16 Eylül 2020 Çarşamba 610 Okunma

Bu kadar marka yaratsaydı bu ülke var ya…




Nakşibendi,Menzilciler,İskenderpaşa C,İsmailağa C.Süleymancılar,Hazneviler,Yahyalı C,Erenköy C,Tufancılar,Kıbrısiler.


Devam ediyor;


Zilan C,Reyhaniler,Hacegan C,Işıkçılar,Arvasiler,Akfırat C,Halidiye,Şeyh Muhammed Nayır, Erzincani,Bilvanis Grubu,Kadiri Tarikatı.


Hala devam ediyor.


Galibiler,İcmalciler,Tillocular,Muhammediye,Halisiye,Üveysler,Şeyh Osman C,Zenbililer,Hüseyniler,Farukiler,Bilal-i Nadir,Kesnizani.


Bitmiyor. Hala devam ediyor…


Şettariye,


Halveti Tarikatı,Cerrahiler,Uşşakiler,Şabaniye,Mısriyye,Ticaniler,Ruşeniye,İpek Yolu Gurubu,Sünbüliye,Nasuhiyye,İbrahimiye,Rifai Tarikatı,Kubbealtı C,Çorum Dergahı,Mehmet Efendi C,Maafiriler,Antakiler,Marufiler,Ayderussiyye.


Devam ediyor!


Sayyadiye,Zeyniyye,Sebsebiyye,Kantaniye,Bayramiler,Maşukiler,Aksarayiler,Edirneviler,Yakubi,Kabayiler,Kemaliler,Sühversiyye Tarikatı,Zeyniyye,7. ÇeştiyyeTarikatı,Sabiriye,Nizamiyye, Fetullah Gülen C,İlim Yayma C,Kırkıncı Hocacılar C,Yeni Asyacılar Grubu,Yeni Nesilciler Grubu,Aczimendiler (Müslüm Gündüz)Meşveretçiler.


Devam!


Medzehra Gurubu,Zehra Vakfı,Okuyucular (Kurtoğlu),Yazıcılar,Sungurcular Grubu,Medrese Alimleri Vakfı,Şalvarlı Efe C,Hayrat C,Norşin Dergahı (Şeyh Nurettin Mutlu).


xxx


Yukarıdaki isimler Türkiye’de bulunan tarikatların isimleri…


Birlileri üşenmemiş, hepsinin isimlerini bir arada toplamış.


Baktığınızda;, dünya’da en çok tarikatların olduğu ülkenin  Türkiye olduğunu gösteriyor…


Tarikatların isimlerini okuduğunuzda resmen yoruluyorsunuz…


-“Bu kadar ismi nereden buldular ki?” diye de düşünüyor insan.


Hatta…


-“Bir ülke bu kadar tarikat yerine bu sayıda marka yaratmış olsa, bugün çektiğimiz sıkıntıların hiçbirini yaşamazdık.” diyesi geliyor.


.....


Tesadüfen seçilenler!


 


İtalya’nın küçük bir yerleşim yerinde yaşanmış anlatacağımız olay…
Mevcut belediye başkanı Gino Bertolo, seçime tek aday olarak girecek olması nedeniyle, yeterli sayıda seçmenin oy kullanmayacağından kaygı duymuş.
En yakın arkadaşı olan Borsatti’yi “Sen de aday ol. Böylelikle seçmen katılımının artmasını sağlarız” diye ikna etmiş.
Borsatti, arkadaşına yardımcı olmak ve iyilik yapmak için, istemeye istemeye son dakikada belediye başkanlığına aday olmuş.


Seçim günü geldiğinde rica minnet aday olan Borsatti, ailesiyle birlikte arkadaşı ve aynı zamanda rakibi olan Gino’ya oy vermesine rağmen, sürpriz bir şekilde seçimi kazanmış…


xxx


Borsatti belediye başkanı olduğunu, futbol maçı seyrettiği sırada kasaba halkının kendisini tebrik etmek için aramasıyla öğrenmiş.
Borsatti, “Hiç istemediğim halde kendimi belediye başkanı olmuş buldum. Ben Gino’nun kazanmasını istiyordum. Akrabalarım bile ona oy verdi. Kızım, kız kardeşim, annem, babam, hepsi ona oy verdi” demiş.
Ancak, oylamada Borsatti 160 oy, bir başka deyişle oyların yüzde 58’ini alırken, arkadaşı olan mevcut belediye başkanı Bertolo ise 117 oy alabilmiş…


xxx


Sonuç olarak;


Borsatti hiç hesapta yokken belediye başkanı olmuş.


