10 Aralık 2018 Pazartesi 914 Okunma

“Belediyeler iktidar partisinden olursa…” diye başlayan sözler var ya…

Mahalli seçimlerin startı tam anlamıyla verilmedi.
 Seçime yönelik söylemler de henüz tam anlamıyla verilmeye başlanmadı.
Ancak…
Özellikle AK Parti cephesinden “Eskişehir’deki Belediyeler artık, şehrin daha fazla hizmet alabilmesi için iktidarla aynı partiden olmalı” söylemlerini yavaş yavaş duymaya başladık.
Belli iktidar partisi Eskişehir’de bu söylem üzerinden yürüyecek.
Eskişehirli seçmene her fırsatta “Belediyeler iktidar partisinden olursa şehriniz daha çok hizmet görecek. O yüzden gelin iktidar partisini belediyelerde işbaşına getirin” diyecek.
Bazıları için bu doğru bir strateji olabilir…
Yani…
Belediyelerin iktidar partisinden olması, şehre daha çok hizmet gelmesi açısından doğru bir düşünce teşkil edebilir.
Ancak…
Eskişehir’deki geçmiş seçim sonuçları bunun çok da doğru olmadığını ortaya koyar cinsten.
Şöyle ki:
2004 seçimlerinde AK Parti, büyükşehir belediyesini kaybetti ama Eskişehir’in en büyük iki merkez ilçesi olan Odunpazarı ve Tepebaşı belediyelerini kazandı…
Normalde iktidarla aynı partiden olan belediyelerin bu avantajı kullanıp, ilçelere hizmet yağdırması, böylelikle bir sonraki seçimi daha da rahat kazanması gerekiyor değil mi?
Ama öyle olmamış…
AK Parti 2009 seçimlerinde, 5 yıldır yönettiği Tepebaşı belediyesini kaybetmiş.
Ardından…
Aynı AK Parti 2014 yılında da ise yine 10 yıldır yönettiği ve elinde bulunan Odunpazarı belediyesine veda etmiş.
Üstelik…
Üstelik bu seçimde AK Parti’nin elinde  olan Mahmudiye ve Han belediyeleri de CHP’ye geçmiş.
Kısacası…

Hükümet ile aynı partiden olmasına rağmen AK partili belediyeler süreç içinde hep kaybetmiş.
Demek ki, AK partili belediyeler hükümet imkanlarını bir daha seçilebilecek şekilde kullanamamış olmalı ki, her seçim elindeki belediyeleri tek tek kaybetmiş.
O yüzden…

Özellikle AK Partili aktörlerin mahalli seçimlere yönelik açıklamalarında “Yerel iktidar ile merkezi iktidar aynı partiden olmalı. Hizmet ancak böyle gelir” Sözleri çok da etkili ve doğru sözler olmasa gerek…
Zira…
Bu söylem doğru olsaydı, iktidar partisinin bu avantajı kullanan Eskişehir’deki belediyeleri her seçimde tek tek kaybetmez aksine bu avantaj sayesinde bir dahaki seçimi daha farklı kazanmazlar mıydı?
Ama iktidar partisinin belediyeleri olmasına rağmen süreç içinde tek tek kaybettiler…
Ya iktidar partisi belediyesi olmanın avantajı falan yoktu…

Ya da…
İktidar partisinin belediyesi olmanın avantajı vardı, onlar kullanamadılar…


.....


 


Kim kazanır? Kim kaybeder?


Bugünden, seçimlerde belediyeleri kimin kazanacağı? kimin kaybedeceği? soruluyor.
Neredeyse selam verdiğimiz harkes “Seçimler ne olacak? Hangisi kazanacak?” diye soruyor.
Seçimlerin kimin kazanacağını elbette bu günden bilebilmek insanüstü bir meziyet gerektiriyor.
Bizde de böylesine bir meziyet olmadığı için bu yöndeki soruları “hayırlısı” diyerek geçiştirmeye çalışıyoruz.
Ancak…
Son günlerde benzeri soruların sorulma aralığı daha da sıklaştı.
Bizim cevap olarak verdiğimiz “hayırlısı” cevabı da pek tatmin edici görülmemeye başladı.
Soruyu soranlar cevap olarak en azından seçimlerin sonuçlarına ilişkin tahminlerimizi daha açık ve net olarak gerekçeleriyle birlikte ister hale geldi.
Haliyle bizim “hayırlısı” cevabından öte bir şeyler söylememiz icap etti.
Bu yüzden birkaç gündür “Seçimler ne olacak? Hangisi kazanacak?” şeklinde gelen soruları geçiştiremiyoruz.
Gelen bu tür sorular karşısında  “Şu kazanır, bu kaybeder” demiyoruz ama kısaca soruya soru ile karşılık verip şunu soruyoruz: “mevcut belediyelerin seçimleri kaybetmesini gerektirecek hangi sebepler var? AK Parti’nin belediyeleri kazanmasını gerektirecek hangi nedenler var?”
Galiba mahalli seçimlerin sonuçları bu iki soruya verilecek olan cevaplarda gizli…
Öyle ya…
CHP’nin mevcut belediyeleri kaybetmesi için de, AK parti’nin belediyeleri kazanması için de bunların olmasını gerektirecek nedenler ve sebepler olması lazım.
Öyle değil mi?


.....


Umarız bu ceza Eskişehir’de sıklıkla uygulanır…


Yeni Trafik cezaları yürürlüğe girmiş.
Buna göre, mahalle aralarında ve caddelerde kaldırımlara araç park etmenin cezası 350 lira olacakmış.
Araçların tek tekerinin bile kaldırım üzerinde olması halinde bu ceza araç plakalarına anında yansıtılacakmış.
Mahalle bekçileri dahil sivil polisler, zabıta ve Trafik polisleri ile Jandarma ve EDS ekipleri bu cezayı uygulamada yetkili kılınmış.
Eskişehir’de son yıllarda artan “Kaldırım üzerine araç park etme” hastalığı olabildiğince yaygınlaştı.
Umarız bu ceza Eskişehir’de sıklıkla uygulanır.
Böylece…
Yaya yolları da ismi üzerinde olduğu üzere araçlara değil de yayalara kalır.

Zira…
Eskişehir’deki çoğu araçlar, olması gereken yollarda değil, yayalar için ayrılmış kaldırım üzerlerinde duruyor…


.....


Biraz da gülmek lazım


Olay, ilkokulu dışarıdan bitirme sınavlarından birinde gerçekleşiyor.
Dışarıdan bitirme sınavı ya, yağlı ballı adamlar da var sınavda. Gözetmenler sınav sırasında sıraların arasında dolaşıyorlar. Tam o sırada gözetmen bakıyor, adamın biri soruların hiçbirine cevap verememiş; acıyor dama. “Maddenin üç halini yazınız” sorusunu parmağıyla işaret ediyor ve adamın kulağına eğilip cevabı fısıldıyor: ” Katı, Sıvı, Gaz.” Sınav kurulunu dumura uğratan an cevap kağıtları okunurken gerçekleşiyor. Sorunun cevabı, kağıtların birinde aynen şöyle yer alıyor:

– Katır, Sığır, Kaz