7 Aralık 2019 Cumartesi 785 Okunma

Odunpazarı belediyesine kayyum atanacakmış öyle mi?

 


 


 


Kazım Kurt’un geçmiş 8 aylık süreci değerlendirdiği toplantıdan çıktık, tramvayla dönüyoruz.


Cihan Yıldırım ve Merve Akman da var yanımızda.


Ayakta gidiyoruz anlayacağınız.


O sırada bir koltuk boşalınca, kucağındaki tripotla Merve oturdu koltuğa.


Karşısında oturan kadın yolcu, kucağındaki tripottan dolayı Merve’yi fotoğrafçı zannetmiş olacak ki sordu “Fotoğrafçısın galiba?” diye…


Merve’nin “Yok. Gazeteciyim. Odunpazarı Belediyesi’nde bir basın açıklaması vardı da, oradan geliyoruz” cevabı üzerine kadın ne dese iyi?


-“Odunpazarı belediyesine Kayyum atanacakmış. O yüzden mi gittiniz!”


O anda Cihan ile birbirimize baktık uzun süre…


Şaşırmamak elde değil tabii…


Neden sonra Cihan “O dediğin 5-6 ay önceydi abla” diyebildi…


Kadın ise kendinden son derece emin “Yok yok! O zaman da konuşuluyordu ama bu yeni. Bugün yarın Odunpazarı Belediyesine kayyum ataması yapılacakmış” demesin mi?


Cihan o şaşkınlık içinde “Eğer öyle bir şey olursa gelir seni buluruz abla! Baksana bizden daha önce haber alıyorsun” diye zoraki bir espriyi ancak yapabildi…


Tramvay’dan indiğimizde ne düşüneceğimizi şaşırır haldeydik…


Böylesine aslı astarı olmayan bir söylentinin ne amaçla çıkartıldığına mı?


Bu aslı astarı olmayan söylentiye inanılmasına mı?


Birilerinin gerçekten kayyum atanması halinde sevinecek olmasına mı?


Hangisine üzüleceğimizi bilemedik…


,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,


 


Söylediklerin doğru ama kıymeti yok…


 


Ülkede iktidar olup, ülkenin herhangi bir şehrinde muhalefet olmak zor iş…


Tıpkı Eskişehir’de olduğu gibi…


AK Parti 18 yıldır ülkenin iktidarında.


Aynı AK Parti 18 yıldır Eskişehir’de muhalefette.


Bu durum, AK parti açısından ruh dengesini dahi bozacak bir durum yaratıyor.


Düşünsenize…


Hükümet eden iktidarınız bir söylemde bulunuyor, ya da bir uygulamaya imza atıyor.


Bunu, inanmasanız da mecburen savunmak durumunda kalıyorsunuz.


Benzeri bir söylem ya da uygulama muhalefet olduğunuz şehirde yaşanıyor…


Sessiz kalsanız olmuyor, eleştirseniz hiç olmuyor.


Eleştirdiğinizde de dikkate değer bulunmuyor.


Zira…


İnsanlar “Sizinkiler yaptığında niçin sesiniz çıkmadı. Her şeyi yapmak size hak da başkalarına hak değil mi?” diye sorguluyor.


Bakın en son örnek şu su zamları…


Hükümet, yani iktidar ne kadar mal ve hizmet varsa hepsine birbiri ardına zam yapmış…


Buna ses çıkartamıyor AK partililer.


Nasıl çıkartsınlar ki?


Kendi iktidarını ve hükümetini eleştirecek değil ya.


Haliyle sessiz kalıyor…


Fakat CHP belediyesi zam yapınca, mahcubiyet içinde olunsa da, muhalefet kimliğiyle bu durumu eleştiriyor…


İşin kötü tarafı…


İktidarının yaptığı zamlara ses çıkartmayıp, belediye zamlarını eleştirdiğinde, çok da dikkate alınmayacağını biliyor.