Gino, önünde seçilmesi için hiçbir engel yokken, kendi etmiş kendi bulmuş ve belediye başkanlığından olmuş.


xxx


bizdeki siyasete baktığımızda da,  birebir aynı olmasa bile buna benzer pek çok örnekle karşılaşıyoruz.


Hiç hesapta olmayan insanları bir anda hiç olmaması gereken makamlara tesadüfen geldiklerine, asıl makam sahibi olacak nitelikteki insanların ise dışarıda kaldıklarına şahit olabiliyoruz…


.....


PANDEMİ VAR MADEM BİR ÖNERİ BİR RİCA


 


Öneri ve rica sanayici Ahmet Kahveci’den…


Tespitler önemli olduğu için köşemize almak istedik…


Umarız, vurguladığı konular ilgi görür ve yaşanan sıkıntı bu önheri ve ricalar eşliğinde ortadan kaldırılır…


 


xxx


 


Çok garip günler yaşıyoruz.


Covid-19 pandemisi ekonomiyi vurmasın diye risk alarak işletmelerin çalışmasına izin veriyoruz. “Ancak„ ile başlayan şartlarımız var.


Ø  Çay servisi kalkacak.


Ø  Sürekli hijyen çalışması.


Ø  Yemekhanelerde seyrek oturma.


Ø  Maske-mesafe


Ø  İş yerine girişte ateş ölçümü


… ve seyrek çalışma


Bu son şartın altını doldurmak için aynı işi iki vardiya yapmak ve servislerde seyrek oturma düzeni. Bunu yapmak için işyeri tüm imkanlarını seferber ediyor.


 Tam da bu noktada; “ kendi aracını servis kullanma„ opsiyonu için yasada zorlaştırıcı formalite prosedürler yapılmış. Şöyle ki; Bir minibüsünüz var. TÜV,  zorunlu trafik sigorta ve yeterli belgelere sahip sürücü… Her şartı yerine getirdiniz. Olmaaz. Siz bir de güzergah belgesi alacaksınız. Adına bakıp yanılmayın,  bunun güzergah ile ilgisi yok. Önce belediye idi. Şimdi ESO'dan sevk evrak alıp TÜV’den geçmiş aracı bir muayeneye daha sokuyorsunuz. (S )plakalı araçlar için bu şartı var mı bilmem ama madem TÜV var “-Bu araç servis yapacak- şu şu konularda da aracı muayene et„ dersin olay biter. Ben bunu “işi yokuşa sürmek„ anlarım Bu konuda milletvekillerimizi göreve çağırıyorum.


 Gelelim firma olarak kendi konumuza. Covid-19 pandemi dolayısıyla vardiyalı çalışmaya geçildi. Güzergah belgesi alımı pandemi sürecinde aksadı. Arçelik servis aracı kaza yaptı. Niçin; sürücü hatası, trafik yoğunluğu, aşırı hız… Güzergah belgesi olmadığı için kaza yapmadı. Ancak her türlü vergi, sigorta, kira …vs ödemeleri erteleyip ticaret erbabına destek olan kamu idaresi güzergah belgesi yüzünden araca ciddi bir para, 60 gün bağlama cezası verdi. İşveren yeni servis alacak durumda değil seyrek çalışma, vardiya servis hizmeti nasıl sağlanacak. İşyerimizde servis yüzünden bir Covid Vakası olursa kim sorumlu olacak.


Ne olurdu üç gün süre verirse idi?


Şimdi yürütmeyi durdurma için karar başvurusu yapıldı. Ancak adli kurumlar da seyrek çalıştığı için avukat; işlemlerin uzun süre bileceğini, sonucu garanti edemeyeceğini bildirdi.


Kamuoyuna mesajım; pandemiden önce ne pandemiler var. Halinize şükredin. Kamu yöneticilerine istirhamım Lütfen biraz daha tolerans. Ne olurdu teminat alıp “belgeyi almadan trafiğe çıkışa izin vermeyeceğini„ uygulasaydı. Zorunlu sigortada bile bu anlayış varken.


Olağanüstü dönemden geçiyoruz.


Anlayış lütfen.