12.06.2018 12:08:02 1397 Okunma

SU HAVZALARI KORUNMALI

             Orman ve Su İşleri Bakanı Sayın Veysel Eroğlu’nun, su tasarrufu konusundaki uyarılarına ve kurak bir mevsim geçirildiği uyarılarına rağmen,  Polatlı bölgesindeki çiftçilerin, her yaz yaptığı baskılar sonucu, sulama kanallarına verilen suyun dışında, DSİ tarafından Porsuk yatağına, yüksek miktarda sulama suyu verilmektedir. 


             Büyükşehir, Belediye Başkanı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada “Üzülerek ifade edeyim ki Eskişehir, DSi Bölge Müdürlüğü’nün Porsuk baraj suyunun tabiri caizse “hovardaca” kullanılmasına karşı, Büyükşehir Belediyemizin tüm uyarılarına rağmen, Eskişehirli yerel ve genel siyasetçiler ile Eskişehir Valiliği ve bürokratlar konuya ilgi göstermemekte, duyarsız kalmaktadırlar. Bu durumun değiştirilmesi ve sorumluların, ilgisizliklerine bir an önce son vermeleri gerekmektedir.” dedi. 
              Porsuk’tan, yaz ayalarında,  su bırakılmasının, “ siyasi”  bir tarafı var mı bilinmez ama küresel ısınmanın ve kuraklığın gündemde olduğu bir dönemde,   Porsuk Barajı’ daki suyun, hoyratça kullanılmasının, mazereti  ve kabul edilir bir tarafı da yoktur. 


              Diğer yandan geçmiş yıllada, vilayette yapılan su ile ilgili bir toplantı da verilen brifingde, Eskişehir’in, suyunu "hovardaca" kullandığını belirterek, bu konuda israfın önüne geçilmediği taktirde, su sıkıntısı yaşanacağını kaydedilmiş.. Eskişehir’in, kullanma ve sulama suyunun tamamını, Porsuk ve Porsuk Barajından sağladığını, özellikle sulama kanallarının, ilkel durumları yüzünden, çok fazla zayiat verildiğinin de altını çizilmişti..


               İlgilerde ednilen bilgilere göre,  Eskişehir’in, yaklaşık 35 milyon metreküp suyla rahatlıkla sulayabileceği tarım alanlarında, 111 milyon metreküp su kullanılıyor.  Neden olarak da,  sulama kanallarının elverişsiz durumu gösterildi.              Küresel ısınmanın gündeme geldiği şu günlerde, su kullanımı konusunda, halkı eğitmeye önem verilmelidir.  Şu aşamada bir sorun yokmuş gibi görünse de, böyle giderse yakın bir gelecekte, Eskişehir su sıkıntısıyla karşı karşıya kalabilir.. 


  Eskişehir’ in, kullanma ve sulama da su sıkıntısı olabilir ama içme suyunda bir sıkıntısı yoktur. Nitekim  geçmiş yıllarda, bir açıklama yapan, Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen, Kalabak suyunun, Eskişehir-Kütahya sınırları arasında kalan bölgeden getirildiğini belirterek, ’Eskişehir, en az 50 yıl içme suyu sıkıntısı çekmeyecek’ demişti.


      Eskişehir’de,  içme ve kullanma suyu sıkıntısı olur mu, önümüzdeki günlerde görülecektir. Ancak Dünyada da, yeterli içme ve kullanma suyu yoktur. Çünkü Yeryüzündeki suyun %97’si tuzludur. Geriye kalan ve büyük bir bölümü Kuzey ve Güney Kutuplarında buzullar içinde donmuş olan %3’lük tatlı su kaynakları için insanlar, bitkiler, yaban hayat, tarım rekabet etme durumunda.


   Son 10 yılda, bu kısıtlı su arzı üzerindeki küresel su talebi 6 – 7 kat artmıştır; bu oran dünya nüfusu artış oranının iki katından fazladır. Öte yandan, dünya nüfusunun, 2025’de 8,3 milyara, 2050’de ise 10–12 milyara ulaşacağı tahmin edilmektedir.


 Halen, dünyada 2,4 milyar insan yetersiz ve kalitesiz su nedeniyle,  sağlıksız koşullarda yaşamaktadır. Dünyanın,  birçok bölgesinde, kırsal alanlardan kentlere, göç, çok sayıda insanın yeterli sağlık hizmetlerinden, güvenli içme suyundan, çevresel olarak güvenli yaşam koşullarından, yoksun alanlarda yaşamalarına sebep olmaktadır.
     Elbette Eskişehir, küçümsenmeyecek yeraltı su rezervlerine sahiptir. Bu yeterli değildir. Yapılacak her hata, yeraltı sularını kullanılamaz hale getirir..Onun içinde Eskişehir’ de ki mevcut su kaynaklarının korunmalı ve suyun tasarruflu şekilde kullanılması sağlanmalı, yeni su kaynaklarının araştırılarak değerlendirmeye alınmalıdır.


    Ancak Alpu Termik Santralı, yer altı ve porsuk suyu için ciddi sorundur.Nitekim Greenpeace 22 Mart Dünya Su Günü’nde, dünyanın giderek azalan tatlı su kaynaklarının, planlanan yüzlerce yeni kömürlü termik santral ile tükenmenin eşiğine getireceğini gösteren bir araştırma yayınladı. Araştırma kömürlü termik santrallerin, su varlıklarına ciddi tehdit oluştutuyor.


   Dünyada, Var olan kömürlü termik santraller tek başına yılda küresel olarak 19 milyar metreküp tatlı su tüketiyor. Bu veriye kömür çıkarımında kullanılan su miktarı da eklenirse  kömürlü termik santrallerin yılda kullandığı su miktarı küresel düzeyde 22.7 milyar metreküpe yükseliyor.


   Bilgilendirme toplantısında,Alpu termik Santraline, Gökcekaya  Baraj suyunun yetmeyeceğini belirterek,  ismini bilmedikleri, ikinci bir barajın gerçekleştirileceğini söylemeleri, sularla ilgili kaygıları daha da artırmıştır.


      Eskişehir, gelecekte su sıkıntısı yaşamak istemiyorsa, mevcut su havzalarını, koruma altına almalı, suyun tasarruflu kullanılması içinde, halk sürekli eğitilmeli, hatta su tasarrufu teşvik edilmelidir. Eskişehir’ in, sahip olduğu su rezervlerini en iyi şekilde korumalıdır.