Nitekim alınmıyor da…


Çünkü…


AK parti açısından ortaya her zaman “Söylediklerimiz doğru ama kıymeti yok” gibi bir durum çıkıyor…


Dahası…


-“Hükümet doğalgaz, akaryakıt ve elektrik zamlarını geri alsın, belediye de su zammını geri alır” dendiğinde, ortalık sus-pus oluyor…


Not-


AK Parti’nin önceki gün Hamamyolu’nda yaptığı su zammına tepki açıklamasını bir internet sitesinden canlı olarak izlerken, tam gazetecilerin fotoğraf çekileceği sırada arkadan bir kadının sesi geldi.


Şöyle diyordu kadın: “Doğalgaza, elektriğe, şuna buna zam geldiğinde neredeydi bunlar!”


Yukarıda da söyledik ya…


Söylediklerin doğru ama kıymeti yok…


Çünkü…


Siz bundan önceki doğruları söylemediniz, söyleyemediniz…


……………………………………………………………


 


Umarız biran önce aramıza döner…


Erkut Çakar başarılı bir iş adamı…


Aynı zamanda iyi de CHP’li…


İşletmeciliğini yaptığı Porsuk sahil yolu üzerinde bulunan Dante Cafe, sohbetlerin, kulislerin ve bir araya gelmelerin mekanıdır.


Uzun süredir görmediğiniz siyasetin önemli isimlerini, cafenin girişinde bulunan ve müşterinin oturtulmadığı rezerve masada ve bir sohbet ortamında görebilirsiniz.


Bu manzaraya her rastladığınızda da “yine herkes Erkut Çakar’ın etrafında toplanmış” yorumu yaparsınız ister istemez.


Samimidir, sevecendir, ağırlamayı, yemeyi-içmeyi bilir.


Kalbinde kötülük olmayan, şiirle yaşayan, naif, yaşamayı seven, nezaket ve zarafet sahibidir.  Güzel adamdır vesselam.


Önceki gün öğrendik.


Yerleşme kararı verdiği Didim’de ciddi bir kalp rahatsızlığı geçirmiş.


Tedavi altına alınmış ve bilinci kapanmış.


Üzüldük tabii pek çok kişi gibi.


Umarız bu ciddi durumu atlatır ve biran önce aramıza döner…


,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,


 


Şirazesi kayan siyaset…


 


Siyasette eskiden kesin ve kırmızıçizgiler vardı.
Söylemler belirli bir şablon içinden kesinlikle çıkmaz, çıkamazdı.
Siyasi simgeler önemliydi.
Bu gün için her şey birine girdi.
Siyasetin şirazesi kaydı.
Siyasal düşünce tarzının şakülü yerle bir oldu.
Simgelerin terazisi tam anlamıyla şaştı.
MHP ve CHP liderleri Rabia işareti yapar oldu.
Başbakan Bozkurt işareti ile partililerin karşısına çıktı.
Erdoğan sağ yumruğu ile görüntü verir oldu.
MHP’nin toplantısında Erdoğan’ın fotoğrafları asıldı.
Ne kesin çizgiler kaldı ne de olmazsa olmazlar.
Kavramlar birbirine girdi, Anadolu değimi ile “at izi it izine karıştı”
Kısacası…
Gelinen noktada siyasette kimin nerede olduğunu tespit etmek artık mümkün değil.
Bildiğiniz Adana Şalvarı’ndan farkı kalmadı siyasetin.
Önünü de arkasını da giyseniz “Olur” oldu…


………………………………………………………….


 


BİRAZ DA GÜLMEK LAZIM



Genç rahibelerden biri koşarak gelir ve baş rahibenin önünde diz çökerek;
- "Değerli hemşire, sormayın başıma neler geldi ..."
- "Neler geldi kızım ?"
- "Arka bahçede çiçek topluyordum, nerden geldi bahçıvanın oğlu ortaya çıktı ve maalesef bana,,,,,"
- "Tecavüz mü etti?"
- "Evet..."
- "Hımmmm, peki kızım sen şimdi git, mutfaktan bir limon al, kes ve suyunu iç.."
- "Aaa, limon hamileliği önler mi ?"
- "Hamileliği önlemez de, en azından sırıtmanı engeller..."