15 Temmuz 2020 Çarşamba 449 Okunma

CHP’nin seçmeni...

CHP’nin seçmeni, “MHP yüzde 10 barajı aşsın” düşüncesiyle MHP’ye geçmişte oy verdi.
CHP’nin seçmeni “İYİ Parti mecliste temsil edilsin” diye İYİ Parti’ye geçmişte oy verdi...
CHP’nin seçmeni barajı aşsın diye geçmişte HDP’ye geçmişte oy verdi...
Sadece bu da değil…
CHP seçmeni ve üyeleri Cumhurbaşkanı adayı olabilsin diye Meral Akşener, Temel Karamollaoğlu ve Doğu Perinçek’e imza verdi.

***

Öte yandan...
CHP seçmeni, CHP'nin İYİ Partiye sırf seçimlere girebilmesi için gönderdiği Milletvekilleri için tepki göstermedi.
Kılıçdaroğlu'nun "Aynı yöntemi yeni kurulan partiler için de hayata geçirebiliriz" dediğinde CHP seçmeni kazan falan kaldırmadı.
Sonuç olarak CHP seçmeni tüm bu anlattıklarımızı herhangi bir organizasyon çerçevesinde değil, sırf siyaseti kendi bakış açısı ve okuma düşüncesiyle yaptı.
Kendi partisi dışındaki tüm parti ve adaylara oy verirken “Varsın CHP bir-iki eksik milletvekili çıkartsın. Önemli olan, iktidardan kurtulmak için muhalefet çeşitliliği ve çokluğudur" düşüncesiyle hareket etti.
Sonuç olarak...
Yukarıda sıraladığımız her olayda CHP seçmeni demokrasi adına, temsilde adalet adına, mevcut iktidarın iktidardan düşmesi adına yapılması ve denenmesi gereken ne varsa yaptı.

***
Hani zaman zaman AK Parti ile CHP arasındaki farklar sıralanıyor ya...
Bana göre iki partiyi birbirinden ayıran en önemli fark sahip oldukları seçmenlerinde gizli...
Zira...
AK Partiyi yönetenler partinin sahip olduğu seçmenin, CHP seçmeni ise, CHP'yi yönetenlerin çok önünde sanki...
AK Parti yöneticileri  seçmenini belirli bir konuma getirip, yönlendirirken, CHP seçmeni adeta CHP'yi yönlendiriyor.
Tek fark;
Ak parti seçmenini yönlendirmede hiç zorlanmazken, CHP seçmeni, CHP'yi yönlendirmede epey zorlanıyor.
Ne de olsa, çoğu zaman "Varsın iktidar olmayalım. 120-130 milletvekili ile 15-20 belediye alalım" düşüncesinde olduğunu hissettiren bir yönetim anlayışı var karşılarında.


.....


Yazıklar olsun!


İktidar partisinin Eskişehir'de bulunan aktörleri her fırsatta "Eskişehir'in ilçelerini kalkındıracağız" derler.
Arada bir ilçeleri şöyle bir dolaşır, sağında solunda resim çektirip "Eskişehir'in ilçeleri gelişiyor" türünden söylemlerde bulunurlar.
"Eskişehir'in ilçeleri kalkınacak" derler de demesine, kalkınmanın yol ile başlayacağını görmezden gelirler.
Bakın Eskişehir'in ilçelerinden Alpu'nun yol sorunu var.
Sarıcakaya- Mihalgazi'nin yol sorunu var.
Seyitgazi'nin yol sorunu var.
Mihalıççık'ın yol sorunu var.
Saydığımız ilçelerin yıllardır doğru dürüst yolu yok.
Üstelik.
Her yıl birkaç defa "Yapılacak" denilmesine rağmen yok.
Her seçim öncesi vaatleri verilmesine rağmen yok.
Her gün saydığımız bu ilçelerin birinin yolunda kaza oluyor.
Her kazada canlar gidiyor.
Ama gelin görün, iktidar mensupları yolları olmayan bu ilçelerimizin sürekli kalkınacağını falan söyleyip geziyor.
Dün Mihalıççık'ın eski belediye başkanlarından Ümit Güney, Mihalıççık yolunda meydana gelen kazayı fotoğraflamış ve sosyal medya hesabından paylaşmış. Paylaşımının altına da şu yorumu yapmış; "Görün artık eyy yetki verdiklerimiz. Yazıklar olsun!"
Ne diyelim...
Söylenebilecek her şeyi 2 cümle ile apaçık söylemiş....


