16 Temmuz 2019 Salı 496 Okunma

KÜRESEL ISINMA

                                               
           Dünya ve ülkemizde, küresel ısınma ve iklim değişiklikliği,20. yüzyılın sonlarında hissedildi.  Tebir alınmazsa,  21. yüzyılda da önemini koruyacağı,  bilim adamları tarafından, her platformda dile getirilmektedir.  
            Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) iklim uzmanı, Jay Zwally ise “Erime bu hızla sürerse, Kuzey Buz Denizi, buzullardan çok daha yakın bir dönemde,  tamamen arınmış hale gelebilir” dedi.
              Ayrıca Kuzey Buz Denizi’ndeki buz tabakasının,  rekor düzeyde inceldiği de belirlendi. Kuzeydeki buz tabakasının,  2040 yazı sonunda, tamamen eriyeceği tahmin edilmektedir.
              Grönland’daki erimenin de, oldukça hızlı olduğu tespit edildi. Grönland’daki buzullar,  yaz, ayları kaydedilen ortalama erime, yüzde 15 daha fazla olduğu  söyleniyor.. Grönland üzerindeki buzulların, tamamen erimesi sonucu, deniz seviyesinin 6,6 metre yükselmesine yol açacak.
             Elbette dünyadaki bu gelişmelerden, Türkiye ve Eskişehir’ de etkilenecektir. Bu etkiyi azaltmak için, vakit kaybetmeden ağaçlandırma ve erozyonla mücadele çalışmaları hız kazanmalı, mevcut orman ve su varlığımız da en iyi şekilde korunmalıdır.
            Çünkü NASA uzmanlarının, yaptığı araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'de toprakların, bilinç dışı kullanımıyla, 2040 yılında çölleşme tehlikesi yaşanacaktır.
           Türkiye ve Eskişehir’ in,  topoğrafik yapısı, iklimi, uygulanan yanlış tarım yöntemleri, aşırı mera ve orman tahribatı,  toprakların büyük çoğunluğunu, erozyona duyarlı hale getirdi. Bilinçsiz su kullanımı ise ciddi sorun olarak ortada. 
              Son yıllarda, küresel ısınma ve iklim değişikliğine bağlı sorunlar, her geçen gün artmaktadır. Ülkemizde, bu sorunlardan, en fazla etkilenecek ülkeler arasında yer almaktadır. Atmosferdeki sera gazlarını dengede tutabilmek için, önemli karasal karbon yutakları olan orman alanlarının, artırılması gerekmektedir.
             Türkiye ve Eskişehir olarak, en kısa sürede orman varlığının artırılması,  ormanların rehabilite edilmesi, erozyonla mücadele edilerek, topraklarımızın, göllere, barajlara ve denizlere taşınmasının önlenmesi gerekmektedir
            Küresel ısınma ile birlikte, yaşanması muhtemel tarımsal kuraklıkla, bütün bölgelerimiz etkilenecektir. Tarımsal kuraklık sonucu, tarımsal üretimde düşüklük, ekonomik kayıplar, ekolojik dengenin bozulması, sosyal yaşantının etkilenmesi kaçınılmaz olacaktır.
            Bu tehlikeyi gören, hükümet, geçmiş yıllarda,  Türkiye genelinde ,“Ağaçlandırma ve Erozyon  Kontrolü seferberliği  Eylem Planı”  hazırlayarak uygulamaya aldı.  Bu planla, Kamu kurumları yanında, toplumdaki kesimlerle koordine, çalışması öngörülmüşdü.
           Eylem planı, 2008-2012 yılları arasını kapsamaktaydı.  Plan kapsamında,  2.300.000 hektar alanda ağaçlandırma, rehabilitasyon, erozyon kontrolü ve mera ıslahı çalışması planlanmıştır. Bu miktarın 2.164.000 hektarında, Çevre ve Orman Bakanlığı, 136.000 hektarında ise diğer kurum ve kuruluşlar çalışma yapacaklardır. Çalışmaların, toplam maliyeti 2.702.100.000 YTL olarak öngörülmektedir.
.              O yıllarda Orman Bölge Müdürü olan, Sayın Sıtkı Küçüköz ve Çevre ve Orman İl Müdürü, Sayın Mehmet Karakaya ile yaptığımız görüşmelerde, “Eylem Planı”nın uygulanmasında, oldukça donanımlı, kararlı ve bilinçli, en önemlisi de daha fazla nasıl ağaç dikebiliriz hesabı içinde görmüştük. 
               Yine O günlerde, Eskişehir’ de, 5 yıllık Eylem Planı sonunda, Ağaçlandırma Genel Müdürlüğü, 5.300 hektar ağaçlandırma, 38.600 ha. Rehabilitasyon,  diğer kurum/kuruluşlarda,  4.100 ha. ağaçlandırma çalışması yapması hedefe alınmıştı, Bu hedeflere ulşıldımı bilinmez ama düşünülmesi bile o günlerde umut olmuştu.
            Yeterli miydi? Elbette değildi,  O nedenle de, geçmiş yıllarda, gündeme gelen, “Ağaçlandırma ve Erozyon  Kontrolü Seferberliği  Eylem Plan”  gündemde kalıcı olmalı, halka, ağaçlandırma ve erozyon çalışmaları, çok iyi anlatılmalı, Örgün eğitim kutrumlarında, “küresel ısınma” konuları  işlenmeli, toplum da süreki bilgilendirilmelidir.
           Ülkemizde, küresel ısınma ile ciddi mücadele eden, sivil toplum örgütleri var Bu örgütlerden biri olan, TEMA,  kıt imkânlara ve büyük zorluklara rağmen, erozyon, ağaçlandırma ve mera ıslah ve eğitim çalışmaları ile dikkat çekiyor.
                Eskişehir’de,  toprak, su kaynaklarının, korunması ve dengede tutulması ormanların korunarak, ağaçlandırma çalışmalarına, hız kazandırılması, çoraklaşmanın, sel baskınlarının ve erozyonu önlenmesi, dolayısıyla tarım alanları ile barajların, ekonomik ömrünü uzatılması, için de   Uluslararası ve .Ulusal ,.Kişisel ve Kurumsal önlemler alınmalı ve  her türlü,  fedakârlık da  yapılmalıdır.. Çünkü başka bir Dünya Türkiye ve Eskişehir yok.