9.10.2018 18:23:18 1992 Okunma

KÜRESEL ISINMA

Geçen hafta kırsal kesime ziyarette, köylünün, küresel ısınmanın etkileriyle, birçok üründe istediği verimi alamadığını gördük. Bu sadece Eskişehir, için değil, normalleri üstü sıcaklıklar, ülkemizde, ürünlerde verimi, göletlerde ve barajlarda suyu da azalttı.


Küresel ısınma sonucu, deniz suyu sıcaklığının artması, tropikal fırtınaların daha sık görülmesine neden olacağı, 10 yılda bir görülen, bu tür fırtınaların 10 yılda, 2'ye, 3'e çıkacağı belirtiliyor. .Küresel ısınma nedeniyle, Akdeniz'de de tropikal fırtınaları artıracağı söyleniyor.


Nitekim Küresel ısınma, dolayısıyla, meydana gelen, Yunanistan'ın, birçok bölgesini etkileyen tropik kasırga Zorba, şiddetli rüzgâr ve yağmur, toprak kayması ve dev dalgalarla, kendini hissettirdi.


Küresel ısınmaya bağlı olarak ortaya çıkan kuraklık ve içme suyu sıkıntısının yeryüzünün tüm bölgelerini etkileyeceğini kaydeden bilim adamları, şimdiden bu bölgelerde yaşayan ve yılda kişi başına 1000 metrekübün altında su kullanmak zorunda kalan, 1.4 milyar insanın bulunduğunu anımsattılar. 


Bilim adamları, dünyada,  Karbondioksit oranı artığını, deniz seviyesi yükseldiğini, okyanusların ısındığını, buzulların erdiğini, kürsel ısınmanın önüne geçilmezse, felaketin kapıda olduğunu sürekli tekrar ediyorlar. O nedenle de Dünya ve ülkemizin, her yerinde görülmeye başlayan kavurucu sıcaklar, kuraklık, seller, insanlığın yeni kâbusu haline dönüştü,


Diğer yandan son yıllarda, dünyada, orman yangınları artıyor, göller küçülüyor,  ırmaklar kuruyor, ilkbahar erken geliyor, sonbahar gecikiyor, bitkiler erken çiçek açıyor, göç dönemleri değişiyor, yüksek enlemlerde sıcaklık artıyor ama hala insanlar, bu gelişmeleri, yeteri kadar dikkate almıyor.


Son yıllarda ise Küresel ısınma, üzerinde, incelemede bulunan bilim adamları, Çin ve Hindistan’ın, bu artışa, büyük katkısı olduğunu öne sürüyorlar. Ancak, “dünya karbondioksit üretimi”ni sıraya koyduğunda, ABD başı çekiyor. Atmosfere, yılda 220 milyon ton karbondioksit bırakan Türkiye ise 20.sırada. 2010 yılında, bu rakam 400 milyon tonlara ulaşacağı söyleniyor.


Dünyada, Atmosfere, yılda ortalama 21 milyar ton karbondioksit salınıyor ve bu miktar giderek artıyor.   Dünya Yaban Hayatı Koruma Fonu (WWF) nın raporuna göre de Akdeniz havzasında bulunan Türkiye’de, 40 dereceye yakın sıcaklıklar, mevsim normali olacak ve tarım alanlarının, yüzde 40’ı kuruyacaktır.


Kuzey Yarımküre’nin, en büyük buz kütlesi olan Grönland adası, küresel ısınma nedeniyle eriyor. Grönland kütlesinin erimesi, düşük seviyedeki sahil şeridinde bulunan yerleşim yerlerinin, sular altında kalmasına neden olacaktır.


Bilim adamlarına göre, küresel ısınma önlenemediği taktirde, Türkiye, 100 yıl içinde, Kuzey Afrika’ya dönecek. Yağışlar azalacak, başta GAP bölgesi olmak üzere, tüm nehirlerin taşıdığı su miktarı düşecek. Baraj göllerinde, su seviyesi azalacak, hidroelektrik enerji üretimi ciddi oranda aksayacaktır.


Yüksek basınç kuşağının kuzeye kaymasıyla, ülkemizde hakim olabilecek tropikale benzer bir iklim; düzensiz, ani ve şiddetli yağışlar, seller, hortum, kasırga, heyelan ve erozyona yol açacak. Kasırga ve fırtınaların tetikleyeceği seller, can ve mal kaybına neden olacaktır.  Isınmayla birlikte denizlerimizdeki sıcaklık rejimleri değişecek. Balıkların göç yolları bozulacaktır.


Ankara Ticaret Odası’nın hazırladığı, “Küresel Isınma kıskacında Türkiye” raporuna göre, Türkiye iklim değişikliğinin olumsuz etkileri açısından, “risk grubundaki ülkeler” arasında yer alıyor. Türkiye’de kuraklaşma, seller hızla artıyor, içme suları ise azalıyor. Son 70 yılda 70 istasyonda kaydedilen sıcaklık verilerine göre, Türkiye'nin yıllık ortalama sıcaklıkları artma eğiliminde.


Küresel ısınma, Akdeniz yerine, Karadeniz’i öne çıkaracak. Kar yağışı, giderek azalacak. Hatta kış mevsimi ortadan kalkacak. İklim değişiklikleri, göçlere neden olacaktır. Türkiye'de yaşayanlar, kuzeye yerleşmeye çalışacak


Elbette küresel ısınmadan, Eskişehir’ de etkilenecek. Bu etkinin yaratacağı zarar, il bazında yapılacak, ağaçlandırma ve erozyon çalışmaları yanında,  İlimizdeki ormanların ve su havzalarının, özellikle de yeraltı sularının korunması ile de orantılı olacaktır. Bu alanlarda kentin stratejileri belirlenmeli, sürekli ve kalıcı bir şekilde gündemde tutulmalıdır.


Dünya ülkeleri ve ülkemiz insanları, küresel ısınmanın etkileri azaltmak için Doğal ve yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanmalı, Termik santralardan vazgeçmeli, teknolojik araçlar ve  taşıtların daha az kullanmalı, Sanayi alanlarında, fabrikalara filtreleme sistemleri yapılmalı, geri dönüşüm ve geri kazanım tesislerine, yer verilmelidir. Ormanlar çoğaltılmalı ve çevre korunmalıdır. Tüketilen kadar ağaçtan daha fazla ağaç dikilmeli, Zehirli gazlar da atmosfere bırakılmamalıdır.Çünkü küresel ısınma, yaşam ve dünyanın sonudur.