23 Ocak 2020 Perşembe 539 Okunma

Bir de dinleyen, hak veren ve tedbir alan olsa var ya!

 


Eskişehir’de 3 yıl önce açılan stadyum, taşıyıcı direklerin yerinden sökülmesi sonucu “ çökme tehlikesi ihtimali” taşıdığı gerekçesiyle kapatıldı.


İnşaat Mühendisleri Odası, haber basında yayınlanınca, stadyum binasında inceleme yapmak istemiş.


Fakat bu talepleri ret edilmiş.


Bunun üzerine dün Oda yönetimi bir açıklama yaptı.


Yapılan açıklamada geçmiş süreç hatırlatılıyor…


-“Biz zamanında ‘Yeni stadyum, çağdaş teknoloji ve güncel yönetmeliklere uygun olarak bulunduğu yere yapılsın” dedik. Bunu herkese anlattık, bir tek siyasi iradesine anlatamadık. Stadyumu, mevcut yerine yapmak yerine alüvyon üzerine yapma kararı aldılar. Stadyum inşaatını da konut dışında her türlü inşaat ve arsa ticaretinden elini çekmesi gereken TOKİ’ye yaptırdılar.”


Söylemek istediklerinden bizim anladığımız kısaca şu;


-“Eğer zamanında bizi dinlemiş olsalardı ve yeni stadyum, mevcut Atatürk Stadyumunun bulunduğu sağlam zemin üzerine yapılmış olsaydı, belki de bu gün böyle bir olay yaşamayacaktık.”


Bu açıklamadan çıkarttığımız sonuç ise şu;


İnşaat Mühendisleri Odası, şehre karşı sorumluluk görevini yapmış fakat tavsiyeleri dikkate dahi alınmamış.


xxx


Buradan, benzeri  bir başka olaya getirmek istiyoruz meseleyi…


Hızlı Tren hattında, yer altı sularının çekilmesi sonucu devasa obruklar(çukurlar) açılıyor.


Bu obrukların ne zaman açılacağının saati falan da yok.


Her an hat üzerinde bir yerde rahatlıkla meydana gelebilir.


Eskişehir Jeoloji Mühendisleri Odası bunun büyük bir tehlike yaratacağını tespit etmiş.


Riskli anları da belirlemiş.


Buna karşı alınabilecek tedbirleri de sıralamış ve önceki gün de uyarısını yaparak;


-“Eğer önlem alınmazsa büyük facialar ve acılar yaşanabilir” açıklamasında bulunmuş.


Kısacası…


Jeoloji Mühendisleri Odası da, tıpkı İnşat mühendisleri Odası’nın geçmişte yaptığı gibi, şehre karşı duyduğu sorumluluk gereği,  görevini ve uyarısını yaparak büyük bir tehlikeye dikkat çekiyor.


Kısaca…


-“Ben oda olarak görevimi yerine getiriyorum. Uyarımı dikkate alıp almamak size kalmış” diyor.


xxx


Şuna eminiz ki;


İnşaat Mühendisleri Odası’nın stadyumla ilgili yaptığı uyarılar nasıl dikkate alınmayıp, görmezden gelindiyse, Jeoloji Mühendisleri Odası’nın hızlı Tren hattında oluşan çukurlar konusunda yaptığı uyarı da muhtemelen dikkate alınmayıp, görmezden gelinecek…


Öncelikle şunu söyleyelim:


Mesleki odalar, bu tür uyarıları ve tavsiyeleri, ileride haklı çıkmak adına yapmıyor…


Tam tersi…


-“Bizim haklılığımız ortaya çıkmayacak şekilde kesin ve acil tedbirler biran önce alınmalı” düşüncesiyle yapıyor uyarı ve tavsiyelerini…


İyi ki de yapıyorlar.


İyi ki de varlar…


Bir de bu uyarı ve tavsiyeleri dinleyen, hak veren ve tedbir alan olsa var ya!


,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,


 


Kimse taşın altına elini koymadı.


 


Geçtiğimiz günlerde bu köşede, iş başvurularının çoğunun “Tecrübeniz yok” denilerek geri çevrildiğini yazmıştır.


Gencecik çocukların yıllarını iş aramakla geçirdiğini ve her kapıdan “İş deneyiminiz yok” denilerek geri çevrildiğini belirtip “Hiç kimse işe almazsa bu çocuklar nasıl iş deneyimi elde etme imkanı bulabilecek?” diye de sormuştuk.


Eskişehirli tanıdık bir sanayici yazı ile ilgili düşüncelerini paylaşmış.


Aynen şöyle diyor:


“Bu gençler bir yerde çalışmadan nasıl tecrübe sahibi olacaklar?


Uzun yıllar Eskişehir Sanayi Odası Meclisinde ve Meslek Komitelerinde görev yaptım.


Eleman arayan arkadaşlara sürekli tavsiyede bulundum;


“Arkadaşlar hepiniz tecrübeli eleman arıyorsunuz, sizler görev vermezseniz bu çocuklar


nasıl tecrübe sahibi olacak?, alın yeni mezun elemanları, kendi iş terbiyenize göre yetiştirin.