.....


Çok var çook…


1.Kendisinin özel, eşi bulunmaz ve herkesten çok daha önemli olduğunu düşünür.
2. Sınırsız başarı, güç, zeka, güzellik ve yetenekleri olduğunu sürekli deklare eder.
3. Üstün, seçilmiş ve ilahi kuvvetlerce vazifelendirilmiş olarak bilinmeyi bekler.
4. Kendilerine hayrandır. Çok beğenilmek ve sürekli dışarıdan onay görmek ister.
5. Her şeyi yapmaya hak kazanmış ve özellikle kayırılacak bir kişi olduğunu düşünür.
6. Kendi çıkarları için, amaçlarına ulaşmak için başkalarının zayıf yanlarını kullanır.
7. Empati yapamaz, başkalarının duygularını ve gereksinimlerini tanımaz.
8. Her başarılıyı kıskanır ya da başkalarının kendisini kıskandığına inanır.
9. Küstah, kendini beğenmiş davranış ya da tutumlar sergiler.
Yukarıda saydığımız 9 madde Narsist insanların ortak özellikleriymiş.
Yani…
Kendisine aşık kişilik bozukluğu sahibi olan insanların en belirgin özellikleriymiş bu saydıklarımız.
-“Allah bu özelliklere sahip insanlarla bizi karşılaştırmasın” diyeceğiz ama ne yazık ki bu insanlardan bolca var çevremizde…
Okuyunca 9 maddeyi sizin de aklınıza en az birkaç isim gelmedi mi?


.....


BİRAZDA GÜLMEK LAZIM


Adamın biri otomobiliyle şehirler arası yolda gidiyormuş yol kenarında bir köylünün otostop yaptığını görmüş, yanında bir inek olan köylü geçen araçlara durmaları için el ediyormuş. Durumu merak eden adam köylünün yanında durmuş.
"Hayırdır hemşerim, ne tarafa gideceksin?"
"İlerdeki kasabaya kadar beyim."
"İyi ama bu inek ne olacak?"
"O önemli değil beyim, arka tampona bağlarız o gelir."
Bu duruma pek aklı yatmayan adam köylünün durumuna acıyarak onu arabaya almış. İneği ise köylünün dediği gibi arka tampona bağlamışlar. Araba yavaş yavaş ilerlemiş. Adamın hızlanmaya çekindiğini anlayan köylü: "Sen yürü beyim o gelir." demiş. Bunun üzerine adam hızlanmaya başlamış. 20,30,40 bakmış inek gerçekten geliyor. Adam şaşırmış, 50, 60, 70 bakmış hala geliyor ve inekte hiçbir yorgunluk belirtisi yok. Artık şaşkınlığı iyice artmış ve sinirlenmeye de başlamış. Öyle ya sonuçta bir inek ne kadar hızlı koşabilir ki. Derken adam iyice hızlanmış. Gösterge 120 yi gösteriyor. Dikiz aynasından ineğe bir bakmış ve gülümseyerek köylüye dönüp: "Senin inek yoruldu herhalde baksana dili dışarda."
"Ne tarafa çıkarmış dilini?"
Buna dikkat etmeyen adam tekrar bakar ve "Sol tarafa" der. Bunun üzerine köylü kendinden emin bir tavırla:
"O yorgunluktan değil, seni sollayacak da sinyal veriyor…"