15 Mayıs 2019 Çarşamba 615 Okunma

Bu çifte standart değil mi?

İstanbul’da YSK’nın seçimleri iptal etmesinin ardından kamuoyunda bir tepki oluştu.


Seçim iptali üzerine oluşan bu tepki, özellikle sosyal medya üzerinden “Her şey güzel olacak” sloganı ile Ekrem İmamoğlu’na desteğe dönüştü.


Bu desteğe, sosyal medya hesapları üzerinden bazı sanatçılar da “Her şey güzel olacak” paylaşımlarıyla iştirak etti.


İktidar kanadından bu sanatçılara müthiş bir tepki geldi.


“Her şey güzel olacak” paylaşımında bulunan sanatçıların listesi çıkartıldı.


İktidar partisi belediye başkanları, bu paylaşımda bulunan sanatçıların şehirlerine giremeyeceğini açıkladı.


Cumhurbaşkanından tutun da iktidar partisinin bakan ve milletvekillerine kadar bu paylaşımda bulunan sanatçılara aba altından sopa gösterildi.


Bu arada…


İktidar destekçisi sanatçılar da “Her şey güzel olacak” paylaşımında bulunan meslektaşlarına verip veriştirmeye başladı.


Anlayacağınız iş çığırından çıktı.


İktidar ve iktidar çevresi meseleye  “demokrasi çerçevesinde bir fikir beyanı” olarak bakma olgunluğunu gösteremedi.


Halbuki…


Başkanlık sistemi ile ilgili yapılan referandum öncesini herkes hatırlıyordur.
Yönetim değişikliği ile ilgili  “Evet” ve “Hayır” diyenler vardı.
Televizyona çıkan ünlü sanatçılar ve futbolcular, tıpkı iktidarın istediği gibi başkanlık sistemini istediklerini ve “Evet” diyeceklerini belirterek, halkın da “Evet” demesini istemişlerdi.
Bu konuda hazırlanan film sık sık televizyon kanallarında yayınlanıyor ve ünlü sanatçılar “Ben evet diyorum. Sen ne diyorsun?” diye bir başka ünlü sanatçının ismini söylüyor, o ünlü isim de “Ben de Evet diyorum” diyerek, başka bir ünlüye topu atıyordu.


Sonuç olarak…


Sanatçılar, “Her şey güzel olacak” paylaşımında bulunduğu için iktidarın hışmına uğrarken, aynı iktidar referandum öncesinde sanatçıların “Biz de Evet diyoruz” paylaşımlarından keyif alıyor ve bunu seçim propagandası olarak kullanıyordu.


Bu gün “Sanatçı işine baksın. Siyaset yapmak onlara mı kaldı. Kendileri bilirler. Hepsini not ediyoruz” diye çıkışanlar, referandum öncesinde Evet oyu vereceklerini ilan eden sanatçılar için “Sanatçı bu ülkenin evladı değil mi? Tabii ki görüş beyan edecek. Bunun neresi yanlış?” diyerek, iktidara destek olan sanatçılara adeta siper oluyor, sahip çıkıyordu…


,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,


İnsan iki çevre yolundan birini bari yapar!


 


Eğer 2007 yılından bu yana söz verilen Güney Çevre Yolu bugüne kadar yapılmış olsaydı:


 Ankara’dan gelişte yol  Kanlıpınar Göletine gelmeden ayrılacak, Sarısungur’un arkasından geçerek Kızılinler civarından Kütahya Yoluna bir bağlantı sonrasında ise Çukurhisar civarındandan Bursa Yoluna bağlanmış olacaktı.


Eğer Kuzey çevreyolu şimdiye kadar yapılmış olsaydı: 


Projeye göre yol, Sarıkavak ve Paşakadın mahallelerinden başlayıp, Balçıkhisar, Topkaya, Uyuzhamam- köyü, Aktepe, Gökçeoğlu gibi mahallelerden geçerek Alpu yakınından geçecek. Yol daha sonra, Türkmentokat, İmişehir, Kanlıpınar, Yassıhöyük, Sevinç, Gökdere, Ahiler, Cumhuriyet, Eskisekiören, Muttalip mahalleleri güzergâhında Tepebaşı’ndan ve kent merkezi yakınından geçecek. Kozkaya, Yukarısöğütönü, Kavacık ve Eğriöz mahallelerinden Çukurhisar’a ulaşacak olan yol, buradan Bozüyük istikametinde devam edecekti.


