13 Şubat 2019 Çarşamba 877 Okunma

Gerçekten merak ediyoruz ne söyleyeceklerini?

Alpu-Mihalıççık yolu yol değil…
Onlarca can kayboldu bu yolda meydana gelen kazalarda.
İnsanların canına tak dedi bu durum.
Büyük bir tepki eylemi gerçekleştirdiler…
-“Yolumuzu yapın” diye bağırdılar.
O eylemin üzerinden çok kısa bir zaman geçti.
Bu kısa zaman içinde bile birçok kaza, birçok ölüm yaşandı aynı yol üzerinde.
Bu kısa zaman içinde bile MHP milletvekili Nurullah Sazak ve CHP milletvekili Utku Çakırözer tarafından meclise önergeler verilip, ilgili bakana sorular soruldu.
Tüm bunlar olurken iktidar partisinden bir Allah’ın kulu çıkıp ağzını açmadı iyi mi?
Hiçbir iktidar partisinin aktörü çıkıp da “Bu durumu hükümetimizin öncelikli işleri arasına aldırmaya çaba harcayacağım” demedi.
İktidar partisinin hiçbir aktörü, üst üste ölümlerin yaşandığı bu yol ile ilgili Ankara’da hiçbir girişimde bulunmadı…
Önümüz seçim.
Merak ediyoruz AK parti’nin aktörleri Alpu ve Mihalıççık’a gitmek için bu yoldan nasıl gidecek?
Gittikleri ilçelerde “Bizim yolumuzla ilgili ne yaptın?” sorusuna nasıl cevap verecek?
Seçimler için oy istediklerinde “Sen bizim yolumuz için yıllarca kılını bile kıpırdatmadın, şimdi kalkıp oy mu istiyorsun?” dediklerinde ne hissedecek?
Gerçekten merak ediyoruz…


.....


Sendika başkanı meseleyi iyi yakalamış…


“Bu iki resimdeki araçları iyice inceleyin.
Sağlık bakanlığı tarafından Türkiye genelinde 250 araçla kanser hastalığı bilgilendirmeleri, tarama organ bağışı teşvik, kan alma vs. işlemleri yapılıyordu.
Tasarruf tedbirleri doğrultusunda Sağlıklı yaşam araçları Ocak ayı içerisinde İstanbul’da toplandı.
Eskişehir deki iki araç İstanbul’a gitti. Şimdi bu araçların (Tanzim Satış Aracı) Domates, biber, patlıcan satmak için sahalara indiği dikkatimizden kaçmadı.
Tasarruf tedbirleri, enflasyonla mücadele, ucuz sebze ve meyvenin sağlık hizmetlerinden önemli olduğunu bir kez daha hep beraber idrak ettik.
Ne diyelim?
Vatan sağ olsun...”
Yukarıdaki tespit Türk Sağlık Sendikası Eskişehir Şube başkanı Hüseyin Kararman’a ait…
Sosyal medya hesabı üzerinden paylaşmış bu tespitini.
Sağlık bakanlığının emrinde olan ve önemli toplum sağlığı hizmetleri üstlenen araçların tasarruf tedbirleri gerekçesiyle İstanbul’a çağrıldığını fakat aynı araçların şimdi sebze-meyve satışı için belediyelerce kullanıldığını söylüyor.
Aynı araçların hem sağlık hizmetinde kullanılırken hem de sebze-meyve satışı yapılırken çekilmiş fotoğraflarını da yan yana koymuş paylaşımında
Meseleyi iyi yakalamış anlayacağınız…
Bu onun işini ciddiye aldığını, sektörüne son derece hakim olduğunu ve ülke gündemini çok iyi takip ettiğini açıkça gösteriyor.
“Peki, ne çıkar ki bu yaptığı tespitin sonunda?” diye bir soru soracak olursanız; hemen söyleyelim: Hiçbir şey çıkmaz!
Çünkü…
Böyle bir yönteme başvuranlar “Neticede ucuz gıda sağlamak da toplumun sağlığını ilgilendiren bir olay” der ve çıkıverirler işin içinden…
Hiçbir yöneten çıkıp da “Evet biz Sağlık bakanlığı için aldığımız bu araçları amacı dışında kullanıyoruz” mahcubiyeti içine falan girmez…
Hiçbiri “Kanser taraması, kan ve organ bağışı için aldığımız ama tasarruf tedbirleri yüzünden kullanmadığımız araçlarla domates-biber satmaya karar verdik” itirafında falan da bulunmaz…
O yüzden…
Her ne kadar sonucu değiştirmeyecek olsa da, biz bu tespitin doğru olduğunu ve   “en azından işini ve görevini iyi yapan, doğruyu da mezarda söylemeyen dikkatli insanlar var” çıkarımı yapabiliriz…


