18 Ekim 2020 Pazar 340 Okunma

Patron böyle istiyor!

Patronun birisi kendisine yardımcı eleman almak için gazeteye ilan veriyor.


Ertesi gün üç kişi müracat ediyor.


Patron ilk görüşmesini ilk başvuran ile yapıyor ve soruyor 2 kere 2 kaç yapar?


Adam “ 5 yapar” diyor.


Patron formunuzu bırakın biz sizi arayacağız diyerek gönderiyor.


İkinci görüşmesine  giriyor patron  ve aynı soruyu ona da yöneltiyor.


Adamın cevabı ise “bumudur yani çok kolay tabiki 4 eder diyor”


Bunu duyan patron aynı şekilde ikinciyi de gönderiyor.


Son olarak üçüncü başvuran geliyor ve aynı şekilde “2 kere 2 kaç yapar?” diye soruyor patron.


Adam önce bir ayağa kalkıyor ve sağına soluna iyice bir bakıyor.


Sonra perdeleri çekiyor ve kapıyı kilitliyor ve adamın kulağını eğilip, “Siz kaç olmasını istersiniz odur”diyor.


İşe kimin alındığını söylememize gerek yok herhalde?


Zira…


Patron, yanlış bile olsa söylediğini yapacak, dediğini uygulayacak adam arıyor.


xxx


Ülkede enflasyon rakamı açıklanıyor…


Açıklanan rakam ile var olan enflasyon rakamı arasında dağlar kadar fark var…


Üstelik…


Açıklanan resmi enflasyon rakamına, yönetenler dahil kimse inanmıyor.


Ancak…


Enflasyon rakamı, mevcut rakamın çok altında açıklamaya ısrarla devam ediliyor.


xxx


Ülkede işsizlik rakamı açıklanıyor.


Açıklanan rakam ile ülkede var olan işsizlik rakamının arasında dağlar kadar fark var.


Üstelik…


Açıklanan resmi işsizlik rakamına, yönetenler dahil kimse inanmıyor.


Buna rağmen, açıklanan resmi işsizlik rakamının, var olan rakamın altında açıklanmasına ısrarla devam ediliyor.


xxx


Ülkede salgın ile ilgili rakamlar açıklanıyor…


Açıklanan rakam ile ülkede var olan vaka ve hasta sayısı arasında dağlar kadar fark var…


Üstelik…


Salgınla ilgili resmi olarak açıklanan vaka ve hasta sayılarına, yönetenler dahil kimse inanmıyor.


Buna rağmen, var olan rakamların altında vaka ve hasta sayısı rakamları ısrarla açıklanmaya devam ediliyor.


xxx


Kısacası…


Ülkede rakamlarla oynanıyor…


Yukarıdaki fıkra misali, resmi rakamları açıklamakla yükümlü kurumların başında bulunanlar patronlarına büyük ihtimal “siz rakamların kaç olmasını istersiniz?” diye soruyor…


Görünen o ki; patron söylüyor, patronun istediği rakamlar açıklanıyor


 


********************


 


Eski uygulamayı arar olduk!


 


Eskiden çok rastladığımız ve yakınma konusu olan bir durum vardı çalışma hayatıyla ilgili.


İşyeri çalışanına “Sana şu kadar maaş veririm. Maaşının asgari ücret kadar olan bölümünü bankaya yatırır, kalanını ise elden öderim. İşine geliyorsa!” derdi…


Böylece vergiden kaçırır, kar elde ederdi ama çalışan ise asgari ücret üzerinden emekli olduğu için hak ettiği emekli maaşını en düşükten almak zorunda kalırdı.


Ne yapıldıysa önlenemedi bu uygulama.


xxx


İlginçtir ama günümüzde bu uygulama bile aranır hale geliyor.


Çünkü…


Şimdi işyerleri çalıştırdığı insanlara “Seni asgari ücret alıyormuş gibi gösteririm. Pirimi asgari ücretten gösterir, bankaya da adına asgari ücret tutarını yatırırım. Ancak bu ücretin bir kısmını eden geri alırım. İşine geliyorsa!” demeye başlamış…


Kısacası…


Eskiden işyerleri, çalışanını asgari ücretten gösterip, üzerini elden veren bir uygulamaya giderdi…


Şimdi ise çalışanı asgari ücretten gösterip, verdiği ücretin yarısını elden geri alan bir yöntem uygulamaya başlamış…


Ne diyelim?


Bunu da görecekmişiz demek ki!


 


******************************


 


Yeni sözler eklenmeli literatüre…


 


“Zengin babayı hayırsız evlat, Memur kocayı süslü avrat, Fakiri de kuru inat batırırmış” diye çok bilinen bir söz var ya hani…


Aslıda bu sözün mutlaka devamı olmalı.


Ya da bu söze bir şeyler daha ilave edilmeli…


Mesela…


“siyasetçiyi etrafındaki yalakalar batırır” diye bir söz mutlaka eklenmeli.


Hatta…


-“Kurumları da başındakilerin egosu batırır” sözü kesin eklenmeli.


Niçin bunu söylüyoruz biliyor musunuz?


Hemen söyleyelim.


Bizim ülkemizde “Devlette devamlılık esastır” diye çok doğru ve yerinde bir laf vardır.


Ancak…


Bu lafa hiçbir zaman uygun davranılmaz.


Bir kurumda yönetici değişikliği olduğunda, yeni gelen yönetici ilk iş olarak eski yöneticinin yaptığı ne varsa hepsini kaldırmakla işe başlar.


Kaldırıp kenara attıkları arasında eski yöneticinin son derece yararlı uygulamaları da çöpe gider.


Yeni gelen yönetici, o kurumda her şeyin kendisiyle başlayıp kendisiyle biteceğini zanneder.


Bu öylesine güçlü bir egodur ki, ne gelenek kalır orta yerde ne de teamül.


Her geçen gün daha da kötüye giden kurumlara bir bakın…


Hemen hepsinin tek sebebi, yeni yöneticinin eki yönetici zamanında uygulanan her şeyi kaldırıp çöpe atmasıdır.


Daha da ötesi…


-“Gelen gideni aratır” sözünün çıkış kaynadığı tam da budur…