11 Nisan 2019 Perşembe 1682 Okunma

Seçimler ile ilgili 20 yılda bir arpa boyu yol alamamışız iyi mi?

Şimdi anlatacağımız olayın tanığı pek olmayabilir…


Yıl 1994. 27 Mart Mahalli seçimleri…


Eskişehir Büyükşehir statüsüne yeni kavuşmuş. Odunpazarı ve Tepebaşı diye iki merkez ilçeye bölünmüş.


Eskişehir seçmeni büyükşehir ile birlikte ilk kez oturduğu mahalleye göre merkez ilçe belediyeleri için de oy kullanacak bu seçimde.


Seçimler yapılıyor…


Oyların sayımı sona yaklaşırken seçim kurulu başkanı Adliye önünde büyükşehir belediye seçimini DSP’nin kazandığını açıklıyor.


DSP’nin Büyükşehir adayı Sadi Nebrekli omuzlara alınıyor o sevinçle...


DSP konvoyları şehir merkezinde zafer turu atmaya başlıyor.


Ama gelin görün ki bir müddet sonra seçimi Doğru Yol Partisinin kazandığı ve DYP adayı Aydın Arat’ın Büyükşehir Belediye başkanı seçildiği açıklanıyor aynı seçim kurulu başkanı tarafından…


Herkes büyük bir şok yaşıyor…


Seçim kurulu başkanının ilk yaptığı ve DSP’nin kazandığını söylediği açıklaması sonrasında bazı DYP milletvekillerinin odasına girdiği, seçim kuruluna baskı yaptığı ve bunun sonucunda seçimi DYP ve adayının kazandığı iddiaları bir hayli konuşuluyor.


Her neyse…


Seçimin sonucu değişmiyor ve 552 oy farkıyla DYP adayı Aydın Arat büyükşehir belediye başkanı olarak ilan ediliyor…


xxx


Bunun üzerine DSP tespit ettiği bazı sandıkların yeniden sayılması talebinde bulunuyor.


Talep seçim kuruluna geliyor…


Seçim kurulunda Abdülkadir Adar’ın il başkanlığını yaptığı SHP, Zeki Ünal’ın il başkanlığını yaptığı CHP ile DYP, ANAP ve Refah Partisi’nin temsilcileri var. DSP’nin ise temsilcisi yok…


Bir tek Refah partisi temsilcisi Nihat bilgiç “Sayımda hata var. Yeniden sayılmalı” diyor ama diğerleri “sayılmasın” dediği için DSP’nin itirazı ret ediliyor.


Bunun üzerine il seçim kuruluna itiraz için gidiyor DSP.


Bu arada Seyitgazi çöplüğünde DSP ye verilmiş oy pusulaları ile mühürler de bulunuyor.


İl seçim kurulu da “Atı alan Üsküdar’ı geçmiş. Seçim sonucu ilan edilmiş. Yeni başkan koltuğuna oturmuş” diyerek, itirazı kabul etmiyor.


DSP işin peşini bırakmıyor ve bu kez YSK’ya gidiyor…


YSK tam 6 ay sonra itirazın kabul edilmediğini bildirir bir yazı gönderiyor…


YSK, itirazın ret edildiği yazısını DSP’ye yolladığında, Aydın Arat belediye başkanlığının ilk 6 aylık icraatlarını kamuoyuna anlatıyor oluyor…


Kısacası…


552 oy farkı, Eskişehir’in gelecekle ilgili resmen kaderini belirliyor.


Seçimin üzerinden neredeyse 10 gün geçti ve biz hala seçimin güvenilir olmadığını, geçersiz oyları, kaydırmaları, sandıkta ve seçmen konusunda çeşitli oyunların döndüğünü konuşuyoruz…


Tıpkı 20 yıl önce Eskişehir’de yapılan Belediye seçiminde olduğu gibi.


Demek ki biz, aradan geçen 20 yıldır güvenilir bir seçim yapabilme konusunda bir arpa boyu dahi yol alamamışız…


 


NEDEN “ESKİŞEHİR’İN KADERİNİ DEĞİŞTİREN SEÇİM OLDU” DİYORUZ?


 


Yukarıda da söyledik…


1994 mahalli seçimleri, Eskişehir’in kaderini değiştiren seçim oldu…


Zira…


Şehirde büyük bir çoğunluk, önce kazandığı, sonra da 552 oyla kaybettiği açıklanan DSP adayı Sadi Nebrekli’nin seçimi sandıkta  kazandığına, masa başında ise kaybettiğine inanıyordu.


Sayım sırasında seçim kuruluna yapılan bazı şaibeli ziyaretler olmasa, ya da DSP’nin itirazı kabul edilip, oylar yeniden sayılsa, Aydın Arat yerine Sadi Nebrekli’nin belediye başkanı olacağını söylüyordu Eskişehirliler.


