21 Kasım 2020 Cumartesi 627 Okunma

Son akşam yemeği…

Başlığa bakıp da ünlü ressam Leanardo’nun, İsa ve havarilerini resmeden o ünlü “Son Akşam Yemeği” tablosundan bahsedeceğimizi falan zannetmeyin.


Aslında, yaşadığımız benzeri bir durumu anlatacağız.


Bildiğiniz üzere, bir süre önce Koronavirüs salgını ile ilgili alınan yeni tedbirler açıklandı…


Açıklanan tedbirler arasında lokanta, içkili mekan ve cafelerin de kapanacağı yer aldı…


İşte; çoğu kişi mekânların kapanacağının bir gün öncesinde birbirini aramış.


-“Valla yarın her yer kapanıyor. Gel şöyle son defa bir oturalım. Şöyle son defa bir yemek yiyelim, kafa çekelim” demiş…


Çağrıyı yapanlar neyse de, çağrılanlar da dünden hazırmış ki, hemen uymuşlar bu teklife.


Sonuç;


Mekanların kapanacağının bir gün öncesi aklınıza gelebilecek her yer “Son yemek” için adeta tıklım tıklım dolmuş…


“İçkili mekanlar da durum bu şekildeymiş de içkisiz mekanlarda durum farklı mıymış?” diye sorarsanız hemen cevaplayalım…


Daha da kötüymüş…


Zira…


Cafe ve benzeri mekanların kapanacağı günün bir gün öncesi, yani dün, yine herkes birilerini aramış…


-“Gel her yer kapanmadan bir çay-kahve içelim. Ağız tadıyla son bir kez oturalım” demiş ve bu da karşılık bulmuş olmalı ki, dün, serin havaya rağmen neredeyse bütün cafeler ve çay bahçeleri adeta tıklım tıklım dolmuş…


Adım atacak yer kalmamış bazı mekanlarda…


Sonuç olarak…


Yasaklar başlıyor, mekanlar kapanıyor diye son yemekler yenilmiş, son kahveler-çaylar içilmiş.


Ne diyelim?


Umarız bunu yapanların gerçekten son yemekleri, son içecekleri olmamıştır!


,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,


Keşke çip taksalar!


 


 


Çoğu adam tutturmuş “Aşı olmam” diye…


Bulunsa bile vurdurmazmış…


Önce bir herkes olacakmış, ölmez, iyileşir ve yaşamaya devam ederlerse aşı olurmuş…


Zaten…


Elin gavuruna zerre kadar güveni yokmuş…


Ülkeyi ele geçirmek isteyen dış güçlerin amacı, herkese çip takıp, yönetmekmiş…


O buna asla gelemezmiş!


Büyük resmi görürmüş o!


Yahu…


-Herkesin bir kimlik numarası, cebinde de bir akıllı telefonu var.


-Gittiğin hastanelerde, yaptırdığın idrar testinden tut da geçirdiğin hastalıklara, aldığın ilaçlara kadar, kan grubun ve tansiyonun kaç olduğuna kadar hepsi kayıt altında.


-İnternet sayesinde ne yediğin, ne içtiğin, ne iş yaptığın, nerelere gittiğin, kimlerle görüştüğün, nereden ne sipariş ettiğin zaten ortada….


Eşin, dostun, oturduğun adresin, maillerin, mesajların, paylaşımların bir tuşa basmakla ortaya çıkıyor.


-İnternette bir ürünün üzerine tıklamaya gör yanlışlıkla. Her sayfa açtığında o ürün “Hadi al artık” dercesine karşına çıkıyor…


-Bu da bir şey mi? Cep telefonunun yanında yüksek sesle “bisiklet” de bakalım? Nasıl bütün bisiklet reklamları geliyor karşına.


-Yüz tanıma ile 100 bin kişinin arasından bulup çıkartıveriyorlar seni…


Her gün gittiğin güzergah, aldığın maaş, ödediğim vergi, hepsi orta yerde, bir tuşla ulaşılabilecek mesafede.


Aldığın nefes, taşıdığın niyet bile biliniyor…


Adam kalkmış “Çip Takacaklar” diyor iyi mi?


Böylece herkesin ne yaptığını öğreneceklermiş de istedikleri gibi yöneteceklermiş!


Şuna bak şuna!


Herkesin her şeyinin bilindiği bir dünyada sana niye çip taksınlar be adam!


Çip’in değeri, senin beyninden daha değerli…


Adam zaten senin ne yaptığını da biliyor, nasıl yönetileceğini de…


Keşke çip taksalar!


Belki kazara kısa devre yapar da, bir mucize olur, birileri böylece normale döner!


,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,,


 


Bak bu çok güzel işte!


