8 Kasım 2019 Cuma 908 Okunma

DEPREME HAZIRLIKLI OLMAK

 


                Eskişehir’ de sivil toplum örgütleri, bu alanda etkilive yetkili kişi/kişiler, önmüzdeki günlerde, Eskişehir’ de, bir “DEPREM KURULTAY” yı,  yapmak için, ciddi çalışma içindedir. Bu kurultaya,  vilayet, belediyeler, diğer kurum/kuruluşlar, medya, özellikle de halkımız destek vermeli, üzerlerine düşün görevleri de eksiksiz  yerine getirmelidir. Çünkü deprem, ihmale gelmez…


              Aslında siyasi iktidarlar ve kurum/kuruluşlar,  yıllardır, ülkemizde, depremler sonrası büyük can ve mal kaybı olmasına rağmen, beklenen tebirleri almadı. Bilim adamlarının uyarılarını da göz ardı ettiler.


             Nitekim ABD’deki Purdue Üniversitesi’nin, en önemli deprem profesörlerinden Mete Sözen, “Bundan 3 yıl önce Japon, ABD’li ve Türk uzmanlarla onarım raporu hazırlayıp Başbakan’a sunduk. Bir şey yapmadı. MGK’ya götürdük sonuç alamadık. Bu ülkede kimse hiçbir şey yapmıyor!” diyerek bir gerçeği ortaya koydu.
            Türkiye, 1999 depreminden sonra, çok büyük bir atılım yaptı, Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde en modern gereçlerle donanmış deprem dinleme istasyonları, Küresel Konum Belirleme Sistemi (GPS)ve California’da bile bulunmayan Erken Uyarı Sistemi ağını kurdu.   


             Amerikan, İngiliz ve Japon bilim adamlarının hemen hepsi, deprem araştırmaları konusunda, Türkiye’yi örnek gösterdi. Ancak binaların sağlamlığı alanında bir adım  gidilemedi. Oysa Binalar sağlam değilse, önceden bilinse ne olacak?


            Ayrıca sorun, fay hattı üzerinde bina inşa etmekten kaynaklanmıyor. Eğer depreme dayanıklı binalar, fay hattının çok yakınına bile inşa edilse, can kaybı olmadan binalarda ufak tefek hasarlarla atlatılır.


                   İstanbul depreminde, gerekli önlemler alınmazsa büyük mal ve can kaybı olacaktır. Bilim damlarına göre, bugünkü tabloda bir değişiklik olmazsa, olası depremde, ölü sayısını 100-150 bin dolaylarında olacağı tahmin ediliyor.


                  Eskişehir’ in de, etkileneceği olağan bir depremde, kentte aynı tablo yaşanabilir.


Olabilecek felaketin önüne geçebilmek için, yılda bir defa vali ve belediye başkanları ve diğer ilgiler, toplantı yaparak, depremle ilgili alınan ve alınacak önlemleri gözden geçirmelidir..                      


               Kentte yapılan imar planları sağlıksız kentleşmeye zemin hazırladı.  Olası bir depremde, dar sokaklar ve enkazlar, trafiğin kilitlenmesine yol açacak, kurtarma ekipleri,  polis, silahlı kuvvetler ve itfaiye ulaşımda büyük sıkıntılar yaşayacak.
                 Anadolu Üniversitesi Uydu ve Uzay Bilimleri Araştırma Enstitüsü Müdürü Sayın Prof. Dr. Can Ayday’ ın, “çevremizdeki iller Deprem Afet Sistemi'ni hayata geçirdi. Sadece Eskişehir'in kent merkezi değil, ilçeleri de tehlike altında ” sözleri, dikkate alınır mı bilinmez ama kırsal kesimde durum kent merkezinden farklı değildir..


               Eskişehir’ de, deprem gerçeği yıllardır masaya yatırıldı ve deprem konusunda çalışan uzmanlar sürekli bir araya geldi ve Eskişehir’de, 1998 yılından önce yapılan binaların güçlendirilmesi gerektiği de hep söylendi.


                Ayrıca kentte depremle ilgili pek çok panel, konferans, sempozyum ve toplantılar yapıldı. Pek çokta öneri getirildi. Ancak gelinen nokta ortadadır.   Maalesef uzmanlarca, yıllardır gündeme getirilen ve depremde, insan yaşamı için de olmazsa şartı olan  “SAĞLAM ZEMİN ÜZERİNDE OTURMAK” ve  “SAĞLAM BİNADA OTURMAK” gibi iki basit kural bile kentte göz ardı edilmektedir.                


                  Oysa bu iki unsur, birbirini tamamladığında, Japonlar ve diğer ülkeler gibi, ya da depremle yaşamaya mecbur olan, ancak söz konusu iki basit kuralı ve şartı yerine getiren, toplumlar gibi,  bizler de evlerimizde daha rahat oturabilir veya uyuyabiliriz


                Eskişehir’de,  !7 Ağustos Depremi’nden sonra gündeme gelen, yeni yerleşme alanlarının belirlenmesi, yeni yatırımların yapılacağı alanlar ve altyapı tesislerinin güzergâhları gibi konularda, görüş ve öneriler mutlaka hayata geçirilmelidir. 


              Eskişehir’de,   Sivil Savunma ve İl Acil Yardım Ekipleri ve Sivil Savunma yükümlülerinin eğitimleri, sürekli olarak yapılmalı ve eğitimler tatbikatlarla pekiştirilmelidir.  Sivil Savunma depoları kurularak, gerekli araç-gereç ve malzeme stokları yapılma


             Kent düzeyinde etkin bir “Haber Alma ve İkaz Sistemleri”, ilgili sivil ve resmi kuruluşlar ile koordine edilerek kurulmalıdır. Belediyelerdeki itfaiye teşkilâtları, bir afet anında kurtarma ve ilk yardım yapacak şekilde yeniden örgütlenmeli, donatılmalı ve eğitilmelidir.                


            Eskişehir’de, 17 Ağustos sonrası, Zincirlikuyu Mahallesinde gerçekleştirilen 62500 m2,  çadır kentler bakımsızdır. Mamuca da gerçekleştirilen 55500 m2. Çadırkenteise TOKİ ev yaptı. Bir çadır kent sahası da, maalesef bir Kooperatife tahsis edilerek ortadan kaldırılmıştır.    


               Oysa bu çadır kent sahalarının, her an hazır olacak şekilde muhafaza edilmesi ve depremde gerekli malzemenin de her an hazır olması gerekir.  Vilayet, Anakent, Tepebaşı, Odunpazarı, İlçe, belde belediyeleri, bilim adamlarımız ve halkımız, depremle ilgili önlemleri, özellikle de uygulamaları, eksiksiz yerine getirmek, depremle ilgili Kurultayı da desteklemek zorundayız. Çünkü söz konusu olan İnsan hayatıdır.