24 Haziran 2019 Pazartesi 570 Okunma

ATAP A.Ş VE BİLİM PARKI

              TUŞAS’ dan emekli  ve ileri tenoloji ve proje alanında çalışan, geçmişte  de ATAP.A.Ş Gene Müdürü Yrd, Makine Mühendisi, Sayın Husamettin  ONARICI ve ESOGÜ,  Ziraat fakültesi Emekli Öğretim Üyesi, Sayın Halil GÜNGÖR’le,  yapılan  sohbette “rekabet”  ve “teknoloji” konusu gündeme geldi. Eskişehir sanayisinin, rekabet edebilmesi için, Ar-Ge çalışmalarına, hız verilmesi yanında, “üniversite- sanayi” işbirliğinin, mutlaka sağlanması gerektiği hususunda, fikir birliği içinde olundu.


           Sohbette, 18 Eylül 1990 tarihinde, Anadolu Üniversitesi, ESO ve EOSB’ de bulunan 16 şirket tarafından,  gerçekleştirilen, Anadolu teknoloji Araştırma Parkı Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi (ATAP A.Ş)  ve Bilim Parkı üzerinde de duruldu.


            ATAP A.Ş, ulusal ve yerel sanayimizi, bir an önce, gelişmiş ülkeler düzeyine çıkararak, ülkemizi ve Eskişehir’ i,  global pazarlarda rekabet edebilecek güce eriştirecek, bilgiyi, uygulamaya dönüştürecek,  teknoloji hizmetinin sunulabilmesi içi de, üniversite ile sanayi arasındaki işbirliği, etkin bir hale getirilecekti
           ATAP A.Ş’ ye,  emekli Tümgeneral Sayın Fazıl Aydınmakine’ nin, Genel Müdür olarak göreve başlaması ile birlikte, ATAP A.Ş’ de, somut gelişmeler oldu. Hedefler büyüdü. O dönmede, Eskişehir Teknoloji Geliştirme Bölgesi’nde hedef, 50 Ar-GE çalışması yapan firma ile 5.000 nitelikli Ar-Ge elamanı ve yılda 500 milyon Dolar katma değer yaratılması hedeflenmişti.
            ATAP A.Ş’ nin, hedefleri arasında, “ Üniversitelerin eğitim, öğretim ve araştırma faaliyetlerini desteklenmesi, Ar-Ge çalışmalarına hız kazandırmak, üniversitelerin vereceği hizmetleri zenginleştirip etkinleştirmek, sanayinin rekabet gücünü artırmak, yenilikçi teknolojilerin ve bu teknolojilere yönelik bilginin gelişmesini sağlamaktır.


           Ayrıca yerel potansiyellerden yararlanarak, katma değeri yüksek üretim yapan yenilikçi şirketlerin oluşumunu ve gelişimini desteklemek, Sanayi-üniversite işbirliğini, geliştirerek, sürekli, kalıcı ve sonuç alıcı hale getirmektir.


          En önemlisi de nitelikli işgücünün istihdamını ve bölgedeki teknolojik ve ekonomik altyapıyı geliştirmek, üretim sektörünün yenilikçi teknolojilere, uyumuna katkıda bulunmak,  ürün geliştirmek ve ürün kalitesiyle, standardını yükseltmektir. " 
         Geçmiş yıllarda, Sayın Fazıl Aydınmakine’yi,  ziyareten sonra, bir yazımda, “Onun rehberliğinde, İleri teknolojiye yönelik, girişimcilik teşvik edilecek ve desteklenecek, üniversite-sanayi işbirliğini güçlendirilecek, AR-GE çalışmalarının ekonomik değere dönüşmesine katkı sağlanacaktır. Eskişehir bilim ve teknoloji alanında ivme kazanacak, mevcut “TEKNOPARK” da, onun döneminde, gelecek yıllarda, “TEKNOPOLİSE” dönüşecektir.” demiştik. 


              Öte yandan ESO tarafından, gerçekleştirilmek istenen,  Bilim Parkının temeli ise  12 Nisan 1997 tarihinde zamanın Cumhurbaşkanı Rahmetli  Süleyman Demirel, tarafından atılmış 1999 yılına kadar da bitirilmesi hedeflenmişti.


             Bilim Parkı’nda “simge anıt”, “TSE” “KOSGEB”, “Girişimci geliştirme Merkezi” “ İleri teknoloji ve AR-GE Bölgesi” , “ Yüksek Okul ve Teknik Okullar Bölgesi”, “Otel”, “Golf Alanı”,”Yeşil Alanlar” ve “Serbest Bölge” yer alacaktı.  Ayrıca Anadolu Üniversitesi bir “Meslek Yüksek Okulu”,Koç Vakfı bir”  ” Endüstri Meslek Lisesi” ve Türk Telekom’ da bir “Meslek Lisesi”  gerçekleştirecekti.


      Bilim Parkı, sadece Eskişehir’deki girişimciler için değil, İleri teknoloji kullanan her sektör ve ülkeden firmalara da kullanıma hazır işyeri sunacaktı.“Bilim Parkı”, hedeflendiği şekilde hayata geçirilemedi.


         Bilim Parkı, niçin planlanan süre içinde bitirilmedi ve ATAP A.Ş  arzu edilen hedeflere ulaşamadı, en iyi ESO yetkilileri bilir. Ancak bitirilmiş olsa idi; Eskişehir teknolojik ve AR-GE çalışmaları açısından, ciddi bir mesafe alacaktı. Ülkemizin ve Eskişehir’in teknolojik gelişmesine katkıda bulunurken,  Eskişehir, Türkiye’nin, uluslararası teknolojiye katkılarını artırmada da katalizör olacaktı.


          Eskişehir’de, teknoloji üretecek imkân ve olanakları artırmak ve kenti de teknoloji ithal eden değil, üretip ihraç eden bir bölge yapmak isteniyora,  mutlaka “ sektörel”,  “ çatı” şirketlerini,  özellikle de sektörel kümeleri,  oluşturulmak zorundadır. Çünkü kentteki KOBİ’ lerin, bünyesindeki, teknolojik yetersizliği, şirket içi eğitim noksanlığı, Araştırma ve geliştirme faaliyetleri gibi, ciddi sorunların çözümü, bu şirketlerin kurulması ile mümkündür.


             Eskişehir’in, teknoloji kenti olabilmesi için, ciddi bir planlama, kararlı ve uzun vadede sabırlı bir uygulamayı gerektirmektedir.  Ayrıca Eskişehir teknoloji üreten kent olabilmesi için, evrensel düzeyde bilim üretebilme potansiyeline sahip doktoralı elemanlara ihtiyaç vardır. Bu elemanlar, hem ülkemizdeki üniversitelerde, hem de yurt dışında yetiştirebilirler.


             21.yüzyılda, bilim ve tenolojiin doğrudan bir üretici güç haline dönüştüğü, sanayinin teknoloji içeriğinin arttığı bir gerçektir. Eskişehir’in, bu gelişmelere ayak uydurması ve global pazarlarda rekabet edebilmesi, bünyesindeki Ar-Ge çalışmalrı ve kullandığı ve ürettiği teknoloji ile de orantılı olacaktır.