Her iki yolun yapımı halinde Marmara ve İç Anadolu Bölgelerini birbirine bağlayan ulusal öneme sahip bir ulaşım ağı yaratılırken, bölgede kesintisiz, erişim kontrollü, güvenli ve konforlu bir karayolu ulaşımına katkı sağlanacaktı.


En önemlisi de…


Eskişehir’in içinden geçen, şehri ikiye bölen ve adı çevre yolu olan yol, transit trafiği gün boyu taşımak zorunda kalmayacaktı…


Fakat bir türlü yapılmadı bu iki çevre yolu.


Üstelik defalarca söz verilmesine rağmen yapılmadı.


Her seçim öncesi, seçim vaadi olmasına rağmen yapılmadı.


Eğer birinden biri bugüne kadar yapılabilmiş olsaydı, bu gün Organize Sanayi, Şehir hastanesi ve Fuar alanı yükünü taşıyan ve karşılıklı üç şeride çıkartılan yol tıkanmaz, şehir içi trafik ve ulaşım sorunu bu denli fazla hissedilmezdi.


Ama yapılmadı işte!


Üstelik söz ve vaatlere rağmen yapılmadı…


,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,


 


 


Demokrasi mi?


 


Demokrasi hukukun geçerli kılındığı ülkelerde olur.


Bunun yanı sıra…
Demokrasinin en basit şekilde tanıtımı yapılırken iki önemli unsuru olduğu vurgulanır…
Birincisi: Düşünce ve ifade özgürlüğüdür…
Düşünce ve bu düşünceleri rahatlıkla ifade etme özgürlüğünüz varsa, demokrasinin işlediği bir ortamda yaşıyorsunuz demektir.
Diğeri ise…
Örgütlenme özgürlüğüdür…
Başkalarının özgürlüğünü kısıtlamayacak ve yasalara aykırılık teşkil etmeyecek şekilde örgütlenebiliyorsanız, yine demokrasinin işlediği bir ortamda bulunuyorsunuz demektir.
Demokrasinin olmazsa olmaz iki tanımına bakın…
Düşünebiliyor musunuz? düşündüğünüzü ifade edebiliyor musunuz? Ve örgütlenebiliyor musunuz?
Eğer bunlar varsa, demokrasi vardır…
Yoksa…
Yoktur…


 


,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,


Biraz da gülmek lazım


 


Florida’da sahilde bir başına dolaşan adam, yerde yarısı kuma gömülmüş bir şişe ...farkeder. Şişeyi alıp açtığında içinden binbir gece masallarından kalma bir cin çıkar ve adama; ’ Ey yabancı, ben 3 bin yıldır bu şişenin içinde hapistim. Sen beni serbest bıraktın. Benden bir dilek dile, hemen yerine getireyim ’ der.
Adam oturmuş, bir süre düşünmüş ve;
’ Her zaman Hawaii’ye gitmek istedim fakat uçaktan korkarım ve denizde beni çok kötü tutar. Benim için Hawaii’ye bir köprü yap böylece arabayla oraya gidebilirim ’ demiş.
Cin gülmüş ve ’ Bu imkansız. Bu işin lojistiğini düşün! Köprünün ayakları nasıl Pasifik’in dibine ulaşabilir? Ne kadar beton gerektiğini ne kadar çelik gerektiğini düşün! Üstelik bu doğanın dengesiyle oynamak anlamına geliyor. Gel sen bu isteğinden vazgeç, başka bir şey dile… ’ demiş.
Adam ne yapalım o zaman deyip yeniden düşünmeye başlar. En sonunda; ’Dört kez evlendim ve boşandım. Bütün kadınlar benim duyarsız olduğumu düşünür ve onlarla ilgilenmediğimi söylerlerdi. Bu yüzden kadınları anlayabilmeyi diliyorum. Kadınlar nelerden hoşlanırlar, nelere gülerler, nelere ağlarlar, davranışlarındaki temel mantık nedir? Bir şey söylemedikleri zaman gerçekten ne istediklerini anlayamıyorum. Bana kadınları anlama gücü ver…’

Cin; ’ Köprü iki şeritli mi olsun, dört şeritli mi? ’