 


Başladığı günden bu yana geçen salgın sürecinin özetini çıkartmış birileri…


Çok hoşumuza gitti…


-Berberler kapalı diye herkes kafayı 3 numaraya vurmuş,  memleket Isparta komanda Tugayı gibi.


-Fıkra gibi ülkeyiz testi pozitif çıktı diye tüm köyle sarılıp kucaklaşıp helalleşti, şimdi bütün köy karantinaya alındı.


-Oturma odasına İzmir, mutfağa Ankara, yatak odasına da İstanbul ismini yazdım, şehir şehir dolaşıyorum ohhh.


-Tarihte ilk defa dünyada tüm ülkedeki kadınlar kocalarının nerede olduklarını biliyorlar.


-20 yaş altı sokağa çıkmasın, 65 yaş üstü evde kalsın.... Yok edilmesi planlanan hedef kitle biz miyiz ne.


-Yüzyılın son kabadayısı korana adam, Dünyada ne kadar bar pavyon kumarhane varsa tek başına kapattı saygılar korona.


-Çin'den kaç gündür hiç ses çıkmıyor mahallenin delisi gibi ortalığı karıştırıp kenara çekildiler.


-2021'e girersek o bizi kutlasın, siz 2020'den nasılsa çıktınız diye.


-Ürdün'de bir adam aracın içinde koronodan öldüğü için aracı ile birlikte defnedildi, malını öbür tarafa götüren ilk insan olarak tarihe geçti.


-Anneme virüs var biraz alışveriş yapalım diyorum, oda dur belki ölürüz masraf yapmayalım diyor.


-Korkudan sadece sokağı değil, tartıya da çıkamıyorum.


-Ev kızı isteyenlere müjde, şimdi bütün kızlar evde.


-Eskiden biri hapşırınca çok yaşa denirdi şimdi hapşırıldığında "git ileride hapşır vallahi 155'i ararım" deniyor.


-Bütün ülke Ali vefa gibi olduk, temas yok.


-Şimdi de Çin'de hanta virüsü çıkmış, Cengiz Han'ın mezarını bulup çıkarın laaa, biz bu Çinlilerle başa çıkamıyoruz.


-Ne eğlenceli bir gün, dur biraz da şu koltukta oturayım, sonra diğer odaya geçer duvarlara falan bakarım, olmadı bir de salon yaparım.


-Yüzük partisi,Çiş partisi,Bebek geldi partisi,Bebek geliyor partisi,Cinsiyet belli oldu partisi


adım adım sapıtıyordunuz, şimdi düğün bile yapamıyorsunuz.


-Bakıyorum da sokakta el ele gezen çift göremiyorum, hani ölümüne seviyordunuz?


-Yaz geliyor fit olayım derken, karantinaya girdim fil gibi oldum.


-Ay sonuna kadar kuaförler açılmazsa sarışınların yüzde doksanı yeryüzünden silinecek.


-Bana evlen evde kalacaksın diyordunuz, hepiniz kaldınız mı evde? etme bulma dünyası işte.


-Salgın bitince parayı kıracak 3 meslek


1 psikiyatristler


2 diyetisyenler


3 kadın doğum uzmanları.(kuaför berberleri eklemekte yarar var)


-Yıllarca bizi üç harfliler çarpacak diye korkuttular meğerse o cin değil Çin miş.


-Şekerimizi kolonyamızı aldık, görücü bekleyen gibi oturduk evde virüs bekliyoruz.


-Kim akıl ettiyse çok doğru söylemiş, dışarı çıkana para cezası değil de evinde kalana para ödülü verirse biz 5 güne kalmaz bu virüsü yeneriz.


.....


Biraz da gülmek lazım…


Vücudu oldukça güzel genç bayan tatilinin hemen her gününü kaldığı otelin terasında güneş banyosu yaparak geçirmiştir.


İlk günü mayosu ile güneşlenmiş, ama sonra ki günler bakmış ki otelin en üst katında onu kimse göremiyor, mayosuz sere serpe güneşlenmeye başlamış.
Gene böyle yüzüstü güneşlenirken merdivenlerden birisinin çıktığını duyarak havlusu ile poposunu örtmüş.


Merdivenleri bir solukta çıkan otelin mudur yardımcısı nefes nefese
"Pardon" der, "Hilton oteli güneşlenmeniz konusunda bir şey diyemez, ama dünkü gibi mayonuzla güneşlenirseniz çok iyi olacak"
"Ne fark eder" diye sorar genç kadın sakin sakin..
"Beni burada kimse göremez, ayrıca bu havlu ile de örtünüyorum bakin"
"Tam olarak değil" der müdür yardımcısı utanarak
"Tavanı cam restoranın üzerinde güneşleniyorsunuz"