16 Aralık 2019 Pazartesi 841 Okunma

Hiç kimse iplemez!

-Belediye başkan adayını genel başkan belirlerse, o belediye başkanı parti örgününü iplemez.
-Milletvekilini belediye başkanı belirlerse, o Milletvekili partiyi ve örgütünü takmaz.
-İl başkanını belediye başkanı belirlerse, o il başkanı partiyi de, örgütünü de partinin başkanını da umursamaz.
-Parti yöneticilerini milletvekili ya da belediye başkanı belirlerse, o yöneticiler il başkanını hayatta dinlemez.
-Meclis üyelerini belediye başkanı belirlerse, o meclis üyeleri partiye adımını dahi atmaz.
Çünkü…
Partide bir yerlere gelenler, önce kendisini o makama getirenlere tabi olur.

Gerisi onu kesinlikle ırgalamaz.
Kendisini o göreve tepeden inme oturtanların haricinde hiç kimseye eyvallah'ı olmaz.
O halde…
-Genel başkanın belirlediği belediye başkanına…
-Belediye başkanının belirlediği milletvekiline…
-Belediye başkanı ve milletvekilinin belirlediği il başkanına…
-İl başkanının belirlediği yöneticiye…
-Belediye başkanının belirlediği meclis üyesine de, kusura bakmayın ama: hiçbir partili çıkıp “benim başkanım, benim vekilim, benim yöneticim” diye sahip çıkmaz…

Buna rağmen sahip çıkanların bir bölümü zaten “Gelen ağam giden paşam” cıdır.
Bir bölümü ise…
Her şeye rağmen partisini düşünen insanlardır.

Ancak…
“Önemli olan kişiler değil partimdir” diyen ve yutkunsa da kendisini yukarıda saydığımız şekilde makama paraşütle inlere sahip çıkmak zorunda hissedenlerin de, artık zekâları ve vicdanları ile dalga geçilmemelidir.


....


Kendi içkini kendin getir’e
dönerse kimse şaşırmasın


Kendi içkini kendin getir’e dönerse kimse şaşırmasın

Yerli içkiye yapılan zamlar ortada.
Yabancı içkiler ise döviz fiyatlarına orantılı olarak fırlamış durumda.
Üç-dört kişinin bir akşamlık muhabbeti bile nereden baksanız yemeği ve mezesiyle bir asgari ücret tutuyor.
Eskişehir’de çok sayıda içkili mekan var.
Her geçen gün de bunlara yenileri ekleniyor.
Bu mekanlar çok da ciddi kiralar ödüyor.
Kirayı ve masraflarını çıkartabilmesi, üstüne de para kazanabilmesi için bir’e aldığını ikiye-üçe satmak durumunda.
Hal böyle olunca masaya gelen hesap astronomik rakamlara ulaşıyor.
Çoğu mekan hafta sonları bir nebze iş yaparken, hafta için günlerde boş kalıyor.
Çünkü…
Böyle rakamları her gece verebilecek babayiğit pek olmadığı için, insanlar içki de içecekse evlerde toplanıp yapıyor bu işi.
Kısacası…
İnsanlar eskiden haftada iki-üç kez gittikleri mekanlara şimdi ayda üç-dört kez gidiyor…
Eskiden rezervasyon ile çalışan çoğu mekanda şimdi hafta sonları bile oturacak masa bulunabiliyor.
Sonuç olarak…
İnsanlar “Fiyatlar çok yüksek” diyor, mekan sahipleri fiyat indiremiyor.
Bu durum yakında “kendi içkini kendin getir”  uygulamasına dönerse, hiç kimse şaşırmasın.
Çünkü…
Ne fiyatlar içilecek gibi, ne de mekanlar fiyatları düşürecek gibi…


....


Başarı hikayesinin altında Eskişehir var…


-“Meclisin bütçemize destek vererek vesile olduğu başarı hikayelerinden dikkat çeken birini anlatacağım şimdi sizlere. KOSGEB ve yatırım teşvikleriyle yazılan bir başarı hikayesini sizlerle paylaşmak istiyorum. Hikayemiz bir kadın girişimcinin Akrep zehri kullanılan bir programı izlemesiyle başlıyor. Girişimcimiz bu hayali bir projeye dönüştürüyor. Melek yatırımcı kanalıyla 40 yatırımcıyı bu projesine destek vermeye ikna ediyor. Eskişehir Osmangazi Üniversitesi ile AR-GE çalışmalarına başlanıyor. Bu noktada Bakanlık olarak biz devreye giriyoruz. Firmaya KOSGEB’den AR-GE ve stratejik ürün desteği veriyoruz. Bu sayede firma hedeflerine ulaşıyor. Peki bu hikayenin sonucu ne?  Şu anda firmanın ruhsatlı iki ayrı Akrep anti serumu var. Elimde gördüğünüz bu ürünün kilogram başına ihracat değeri tam olarak 25 bin dolar. Buraya çıkan milletvekillerimizin hepsi İphone’yi çok seviyorlar. Onun kilogram başına ihracat değeri 6 bin dolar, bu elimde tuttuğumun 25 bin dolar”
Yukarıdaki sözler Sanayi ve teknoloji Bakanı Mustafa Varank’a ait.
Meclis bütçe görüşmeleri sırasında kürsüden yapmış olduğu konuşmanın bir bölümü.
Bakan’ın sözünü ettiği firmanın faaliyet gösterdiği yer, Eskişehir Organize Sanayi Bölgesindeki 7 dönümlük arazi üzerinde kurulan bir tesis.
Firmanın, Akrep anti serumunu üretebilmesi için teknik destek verdiği kurum, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi.
Firmanın bu üretimi yapabilmesi için kredi ve AR-GE imkanı sağlayan ise Eskişehir KOSGEB müdürlüğü.
Kısacası…
Sanayi Bakanının meclis kürsüsünden anlattığı başarı hikâyesinin altında Eskişehir var…
Bu Eskişehir adına son derece gurur verici bir durum olsa gerek…