Bu gençlere yardımcı olun. Bu gençler sizlerin yanında tecrübe sahibi olsun” dedim.


 Ayrıca; ara eleman sıkıntısı çeken arkadaşlara da şöyle öneride bulundum,


“Bizim iş koluna ait Meslek Liselerinde bir bölüm yok.


Fakat Torna Tesviye,Metal İşleri, Ağaç İşleri, Elektrik  vb bölümler var.


Meslek Lisesine yeni giren öğrenciye ilk yıldan itibaren harçlık mahiyetinde burs verin.


Yaz tatillerinde fabrikada çalıştırın, stajlarını fabrikada yaptırın. Çocuk okurken para kazanmaya başlasın. Çocuğa bir heves gelsin.


Her sene 10 öğrenciyle bu şekilde ilgilenseniz, okul bittikten sonra minimum 2 öğrenci kazansanız Bir müddet sonra eleman sıkıntısı diye bir şey olmaz.


Ama bildiğim kadarı ile kimse bu yola başvurmadı. Ondan sonra ara eleman yok denilip durdu herkes tarafından.


Kimse taşın altına elini koymadı, hep hazır beklendi.


 Yeni yeni, Sanayi Odası bir yerlerden başladı, Organize Sanayi Bölge Müdürlüğü bir yerlerden başladı.İnşaallah güzel neticeler alınır.


 Sevgilerimle…”


,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,


 


,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,


Erken seçim olmalı!


 


Ben seçimlerin erkene alınmasını istiyorum…


Ülkenin seçime ihtiyacı olduğundan falan değil bu isteğim…


Üst üste yapılan seçimlere öylesine alıştık ki, 4-5 yıl seçimlerin yapılmayacak olması çok sıkıcı gelmeye başladı bana!


Gündem yok, hareket yok, aksiyon yok…


Seçimsizlik, rutin ve son derece sıkıcı bir sürecin içine soktu bizi.


Hareketsizlikten, gündemsizlikten, sinamekilikten adeta gına geldi!


Seçimsiz bir yılı bile vallahi zor çıkarttık!


Halbuki şimdi gündemde seçim olsa böyle mi olur? 


Her yaklaşan seçim öylesine keyifli oluyor ki.
-"şimdi bu da nereden çıktı?" diyeceksiniz.
Ama gerçekten öyle…


Örneğin…
Seçim gündeme gelmeye görsün, işin başında olanlar daha bir sevecen olmaya başlıyor.
Seçilip koltuğa oturdukları andan itibaren Polat Alemdar rolüne ister istemez adapte olanlar, seçim yapılacağını hesap edip, koltuğu koruma derdine de düşünce, bambaşka biri olup çıkıveriyor.


Hatta…



Görev süresince randevu almakta bile zorlandığınız insanlar, yaklaşan seçimle birlikte sizi arayıp sormaya, bir de üstüne üstlük " Biz de aramasak arayıp soracağın yok" falan demeye başlıyorlar.
İşte o yüzden seçim’in adı bile yetiyor.
Yapmacık ve yalancıktan da olsa, aranılan adamlar oluveriyorsunuz.


Herkesin arayanı soranı artıyor.


2-3 yıl arayıp da bulamadığınız insanlar ayağınıza geliyor.


Telefonlarınız, gelen-gideniniz eksik olmuyor.


Daha ne istenir ki?


Bundan keyifli bir şey olabilir mi?


İşte o yüzden erken seçim yapılmasını istiyorum…


Madem alıştırdınız, insanları 4-5 yıl seçimsiz bırakamazsınız!



..............


Biraz da gülmek lazım…


 


Adam evine telefon acar, telefonu yabancı bir bayan açar. Adam
karşıdaki sesi duyunca şaşırır, bayana sorar:

- "Sen kimsin?" Kız cevaplar:
- "Evin hizmetçisiyim."
- "İyi de bizim hizmetçimiz yok ki!"
- "Evin hanımı beni bu sabah işe aldı."
- "Ya. Öyle mi? Ben de evin beyiyim. Hanımı çağırır mısın?"
- "Hanımınız şu an yatak odasında kocası sandığım bir adamla beraber."
Adam şaşırır, sinirlenerek,
- "Elli bin dolar kazanmak ister misin?" Kız,
- "Tabii ki isterim.Kim istemez..."
- "O zaman çekmecedeki silahı al, yukarı çıkıp o cadı ile o sümsük
herifi vur!"
Önce ayak sesleri duyulur, sonra iki el silah sesi. Hizmetçi telefona
geri gelir:
- "Öldürdüm efendim, cesetleri ne yapayım?" Adam,
- "Cesetleri havuza at." Kadın duraklar:
- "Ama burada havuz yok ki?" Adam bir süre düşünür ve cevap verir:
- "Orası 112 43 44 değil mi?
- "Hayır!
- "Pardon! Yanlış numarayı aramışım!