2 Ekim 2020 Cuma 487 Okunma

Hepsi geldi, hepsi gitti...

Öncesi de var ama Anavatan Partisi'nden bu yana tüm iktidarları yakından biliyorum.
-Bir kere hepsi lider partisiydi iktidarların.
-Hepsi çok güçlü gelmişti.
-Hepsi hiç gitmeyecek gibiydi.
İktidar güç demektir ama gücü kontrol etmek zordur.
-Hepsi bir süre sonra güç kaybı yaşamaya başladı.
-Hepsi süreç içinde güven kaybetti.
-Hepsi kontrolü elden kaçırdı.
-Hepsi, işleri düzene sokma adına il başkanlarını, milletvekillerini, teşkilatlarını değiştirme yoluna gitti ama hiçbir şeyi değiştiremedi.
-Hepsinde, liderlerden olmasa bile partilerinden kopmalar yaşandı.
-Hemen hepsinde, parti sayesinde zengin olanlar ir süre sonra kenara çekildi.
-Hepsinde, partinin zamanında kaymağını yiyenler, bir başka parti güç haline gelmesi halinde, orada yerini almak için adeta zaman ve fırsat kollamak için pusuya yattı.
-Hemen hepsinde, parti aşkıyla yanıp tutuşan inançlı kadrolar zaman içinde gitti, yerine her şey mubah sayanlar koltukları doldurmaya başladı.
-Hepsi, iktidara geldikleri o ruhu yakalamak istedi ama hiçbiri yakalayamadı.
-Her gelen iktidara her defasında "İyi ki geldi" denildi ilk başlarda.
-Her gelen iktidar her gideni aratır hale geldi bir süre sonra.
-Her iktidarın sonunun geldiği görülüyor, hissediliyordu adeta.
-Her iktidar sonunun geldiğini göremedi, hissedemedi.
-Her iktidar ülkenin kurtarıcısı olarak geldi.
-Hepsi sonunda işleri batırarak, ülkenin kabusu olup gitti.
Ve her iktidar, sonunda iktidarı bir başka iktidara bıraktı.


.....


Bunu da “Umut vaat edici” bulurlar mı?


Hükümetin açıkladığı programlara ya da başlattığı uygulamalara mesleki odalardan anında destek geldiğini yazmıştık dünkü köşemizde.
Kimi “Umut vat edici” diyor kimi ise “Sevindirici” diyor…
Kimi “Var olan sorunlarımızı sona erdirir” diyor, kimi ise “Buna ihtiyacımız vardı” diye teşekkür ediyor.
Ne açıklanan programı beğeniyorlar aslında ne de başlatılan uygulamanın dertlere çare olacağını.
Fakat bir türlü söylemiyorlar, söyleyemiyorlar bunu.
Üstelik; binlerce insanı temsil etmelerine rağmen.”diye bir saptamada bulunmuş, ardından da  “Aslında kendileri de inanmıyor söylediklerine ama korkudan ya da sempatik görünme uğruna bu destek açıklamalarını yapıyorlar” diyerek “Niçin inanmadıkları şeyi söylerler ki?” diye de bitirmiştik yazıyı…
Yazının yayınlandığı sabah, sanayi, konut ve işyerlerinde uygulanacak yüzde 5.75 elektrik zammıyla uyandık.
Merak ediyoruz…
Acaba aynı meslek odaları bunu da “umut vaat edici” ve “sevindirici” buldular mı?


.....


Bakanların söyledikleri…


Öğrencilerin uzaktan eğitimini sağlayan EBA sistemi çöküyor, Bakan çıkıp “Bu aslında sevindirici. Demek ki çok talep var” diyor.
Sistemin bundan sonra da çöküp çökmeyeceğini soruyorlar “Çökebilir. Whatshapp bile çöküyor.” diyor.
Sistemin çökmesine seviniyor anlayacağınız…
***
Maliye ve Ekonomi Bakanı yeni ekonomik programı açıklıyor.
Her şeyin iyi gittiğini söylüyor.
O konuştukça döviz rekor üzerine rekor kırıyor.
Bakan çıkıyor “Ben döviz kurlarına bakmıyorum bile” diyor.

***
Sağlık bakanı salgın ile ilgili verileri açıklıyor.
Açıkladığı veriler ile ilgili olarak “efendim kamuoyunda bu verilerin az gösterildiğine ilişkin iddialar var. Ne diyorsunuz?” diye soruluyor.
Bakan “Biz sadece hastanelere yatanları açıklıyoruz. Biz her pozitif çıkanı sayacaksak ohoo” falan diyor.
***

İçişleri Bakanı verdiği bir karardan ötürü Anayasa Mahkemesi Başkanını eleştiriyor.
-“Madem öyle niye korumalarla geziyorsun” diyor.
Ardından da…
-“hadi ben yarın korumalar olmadan aracımla giderim. Sen de gitsene” falan diyor.
***
Sonuç olarak…
Şu son birkaç aydır, bakanların yapmış olduğu gaflar ve davranışlarla, verdikleri normal olmayan tepkiler konuşuluyor kamuoyunda…


.....


Hak etmedikleri
bir süreç
yaşanıyor…


Sağlık çalışanları salgın başladı başlayalı yoğun bir tempo ile çalışıyor.
Buna rağmen, toplumun bir kesimine hala yaranabilmiş değil.
Sağlıkçıların göstermiş olduğu çaba karşısında tavandan ek ödeme sözü verdi hükümet.
Dün öğrendik ki, doktorlara o sözü edilen tavandan ek ödemeler hala yatmamış.
Sağlık çalışanları salgın başladığında kahraman ilan edildi…
Kahramanlıkları çabucak unutuldu.
Ardından, alkışlar da kesildi.
Şimdi ise ek ödemeler aksamaya başladı.
Doğrusunu söylemek gerekirse…
Sağlık çalışanları hiç de hak etmedikleri bir süreç yaşadı bu salgın sürecinde…
Görünen o ki…
Hala da yaşıyor ve yaşayacak gibi…