16 Mayıs 2019 Perşembe 218 Okunma

Böyle bir temenni niçin önemli?

 


 


Ekrem İmamoğlu’nun seçim çalışmaları sırasında çekilmiş videolarını izlediyseniz mutlaka dikkatinizi çekmiştir.


Nereye gitse etrafı çocuklarla doluyor.


Mitingde, çarşıda, pazarda,  üzerine atlayan, boynuna ve paçasına sarılan çocuklar dolu.


Küçüğü kucağına sarılıyor, biraz büyüğü beline sarılıyor.


Yanına yaklaşamayan uzaktan “Ekrem Abiiii” diye bağırıyor.


Bu durum suni yaratılmış bir seçim çalışması değil.


Bu üzerinde çalışılmış bir tiyatro gösterisi de değil.


Bu seçim stratejisi hiç değil.


Bir tanesini bile izleseniz o videoların, Onun çocukları, çocukların onu ne kadar içten sevdiğini anlayabiliyorsunuz.


Belli ki çocukların gönlüne girmeyi başarmış.


Çocuk deyip geçmeyin…


Farklıdır onların psikolojileri.


Herkesi sevmezler, herkese o temiz duygularını da vermezler.


Böylesine hayranlık duymaları, gördükleri yerde boynuna-paçasına sevgi ile yapışmaları, “Ekrem Abiiii” diye bağırarak duygularını açıkça ifade etmesi, bugüne kadar hangi siyasetçiye nasip olmuştur ki?


Hangi siyasetçi çocukların gönlünde bu denli sevgiyi hak edebilmiş ki?


Hangisi bugüne dek çorcukların “Abisi” olabilmiş ki…


Bakın burası çok önemli!


Çocuk kolay kolay birini sevmez.


Çocuk birini sevdiğinde de hayatı boyunca kolay kolay sevdiğini unutmaz.


İsteseniz de istemeseniz de bizi geleceğe işte bu çocuklar sürükleyecek.


İşte o yüzden bana göre önemli her şey güzel olacak temennisi…


Bugün olmasa bile, bu çocukların sağlayacağı gelecekte güzel olacak her şey…


Çocukların “Abisi” olabilme sevgisini hak edebilmiş siyasetçilerle olacak…


.....


 


Seçmenin tavrına şapka çıkartmak gerekirse…


 


CHP Haydar Çorum’u Mihalıççık ilçesinden aday gösterdi.


CHP sonra ittifak çerçevesinde bu ilçede aday çıkartmamaya karar verdi ve adayı geri çekti.


Haydar Çorum bu kez DSP’den aday oldu.


Deve dişi gibi iki ittifakın yarıştığı ilçede yüzde 47,5 oy alıp belediye başkanı seçildi.


Bu elbette “Mucize” tanımı yapılabilecek büyük bir başarı…


Ancak…


Mihalıççık seçim sonuçlarının, gerçekleşen bu mucize’den öte ortaya koymuş olduğu önemli mesajlar var…


“Mahalli seçimlerde seçmen adaya oy verir. Bu seçimde bunu bir daha gördük” gibi klasik bir tespiti tekrarlama niyetinde değiliz.


Mihalıççık seçim sonuçları elbette bu tespitin doğruluğunu kanıtladı ancak bundan da önemlisi seçmenin aynı zamanda her mağduriyeti görüp, her mağdur olanı oylarıyla koruyup kolladığını da bir kez daha gösterdi.


Mihalıççık seçim sonuçları aynı zamanda, seçmenin güçlüden yana olmayacağını bir kez daha ispat etti.


Bu ilçede yapılan seçimin sonuçları hatta seçmenin, partilerin referansları ile önlerine konulanları değil, kendi referanslarıyla ortaya çıkanları tercih ettiğini resmen ortaya koydu.


Mihalıççık seçim sonuçları seçmenin lobicilik ve hemşericilikten de üstün tuttuğu bazı değerleri olduğunu ve bu değerleri ortaya koymakta hiçbir tereddüt yaşamayacağını da ispatladı…


Belediye başkanı seçilen Haydar Çorum, Millet İttifakı ve CHP’nin adayı olarak seçime girseydi, belki de seçimi kazanamayabilirdi…


İyi ki de böyle oldu…


Zira Mihalıççık seçim sonuçları seçmenin nerede, Nasıl ve hangi koşullarda nasıl davranış sergileyeceğinin görülmesi açısından siyasetin geleceği açısından bildiğiniz umut oldu…


O yüzden…


Haydar Çorum’un seçimi kazanması elbette önemlidir.


Fakat…


O’na seçimi kazandıran seçmenin tavrına da kesinlikle şapka çıkartmak gerekiyor…


......


 


Kendi seçmenim bana yeter dersen…


 


Son yapılan yerel seçimlerde AK parti elinde olmayan belediyeleri alamadı.


Dahası…
AK parti elindeki belediyelerin bazılarını da Ankara, İstanbul, Antalya’da olduğu gibi alamadı.


Demek ki seçimlerde “Kendi seçmenim bana yeter” demeyeceksin.


Demek ki “Kendi seçmenimi ikna edeyim, seçim çantada keklik olur” da demeyeceksin.


Çünkü…


Kendi seçmeninin oyu yetmiyor.


Seçim kazanmak için karşı seçmenin oyunu alman gerekiyor.


Bunun için de, kendi seçmenini ikna ettikten sonra karşı seçmeni ikna etmen zorunlu hale geliyor.


Şimdi, seçimin tekrarlanacağı İstanbul’da benzeri bir durdum var.


AK parti kendi seçmeni ile seçimi kazanamadığını gördü.


Şimdi işi iki kat daha zor hale geldi.


Önce kendi seçmenini bir kez daha ikna edecek ki, seçimde kendisine oy verenler arasında önümüzdeki seçim için oy vermeyeceğini söyleyen birçok seçmen var.


O da yetmeyecek…


CHP adayına oy veren seçmenin oyunu alacak…


O yüzden AK parti’nin 23 Haziran’da yapılacak seçimde işi çok zor.


 ......


 


Biraz da gülmek lazım


Agop'la karısı Hayganuş kahvaltı ediyorlarmış. Hayganuş sormuş:
- Sular akmoor Agop, bir bakarsin degil mi?
- Nereden cikarirsin simdi Hayganuş, ben muslukçu ?
- Peki havagazini bir kontrol etsen.
- Canim, ben tesisatci?
- Agop, elektrik dügmesi de bozulmuş
- Yeter artik Hayganuş öfff...
Agop akşam eve geldiginde bir bakmış ki bütün aksaklıklar onarılmış. Merakla sormuş Hayganuş 'a:
- Canim karim, kime yaptirdin bunlari?
- Kirkor 'a rica ettim beni kirmadi.
- Ne?... Kirkor mu? O dunyanin en kötü adamidir. Karşiliksiz bir şey yapmaz.
- Evet bana " ya benimle yatacaksin ya da pasta yapacaksin" dedi
- Güzel...Pastayi neli yaptin?
- Ah Agop, nereden çikarirsin bunu Ben pastaciiii...?