14 Aralık 2019 Cumartesi 785 Okunma

Biz de mi kapatsak acaba?

Geçtiğimiz günlerde başında da yer almıştı.
İsviçre'de, Federal Meclisi'in üst kanadı olan  Eyaletler Meclisi, gündem yokluğu nedeniyle toplanmama kararı almıştı.
Eyaletler Meclisi Başkanı Karin Keller-Sutter, meclise danıştıktan sonra oturum açmanın gereksiz olacağına karar vermişti.
Bu karar tasarrufa da neden olmuştu.
Çünkü…
46 üyeli meclisin her bir üyesinin, meclise günlük maliyetinin 735 İsviçre frangı olduğu, açılmayan meclis nedeniyle 67 bin İsviçre Frangı tasarruf elde edildiği haberlere yansımıştı.
Hatta…
İsviçreli bazı parlamenterler, tasarruf ile sonuçlanan bu uygulamadan sonra gelecekte meclisin önemli bir meselenin olmadığı bütün günlerde benzer şekilde kapalı tutulması görüşünü savunmuştu.
***
Birkaç gündür Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki Bütçe Görüşmelerini takip ediyorum televizyon kanallarından…
Meclis salonunun ilk üç-dört sırası haricinde, tüm salon bomboş vaziyette…
550 milletvekilinden, salonda bulunanları saymaya kalksanız 50’yi bulmaz.
Milletvekillerinin onda biri bile genel kurula gelmiyor.
Cumhurbaşkanlığı sistemine geçildiğinden bu yana meclisin zaten öyle ahım şahım bir etkisi ve yetkisi de kalmadı.
Daha doğrusu…
Meclise gerek de kalmadı.
Çünkü…
Cumhurbaşkanının tasarrufuyla, Kanun hükmündeki kararnamelerle, bakanlar kurulu kararlarıyla falan işler zaten yürütülüyor.
Hani diyoruz ki;  biz de Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni gündem yokluğu ya da gereksizliği nedeniyle kapatsak, kim bilir ne karlar elde ederiz?
Sizce de öyle değil mi?


....


Ankara’ya gitmek biraz sıkıntılı
olacak gibi…


Eskişehir’den Ankara’ya sabah 08.40’da giden hızlı tren, saat itibarıyla Eskişehirlilerin en çok kullandığı trendi.

Zira…
Öğleden önce Ankara’da oluyordu.
Böylece…
Öğle sonrası Eskişehir’e dönme imkanı daha uygun bir hale geliyordu.
Bu sefer kaldırılmış.
09.11 İstanbul trenine yönlendirilmiş.
Şimdi kalkıp “Ne olmuş yani? Arada yarım saat fark var. Ankara’ya yarım saat geç gidilse ne olur?” diye düşünebilirsiniz.
Haklısınız da böyle düşünmekte.
Sonuçta aradaki fark topu topu 31 dakika.
Yani yarım saat.
Fakat burada mesele 30 dakika değil…
Mesele, yönlendirilen İstanbul treninin Eskişehir için kontenjanı yok denecek kadar az…
Bu demek ki artık sabah Yüksek hızlı Tren ile Ankara’ya gitmek biraz sıkıntılı olacak gibi…


....


Gerçekten merak ediyoruz?


Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş bir televizyon programına katılıyor.
Canlı yayında, program sunucusu “İnsanlar Bursa’dan Eskişehir’e gidiyor. Görmek ve gezmek için hafta sonu Eskişehir’e gidiyorlar. Bu konudaki görüşlerinizi alabiliriyiz?” diye sorması üzerine şu cevabı veriyor:
-“ Tam tersine, Eskişehir’den de Bursa’ya geliyorlar bir tane yapay göletle birkaç tane kafeyle Eskişehir önümüze koyuyorlar bunlarla değerlendirecek olursak en çok varoşun olduğu eski bir yer.”

Şimdi…
Bursa Büyükşehir belediye başkanının söylediklerini eleştirecek ve yargılayacak değiliz elbette.
Sonuçta bir başka şehrin belediye başkanı…
Elbette kendi şehrinin başka şehirlerden daha üstün ve nitelikli olduğunu savunacaktır.
Bizim asıl merak ettiğimiz:
Eskişehir’deki AK Partililer, partilerinin Bursa Büyükşehir belediye başkanının Eskişehir ile ilgili bu sözlerini nasıl değerlendiriyor?
Eskişehir ile ilgili söylediklerini doğru bulup, hak mı veriyorlar?
Yoksa…
Başka türlü mü düşünüyorlar?
Gerçekten merak ediyoruz…


....


Biraz da gülmek lazım


Toplu sözleşme pazarlığından yeni çıkmış sendika başkanı, salonda toplanmış isçilere ateşli bir söylev çekmektedir: 

"Yoldaşlar! Yönetimle yeni bir sözleşme yaptık. Bundan böyle haftanın dört günü daha çalışmayacağız!" 

Kalabalık, "Yaşasın!" diye bağırır. 

"Çalışma saatimiz beşte değil, dörtte bitecektir!" 
"Yaşaaaaaa!!" 

"Çalışmaya dokuzda değil, on birde başlayacağız!" 

"Helaaallll!!" 

"Maaşlarımız yüzde 150 artacaktır!" 

"Vaaaaaauuuuuvvvv!!" 

"Yalnızca Çarşambaları çalışacağız!" 

Bu sözün ardından derin bir sessizlik olur.
Derken arkalardan bir ses duyulur,
"Her Çarşamba mı?"