12 Eylül 2019 Perşembe 3267 Okunma

YUNUS’A MİNNET BORCUMUZ VAR

 


              Yunus Emre ile ilgili yazımızdan sonra, dikkat çeken görüşler geldi. Hatta Eskişehir’ de gerçekleştirilmek istenen, “Yunus Emre Külliyesi’ne de,  katkıda bulunmak isteyen,  insanlarımız da oldu ama Eskişehir’ de, halkın, yapacağı, “Yunus Emre külliyesi’nin, yapımı için,  yıllardır bir yer tahsisi bile yapılamadı.


            Bir okuyucumuzun da  ” Eskişehir,  halkı olarak, Yunusemre ve Nasreddin Hoca’ yı, yeteri kadar ne tanıdık, ne de tanıtabildik. Oysa her iki düşünürümüzle, ilgili, etkinlikler, vilayet ve belediyelere, bırakılmayacak kadar önemli olduğundan,  kentteki tüm kesimler, sahip çıkmalıdır.” diyerek, bir gerçeği bizimle paylaştı.


             Ayrıca Eskişehir ‘ de, ilgiler, uluslararası ve ülke bazında, ses getirecek, Yunus Emre ile ilgili etkinlikler düzenlemezken,  UNESCO, 1971 yılı sonu ile 1972 yılında (Ölümünün 650. yıldönümü dolayısıyla)Yunus Emre anıldı. Bu anma, hem 1971 – 1972’de, hem de 1991’de sürdürülmüştü. UNESCO 2020-2021 yılarında da Yunus Emre Anma ve Kutlama programları yapacaktır. Böylece Yunus Emre’nin, evrenselliği de tescil edilmiş olacaktır
           Türk dilini, tüm sadelik ve güzelliğiyle, ortaya koyan, Yunus Emre, sevgiyi, felsefe haline getirmiş, örnek bir insanın, düşünceleri ve şiirleri yıllardır, Türk milleti, tarafından dilden dile aktarıldı.


             Yunus Emre, Anadolu'da tasavvuf akımının ve Türkçe şiirin öncüsüdür. İnsan sevgisine dayanan, bir görüşü geliştirmiştir. Şiirlerinin toplandığı Divan da  ölümünden yetmiş yıl sonra düzenlenmiştir.    


            Anadolu'da, şiirlerinin bir bölümü, dil incelemeleri sonunda ayıklanmış, böylece 357 şiirin, onun olduğu konusunda görüş birliğine varılmıştır. Gene Yunus Emre adını taşıyan ve başka şairlerin elinden çıktığı ileri sürülen 310 şiir daha derlenmiştir.


            Yunus Emre adı, her Türk ve Türk kültürü açısından, çok şey ifade eder. Şiirlerinde, her devrin okuyucusu ve dinleyicisi kendini etkileyecek bir şey bulmuştur. İlk kez Yunus, şiirlerinde, büyük ölçüde Türkçe kullanmıştır. Yunus'la birlikte dil, daha renkli, canlı ve halk zevkine uygun bir hale gelmiştir. Böylece, şiirleri, kısa zamanda yayılarak benimsenmiş ve ilahi olarak da söylenerek, günümüze dek ulaşmıştır.


             Türk insanı ve Eskişehir halkı,  dün olduğu gibi, bugün ve gelecekte de, Yunus Emre’ye, sahip çıkar, üzerine düşeni de, en iyi şekilde yapacaktır.


              Nitekim hayırsever insanımız, SayınTayfur Bayar’ ın,” Yunus Emre Külliyesi” yapım için caba göstermesi ve bazı bilim adamlarımızın girişimleri, bu gelişmelere, en güzel örnektir.  Destek verilir, önerilerine de sahip çıkılırsa, Yunus Emre’ nin, felsefesi ve divanı, daha da geliştirilecek, bugünkü ve gelecek nesillere, daha iyi tanıtılacaktır, 


             Ülkemizde de Yunus Emre’ nin, okullarda, daha bilinçli bir şekilde tanıtılması için, örgün eğitim kurum/kuruluşlarının, her kademesinde,  öğrencilerin seviyelerine uygun üniteler hazırlanarak, Yunus Emre Kültür ve Sanat Haftası’ nda, çocuklarımıza aktarılmasını, toplantılarda önermiştik. Valilerimizden, Sayın Mehmet KILIÇLAR’ a da bu durumu ilettik
              Sayın KILIÇLAR, ” Eskişehir ve Türkiye'de değil, tüm dünyanın, Yunus Emre'den yararlanmasını istiyoruz. Yunus Emre'yi, Eskişehir ile özdeşleştireceğiz. Yunus Emre, Mevlana ve Hacı Bektaş-i Veli örneğinde olduğu gibi, yeniden konumlandıracağız. Yunus Emre ve Eskişehir'i, Türkiye gündemine taşıyacağız. Böylece kültür ve inanç turizmini canlandıracağız. Yunus Emre'nin,  sevgi ve barış felsefesini genç nesillere aktaracağız." sözleri ile de isteğimizi olumlu karşılamıştı.
              Valimiz Sayın KILIÇLAR, bu vaadini, sözde bırakmadı. Girişimi ile  “YUNUS EMRE” Milli Eğitim Bakanlığınca, ''İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği'' nde yapılan değişikle, Yunus Emre Kültür ve Sanat Haftası, Resmi Gazete'de yayımlanarak ülkemizde, tüm okullarda, Mayıs ayının, ilk haftasında kutlanacaktır.


             Böylece de çocuklarımız, sevgi, hoşgörü, doğruluk, dürüstlük, cesaret, fedakârlık, yardımseverlik, sorumluluk, vefa, sabır, azim, hak ve hukuk, vatan sevgisi, gibi çeşitli vasıfları, Yunus Emre gibi, mümtaz insanlarımızdan öğrenecektir.


             Yunus Emre'ye göre insanlar, din, mezhep, ırk, millet, renk, mevki, sınıf farkı gözetilmeksizin sevilmeyi hak etmektedirler. Madem ki insanoğlu ruh yönüyle Allah'tan gelmektedir; öyleyse insanlar, hiçbir şekilde birbirlerinden bu anlamda ayrılamazlar


            Yunus Emre, Türk milletinin içinden çıkmış, onu anlamış ve anlatmış, yazdığı Oğuz lehçesinin konuşulduğu bölgelerde, 7 asır boyunca şiirleri dilden dile dolaşmış, milli ve büyük bir şairdir. O na göre de gönüller kapısının, anahtarı sevgidir. Mutluluğun, huzurun ve güvenin, şifresi de bu kelimedir


           Yunus Emre, dünya, kültür ve medeniyet tarihinde, bir merhale olmuştur. Kültürümüzün, en değerli yapı taşlarındandır. Zira Yunus Emre, sadece yasadığı devrin değil, çağımıza ve gelecek yüzyılların da ışık kaynağıdır. İnsanlık var oldukça değerini koruyacaktır.
          Ne mutlu!  Yunus Emre’yi, tanıyan ve tanıtanlara…


.