17 Ocak 2020 Cuma 542 Okunma

Bunların verdiği zararı var ya…

Bir akademisyen televizyona çıktığında şunu söylemişti:
-“Nuh’un cep telefonu vardı. Gemiye binmeyen oğlunu cep telefonu ile arayıp ikna etti”
Ciddi ciddi söyledi bunu iyi mi?
Bir akemiysen ise şunu söyledi:
'Asansörde bir erkek ve kadın iki dakika bile yalnız kalsa bu halvet şartlarını oluşturur'
Bir vakıf başkanı ise çıkıp şunu dedi:
-“Asansörde bir kadın ile erkeğin 2 dakikadan fazla kalması halvet durumu doğurur”
Aynı vakıf başkanı şöyle bir şey de söyledi:
-“Ketçap ve kahve şehvet uyandırır”
Bir başkası çıktı “Kız çocukları 7 yaşında evlenebilir” dedi.
Başka biri çıktı, erkek çocuklarına taciz ve tecavüzün normal olduğunu söyleyip “Buna biz Bademleme deriz” falan dedi.
AK partili il başkanı “Erdoğan bizim ikinci peygamberimizdir” dedi.
Bir kadın gazeteci “Biz AKP’liler mahşer günü sorgusuz sualsiz cennete gideceğiz” dedi.
Aile danışmanı başka bir kadın çıktı “Beğendiğim erkekle nikah kıyar birlikte olurum.” Dedi.
Cemaatin bir adamı çıkıp “Üniversiteler Akrep yuvası. Çocuklarınızı medreseye gönderin” dedi.
Emekli bir general çıktı “Mehdi’nin gelişi için hazırlıklar yapıyoruz” dedi.
Bir belediye başkanı çıktı, kadın voleybolcuların yrı çıplak erkekler karşısında top oynamasını eleştirdi.
Din adına, din kullanılarak abuk-sabuk ne kadar söylenmeyecek sözler varsa hepsi sırasıyla söylendi iyi mi?
“En son darbeyi kim vuracak acaba?” Diye bekliyorduk, o darbe de Diyanet İşleri Başkanlığından geldi…
Daha düne kadar “Faiz haramdır. Kul hakkı yemektir” diyen Diyanet, vermiş olduğu son fetva ile, “Kamu bankaları yapıyorsa faiz caizdir” denildi.

Ne diyelim?
Bu tür abuk-sabuk söylemlerin dine verdiği zararı, 8 haçlı seferi bile veremedi.


.....


Veliler hırslarınızı dizginleyin…


Temel, okuldan gelen oğlunun karnesine bakmış.
Karnenin sol tarafında bulunan notlar tam bir felaket.
Türkçe-Zayıf
Matematik-Zayıf.
Fen Bilgisi- Zayıf
Müzik-Zayıf
Sosyal Bilgiler- Zayıf.
Bir tek iyi not yok sol tarafında.
Geçmiş karne’nin sağ tarafına.
Arkadaşlarıyla uyum-Pekiyi.
-Temizlik-Pekiyi.
Hal ve gidişat-Pekiyi.
Diş bakımı-Pekiyi.
“Şu öğretmene bak?” demiş kendi kendine.
-“Benim öğrettiklerimin hepsi pekiyi, O’nun öğrettiklerinin hepsi zayıf”
Bugün Karne günü…
Milyonlarca öğrenci bugün yarıyıl tatiline girecek.
Karnesi mükemmel olanlar da karnesi kötü olanlar da olacak.
Karnesi iyi olanlara söyleyecek söz zaten yok.
Ancak…
Karnesi iyi olmayan öğrencilerin ailelerine söylenecek iki çift söz var.
Sonuçta Karne notları her şey demek değil.
Karne notu nasıl olsa bir şekilde düzelir.
Önemli olan, ailelerin çocuklarına verebildikleri şahsiyet, ona katabildikleri değerler olsa gerek.
O yüzden…
Ailelere “hırslarınızı, çocuklarınız üzerinden yürüttüğünüz egolarınızı bir tarafa bırakın” demenin günü bu gün.
Bırakın karneleri bir tarafa…
Çocuklarınız kısa da olsa tatilin tadını çıkartsın.
Gece yatmasın, sabah kalkmasın hiç önemli değil.
Diledikler gibi davransın tatil boyunca.


....


İyi de… “Adamlar yaptı ama” dediğimiz bir tane yatırıma denk gelemedik!


“Demiryolunu yer altına alacağız” denildi, hem mesafesi azaltıldı hem de 6 yılda ancak bitti.
“Üzeri bulvar olacak” denildi, üzeri betonla kaplandı, 2-3 kez onarımdan geçirildi. Camları kırıldı, lambaları bozuldu, çöpü bile toplanmadı.
-Çevre yolu karşılıklı üç şeride çıkartıldı, koca mahalle mahsur kaldı.
Mahsur kalan mahalleyi kurtarmak için alt geçit yapıldı, kimse kullanmaz oldu.
-“Yeni Gar binası yapılacak” denildi, sonra vazgeçildi, sadece birkaç peron eklendi.
“TOKİ en çok Eskişehir’e konut yapacak” denildi, yapılan projelerin hepsi sıkıntı yarattı.
“Kocakır’a Türkiye’nin ilk akıllı projesi yapılacak” denildi, yıllar geçti hiçbir haber çıkmadı.
“Üçüncü Üniversiteyi getireceğiz” denildi, var olan Üniversite ikiye bölündü.
“Sarıcakaya, Seyitgazi yollarına başlanılacak” denildi, ses seda çıkmadı.
Yüzme havuzunun yapımına başladı, 6 ay geçti tamamlanamadı.
Unuttuklarımız da vardır mutlaka ama en son Stadyum yapıldı, yılı dolmadan ayakları koptu, çökme tehlikesi doğdu, stadyum kapatıldı…

Sözün özü…
Hükümet Eskişehir’e yatırım yaptı yapmasına da,  sorunsuz, gerekli, yerinde ve zamanında yapılan ve  “Adamlar yaptı” diyebileceğimiz  bir tane yatırıma şahit olamadık…


....


Düşmanımın düşmanı!


Adam, diğer bir adamı hiç haz etmiyor…
Anlaşabildiği hiçbir şey yok aralarında…
Siyasi düşünceden tutun da hayat tarzına kadar hiçbir konuda anlaşması mümkün değil.
Müşterek hiçbir yanları yok anlayacağınız.
Ama bakıyorsunuz kol kolalar.
Aynı karede fotoğraf veriyor, her ikisi de gülümsüyor.
Yan yana gelmesi imkansız olan insanlar, başka insanların gözüne sokarcasına yan yana geliyor.
Birbirlerinin kapısı önünden geçmeyecek insanlar, birbirlerinin kapısını aşındırıyor.
Birbirlerine olumlu tek cümlesi olmayan insanlar, birbirlerine methiyeler düzüyor.
Birbirini yolda görse yolunu değiştirecekler, birbirinin yolunu gözlüyor…
İyi de bu nasıl oluyor?
Söyleyelim!
Bu şehirde işler ve ilişkiler , “Düşmanımın düşmanı, benim dostumdur” desturu ile yürüyor