yana…
Yeni Stadyumun temeli Haziran ayında atılacak.
Aynı tarihten sonra TOKİ’ye geçecek olan mevcut Atatürk Stadyumu ve çevresi de yıkılmaya başlayacak.
Ve sonrasında, bu bölgede AVM ler, Oteller ve lüks konutlar yükselecek.
İşin kazanan tarafı kesinlikle TOKİ olurken, kaybeden tarafı da, her zaman olduğu gibi Eskişehir ve Eskişehir halkı olacak…
Sonuç olarak…
Her geçen gün, bu şehrin ve bu şehirde yaşayanların kaybetmeye doğru gittiği bir gün oluyor…
..........

Tepebaşı’nın sanatsal farkındalığı…
Belediyecilik eskiden, Çöplerin toplanması, yol ve kaldırım yapılmasından ibaretti.
Çünkü…
Toplanacak çok çöp, yapılacak çok yol ve kaldırım vardı.
Buna karşılık.
Belediyelerin imkanları bir hayli sınırlıydı.
Çöp toplama işine bir düzen geldiğinde ve Yol ile Kaldırım sorunu büyük ölçüde halledildiğinde, belediyeler Sosyal ve Kültürel faaliyetlere daha çok zaman ve imkan ayırır oldular.
Böylece…
Belediyeciliğin; bir insanın doğumundan ölümüne kadar tüm ihtiyaçlarını karşılama hizmeti olduğu ortaya çıkmış oldu.
Hemen her belediye, sosyal ve Kültürel manada birbiri ardına etkinlikler düzenlemeye başladı.
Bu halen de devam ediyor.
Fakat…
Bir çok belediyenin düzenlemiş olduğu Sosyal ve Kültürel faaliyetler, sıradanlığın dışına çıkamıyor.
Bazı Belediyelerin, yine Sosyal ve Kültürel alanda yapmış olduğu faaliyetler, farkındalığı açıkça ortaya koyabiliyor.
Tıpkı Tepebaşı Belediyesinin Anneler halk Oyunları ekibi ile Temizlik işçilerinin temizlikte kullandığı aletlerle oluşturdukları Eko Şov grubu gibi.
Elbette Tepebaşı Belediyesi bünyesinde gerçekleştirilen sayısız sosyal ve kültürel etkinlikler mevcut.
Ama yukarıda da söylediğimiz gibi, kendi elbiselerini kendileri diken, tamamı anne olan bayanların bir araya gelerek oluşturdukları ve profesyonel gruplara taş çıkartan "Anneler halk Oyunları grubu" ile, Tepebaşı Belediyesi sınırları içini temizleyen insanların, temizlik yaparken kullandıkları aletlerle oluşturdukları Eko şov grubu büyük bir hayranlık uyandırıyor.
Doğrusunu söylemek gerekirse…
Her iki grubun hem özelliği, hem de ortaya koyduğu performans, belediyeye de ayrı bir farkındalık kazandırıyor.
Çünkü…
Bu iki grup, Türkiye’nin hiçbir yerinde benzeri olmayan gruplar…
.........

Bazılarının gitmesini isteyenler, bazılarının da gelmemesini istiyor ama…
Bazılarının gitmesini isteyenler, bazılarının da gelmemesini istiyor ama…

Eğer bir seçimde, birden fazla aday varsa, o seçimde oy verecek insanların en azından bir bölümü değişim gerektiğine inanıyordur.
Bu aynı zamanda, mevcut başkan ve yönetime güven kaybını da beraberinde getirir.
Ancak…
Mevcut yönetimin karşısına çıkan taraf, seçimde oy kullanacaklar üzerinde tam bir mutabakat sağlayamamışsa yani, seçim ortada gibi gözüküyorsa bu durum daha değişik yorumlanır.
Şöyle ki;
Çoğu insan, "Mevcut yönetim gitsin ama yenide de bu gelmesin" diye düşünür.
İşte böylesine bir durum var Eskişehir’de…
İster Eskişehirspor’u alın ele, isterse Sanayi Odasını.
Hatta Belediyeleri…
İnsanlar belki mevcut Başkan ve yöneticilerinin artık bırakması gerektiğini düşünüyor.
Bu gayet doğal…
Ama…
Bunun yanında, karşılanırına aday olarak çıkan başkan adayları ile yöneticilerin gelmesini istiyor mu?
İşte bütün mesele burada…
O nedenle…
Mevcut başkanların gitmesini, artık bırakmasını istemek yetmiyor…
Yerine gelecekler istenmiyorsa, iş başladığı yere dönüveriyor…
Tıpkı Eskişehir’de olduğu gibi…
......

BİRAZ DA GÜLMEK LAZIM
Yaşlı adam ölüm döşeğindeydi. Artik son dakikalarını yaşıyordu... O da ne!! Hasta yatağında yatarken birden mutfaktan gelen kokuyu aldı, en sevdiği çikolatalı kurabiyelerin kokusuydu...
Birden gözleri aralandı, kendini ayağa kalkacak kadar güçlü hissetti...
İnanılır gibi değildi kurabiyelerin kokusu.. Her an öleceği beklenen adam ayağa kalkmıştı.
Duvara tutunarak merdivenlere kadar yürüdü...
Basamakları ağır ağır inerken sanki mutfağa değil yaşama yeniden yaklaşıyor gibi heyecanlıydı. . Sonunda mutfak kapısına kadar geldi... İşte masanın üzerindeki tepside onlarca çikolatalı kurabiye, tam karşısında duruyordu...
Son gücüyle masaya yaklaştı, o kurabiyelerden bir tane ağzına atabilse sanki ömrüne ömür katılacaktı. .. Bir tane almak için elini uzattı...
Ama birden karısı yetişti ve eline vurdu:
- Çek elini bakayım!! Onlar cenaze için..