.....


Gülümsetti bizi…


Bando İbrahim…
Diğer adıyla “Şakşak İbo”
“Eskişehir’in en tanınmış isimlerinden biri” desek öyle çok da yanlış bir şey söylemiş olmayız…
Eskiler çok iyi bilir…
O’nun en önde ve ellerini birbirine çırpıp yürümediği hiçbir bayram töreni olmazdı.
Eskişehirli hiçbir zaman onu engelli olduğu için itip kakmadı.
Aksine her zaman sahip çıktı, her zaman korudu kolladı.
Cadde ve sokaklarda çıplak geziyor olmasını dahi zerre yadırgamadı.
Bir gün en lüks lokantanın önünde verilen yemeği yerken görürdünüz onu, başka bir gün Sıcaksular çeşmesi başında insanların onu baştan aşağıya yıkadıklarına şahit olurdunuz.
Yaşı ilerleyince daha çok bakıma ihtiyacı olduğu çıktı ortaya.
Devlet, tıpkı kendisi gibi engelli olan ablasıyla birlikte Seyitgazi’de bulunan Dr Serhat Duruhan Engelli Bakım merkezine yerleştirdi Bando İbrahim’i…
Şimdi orada bakım altında tutuluyor.
Bazen bakımevi personeli tarafından gezmeleri için Eskişehir’e getiriliyor abla-kardeş.
Dün, AK parti büyükşehir belediye başkan adayı Burhan Sakallı’nın Seyitgazi Dr Ferhat Durukaya Engelli Bakım merkezi ziyaretine ait fotoğraflara bakınca gördük Bando İbrahim’i…
Yaşlanmış tabii…
Fotoğraftaki halinden vücudunun eğilmiş, saçlarının da döküldüğü, öte yandan tertemiz bir şekilde bakıldığı anlaşılıyordu…
Uzun uzadıya baktık Sakallı ile olan fotoğrafına…
Eski günlere gitmemizi, gülümsememizi sağladı…


.....


Merak ettik!


Anadolu Üniversitesi bölündü.
Bölünen bölümlerle Eskişehir Teknik Üniversitesi kuruldu.
Bölünmeyi aslında siyasiler istedi.
Çünkü yeni bir Üniversite sözü vermişlerdi.
Bu olmayınca mevcudu bölerek 3 ncü Üniversite yaratmaya karar verdiler.
Böylelikle sözlerini tutmuş olacaklardı…
Evet…
Anadolu Üniversitesini siyasiler böldü…
Eskişehir teknik Üniversitesi’nin doğmasına siyasiler karar verdi.
Aradan belli bir süre geçti.
Şimdi merak ediyoruz…
 Acaba Üniversiteyi bölmeye karar veren siyasiler, bölünerek ortaya çıkan Eskişehir Teknik Üniversitesi’nin ne durumda olduğundan haberdar mı?
İşlerin yürüyüp yürümediğini, zor olan kuruluş sürecinin ne şartlarda işlediğini, Üniversitenin bütçesinin olup olmadığını merak ediyorlar mı?
Yoksa onların görevi bölünceye kadar mıydı?
Gerisi “Kervan yolda düzülür” düşüncesi miydi?
Vallahi merak ediyoruz…