10 Ağustos 2019 Cumartesi 479 Okunma

Tepede olanın tabanı bağlamadığını gördük…

Mahalli seçimler öncesinde oluşan ittifaklarda şöyle bir tablo mevcuttu.
Cumhur İttifakında, AK Parti ve MHP genel başkanları son derece iyi anlaşıyor, birbirlerine nezaket ve zarafet gösterilerinde bulunuyor ve birbirlerini olabildiğince destekliyordu.
Ancak…
Her ki partinin tabanlarında bunu söylemek mümkün değildi.
Tam tersine, AK parti tabanı işin içine MHP’nin girmesinden, MHP tabanı ise AK Parti’ye destek olmaktan pek de hoşnut değildi…
Millet İttifakında ise genel başkanların birbirlerine karşı bu denli yakın oldukları gözlenmiyordu.
Birlikteydiler ama öyle sarmaş dolaş bir durumu da sergilemiyorlardı.
Fakat her iki parti tabanı da birbirlerine karşı, genel başkanların olmadığı bir yakınlaşma yaşadı.
Sonuç olarak…
Seçimlerden başarıyla çıkan, genel başkanların yakınlaştığı ittifak değil de, tabanların yakınlaştığı ittifak oldu.
Eskişehir seçimleri de bunun en bariz örneğini teşkil etti.
Şimdiki süreçte, seçim öncesi kurulan ittifakların devam edeceği konuşuluyor sürekli…
Eğer siyasetin önümüzdeki süreci,  bu ittifakların devamıyla olacaksa, bu işten tabanları birbiriyle yaklaşan, uzlaşan ve anlaşan ittifak karlı çıkar…
Zira…
Mahalli seçim sonuçları bile, tepede sağlanan uyum ve anlaşmanın tabanı hiç de bağlamadığını nemsen ispatladı…


.....


Bunu bir türlü anlamıyoruz…


Raylı araçların testleri yurtdışında yapılıyor.
Bunun için önemli bir para çıkıyor ülkeden.
Bu testlerin yapılması için Eskişehir’de bir çalışma başlatıldı.
Anadolu Üniversitesi bünyesinde Uluslararası Raylı Sistemler Test Merkezi (URAYSİM) kurulmasına karar verildi.
Bu yönde çalışmalar başladı ve önemli mesafeler kat edildi.
Önceki gün proje 11’nci kalkınma planına dahil edildi.
Bu şu demek:
“Devlet Raylı Sistemler Test Merkezini yapmaya son derece kararlı”
Bu arada söz konusu proje, Alpu Ovası’nda yapılacak…
***

Aynı Alpu Ovası’nda, URAYSİM projesinin yapılacağı yerde devletin, yeraltından kömür çıkartılmak suretiyle Termik Santral kurma kararı var.
Her ne kadar ihaleleri ertelense de, bir taraftan da sondaj çalışmaları yapılıyor.
Hiçbir yetkili çıkıp “Biz bu işten vazgeçmedik” demiyor.
Tam tersine, yapılan açıklamalar Termik santralinin kurulacağına yönelik.
Bu şu demek:
“Devlet bu bölgeye Termik santral kurmakta son derece kararlı”
***

Alpu Ovası, adı üzerinde birinci derece tarım alanı.
Üzerinde tarım ve hayvancılık haricinde başka hiçbir şey yapılamaz.
Nitekim Cumhurbaşkanı Erdoğan Eskişehir’e geldiğinde buradaki tarım arazilerinin korunacağını bizzat söyledi.
Ama gelin görün ki, aynı tarım arazisi üzerine devlet hem URAYSİM projesini yapmakta, hem de kömür çıkartmak suretiyle Termik Santral yapmakta kararlı.
İşte anlamadığımız nokta da tam burada.
Aynı yerde üç ayrı faaliyet üst üste nasıl yapılacak?


.....


Nicelik kadar niteliğe de ihtiyaç var demek ki…


Bakın aşağıdaki tablo son derece ilginç.
2018-19 döneminde, her kademede, Türkiye Cumhuriyetinde okuyan öğrenci sayıları verilmiş tabloda.
7.7 milyon öğrenci yükseköğretimde eğitim görüyor.
17.9 milyon öğrenci ise Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde eğitim görüyor.
Tabloya bakıp, öğrenci sayılarını topladığınızda, ülke nüfusunun neredeyse üçte birinin okuduğunu anlıyorsunuz.
 Ama gelin görün ki biz hâlâ "Eğitim Şart" cümlesini etmeden konuşamıyoruz.
Sonuç olarak…
Eğitimde nicelik kadar, niteliğe de odaklanma zorunluluğumuz her geçen gün daha da fazla ortaya çıkıyor…