Ama olmadı…


Belediye başkanlığı koltuğuna Aydın Arat oturdu…


Arat’ın dönemini bitirmesine ömrü vefa etmedi. 18 ay kala vefat etti.


Büyükşehir Meclisi’nde yeni başkan seçimi büyük kavgalara yol açtı.


DYP’den birlikte Odunpazarı ve Tepebaşı belediye başkanı seçilen Orhan Soydaş ile Ayhan Boyer, vefat eden Arat’ın koltuğu için karşı karşıya geldi.


Meclis içinde yapılan seçimde Orhan Soydaş 18 ay için  büyükşehir belediye başkanı seçilince, boşalttığı Tepebaşı belediye başkanlığı için bir benzeri kavga da Tepebaşı belediyesinde yaşandı.


Defalarca yapılan oylama sonucunda Ömer Eker 18 ay süreyle Tepebaşı Belediye Başkanı oldu.


Eğer 1994 yılı seçimlerinin galibi DSP adayı Sadi Nebrekli olsaydı, ne Aydın Arat olacaktı ne de Orhan Soydaş…


Büyük ihtimal, DSP 1999 seçimlerinde belediye başkanlığı için yine Sadi Nebrekli’yi aday gösterecek, Yılmaz Büyükerşen ise muhtemelen önce Milletvekili, ardından da büyük ihtimalle Milli Eğitim Bakanı olacak, belediyede 5 dönemi falan olmayacaktı.


Sadece ama sadece 552 oy Eskişehir’in kaderini tam anlamıyla değiştirdi…


,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,


AK parti’nin kuruluşu ve sonrasındaki birkaç yıl sorun yok ama…


 


Eskişehir’de AK parti’nin kuruluşundan itibaren hiçbir sorun yok…


2002 seçimlerinde 4’ncü milletvekilliği 300-400 oyla kaybediliyor.


2004 yılına yani mahalli seçimlerin yapıldığı yıla gelindiğinde ise aynı AK Parti Odunpazarı ve Tepebaşı belediyelerini rahatlıkla kazanıp, büyükşehir’i sadece 9 bin civarı oyla kaybediyor.


Anlaşılacağı üzere partinin kuruluşundan itibaren, sonraki yıllarda hiçbir sıkıntı yok partide…


Partide ne oluyorsa 2006-2007 yılları sonrasında oluyor…


Önce eldeki Tepebaşı gidiyor 2009 seçimlerinde…


Ardından 2014 seçimlerinde de Odunpazarı…


Bu süreçte bir türlü kazanılamayan büyükşehir’i ve kaybedilen dış ilçeleri söylemiyoruz bile…


Demek ki sıkıntı ne kuruluş yıllarında ne de kuruluş yılları sonrasındaki birkaç yılda…


Sıkıntı, yukarıda da söylediğimiz gibi 2006-2007 yılları ile başlıyor…


Peki, bu yıllarda ne oluyor da parti sürekli oy ve seçim kaybeder bir hale geliyor?


İşte bunun cevabını bulacak olanlar bizzat AK partililer…


Baksınlar o yıllara partide neler değişmiş?


Kurucu ekiplerin yerin hangi ekipler gelmiş.


 Eskişehir halkı ile entegre olan parti yöneticilerinin yerini hangi gruplar almış?


Parti, parti binasından yönetilirken, nerelerden ve kimler tarafından yönetilmeye başlanmış?


Bunlara cevap bulunursa, başarısızlığın nedeni de bulunmuş olur kanısındayız…


,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,


 


 


3-4 gün izin lütfen!


 


“Seçim süreci yaklaşıyor” derken, “Adaylar kim olacak?” sorusun cevabını ararken, belirlenen adaylarla ilgili yaklaşımları takip ederken ve seçim süreci aktif olarak bizzat başlarken…


Ve neticede…


Seçim gerçekleşip, sonuçlar ortaya çıkarken…


Ve devamında…


Seçim sonuçları ile ilgili ortaya çıkan durumların yorumlanmasına kafa yorarken, gerçekten kafamızı bir hayli yorduğumuz çıktı ortaya…


Kendi adımıza son derece yıpratıcı bir süreci geride bıraktık.


Bıraktığımız andan itibaren de yorgunluğumuzla baş başa kalıverdik.


Şöyle birkaç günlük şarj vaktimizin geldiği gerçeği ile sizlerden izin istemek durumundayız…


Bu köşede 3-4 gün de olsa bir arada olamayacağız…


Yorgunluğu atmış, dinlenmiş, enerji dolu bir şekilde ve 4 gün sonra buluşmak dileğiyle…