16 Ocak 2020 Perşembe 1672 Okunma

YABANCILARA TOPRAK SATIŞI

 


          Avrupa Birliği, uyum yasaları çerçevesinde, A.K.P. hükümetine, yabancıya toprak sattırmayı dayatmış, bunda başarılı olmuştur, Yabancılara, toprak satışını kolaylaştıran yasanın,, 2003 yılında, çıkmasından, bu yana, en fazla satışın, Suudi Arabistan vatandaşlarına yapıldığını açıklandı..


           2003 yılı, sonrasındaki arazi satışları ile ilgili CHP’nin soru önergesini yanıtlayan Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Murat Kurum, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, İstatistik Bilgi Sistemi kayıtlarına göre, 2003 tarihine kadar, yabancı gerçek kişilerin edinmiş oldukları arazilerin toplam yüzölçümü, 1 milyon 476 bin 523 metrekaredir. 2019 tarihine kadar yabancı gerçek kişilerin edinmiş oldukları arazilerin toplam yüzölçümü ise 16 milyon 779 bin 838 metrekaredir” dedi.


             Yine CHP Muğla Milletvekili Tolga Çandar, “Iğdır Ovasının tamamını İsrailliler aldı. Harran Ovasının yarıdan fazlasını İsrailliler satın aldı. Türkiye’deki ekili alanlarımızın önemli bir bölümünü, İsrailliler satın alıyor. Karacahisar Köyünün o termik santralin yapılacağı yerden, Bodrum’a kadar olan arazinin birileri tarafından satın alındığını öğrendik” demişti.


             Iğdır ovasının, İsrailliler tarafından satın alındığı ile ilgili,.bu güne kadar devlet makamlarından, hiçbir açıklama gelmedi.


            Ayrıca CHP Milletvekili, Sayın Tanrıkulu’nun, önergesini yanıtlayan, Çevre ve Şehircilik Bakanı, Sayın Kurum, 2003 yılına kadar, hiçbir satın alma işlemi bulunmayan Katarlıların o tarihten, bu yana satın aldığı alanların, toplam yüzölçümünün 795 bin 552 metrekare olduğunu bildirdi.


             Ayrıca Katarlıların, 198 adet ana taşınmaz satın aldığını bildiren,  Bakan Sayın Kurum, bu taşınmazların toplam yüzölçümünün 489 bin 901 metrekare olduğunu ifade etti. Katar vatandaşlarının bin 884 adet de “bağımsız bölüm” satın aldığını belirten Bakan, Sayın Kurum, bu alanların yüzölçümü toplamının ise 305 bin 651 olduğunu ve bu satın alma işlemlerinin bin 592 farklı kişi tarafından gerçekleştirildiğini açıkladı.


               Yine  Bakan Sayın kurum, Arap etnik kökeninden insanların, Türkiye’de en çok İstanbul’dan arazi satın aldığını bildirdi. SayınKurum’un verdiği bilgiye göre, Araplar 59 ilden arazi edindi. İstanbul’dan aldıklarının büyüklüğü, 2 milyon 504 bin metrekareye ulaştı.


             MHP Milletvekili Erkan Haberal’ın, soru önergesine yanıt veren, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Türkiye’den, 6 Ocak 2016 tarihine kadar toplamda,13 bin 802 Rus vatandaşının 3 bin 901 parselden ibaret 1 milyon 346 bin 97 m2’lik taşınmaz satın aldığını bildirdi.


             Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez ise  CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer’in verdiği sor önergesine yanıtında, Türk Ticaret Kanunu’na göre kurulmuş, mevcut durum itibarıyla yürürlükte olan 118 farklı yabancı firmaya, ait 593 maden ruhsatı bulunduğunu belirtti.


             Tapu ve Kadastro eski Genel Müdür Yardımcısı Orhan Özkaya, bölgede Kilis ve Mardin ile Reyhanlı, Erbeyli, Nusaybin, Oğuzeli, Altınözü, Kırıkhan, Kızıltepe ilçelerindeki satış oranlarının da son iki yılda artış gösterdiğini, Güneydoğu Anadolu’da, tercih edilen bölgenin, coğrafi açıdan dikkat çekici olduğunu söylemişti.


               Sayın Prof.Dr. Cihan DURA , ”Yabancılara toprak satışı emperyalizmin Doğu’ya yönelttiği, beş silahdan biridir. Bu silah 19. Yüzyılda, Osmanlı’ya karşı da kullanılmıştır. Serbest ticaret antlaşmalarının, dış borçlandırmaların ardından, maliyesi bozuk Osmanlıdan, para verme karşılığında, birçok ödün almıştır. Bunlardan biri de yabancıya toprak satışıdır” demiştir.


            1984 yılında, yeniden yabancılara arazi satışları gündeme gelmiş olup, Anayasa Mahkemesinin; “Ülkede yabancıların arazi ve emlak edinmesi salt bir mülkiyet sorunu olarak değerlendirilemez. Toprak, Devletin vazgeçilmesi olanaksız temel unsuru, egemenlik ve bağımsızlığının simgesidir. Yabancılara satılan toprakların geri alınması zordur ve yabancılar kendi devletlerinin koruması altındadır. 1948 yılı öncesinde bu şekilde toprak satın alarak İsrail Devletinin temellerinin atıldığı unutulmamalıdır.” gerekçesi ile iptal edilmiştir


           Geçmiş yıllarda,  TBMM önün de, TEMA Vakfı Onursal Başkanı, o gün 87 yaşındaki Sayın Hayrettin Karaca ile 95 yaşındaki Sümerolog,  Sayın Dr. Muazzez İlmiye Çığ, havanın soğukluğuna aldırmayarak, ülke toprağının ve tarım alanlarının,  satışına karşı çıkmak için protesto eylemi yapmak istediler. Ancak polis tarafından engellendi ve ellerindeki " TARIM ALANLARI SATILAMAZ", "Şehit kanlarıyla sulanmış, vatan toprağını satamazsınız." Pankartları, ellerinden alınmıştı.


             Yine  Şehit Anneleri Başkanı Sayın Pakize Akbaba‘nın,”Keşke, ölseydik de bu günleri görmeseydik!.. Şu an ölsem, kabre koysalar, canım yavruma, ne cevap vereceğim ben? Sen canını, bu millete feda ettin ama millet, senin kanınla suladığın toprağı, peşkeş çekiyor, satıyor, senin katiline kucak açıyor mu diyeceğim? Bana bunun cevabını kim verecek?"  sözleri, her şeyi anlatmaya yetmiyor mu?


             Ayrıca gelecekte,  madenler ve satılan topraklarla ilgili, her türlü anlaşmazlıklar da, “Uluslararası Tahkim Kurulu” Türkiye’ nin, aleyhine karar verebilir. ülkemiz de  yabancılara, toprak satışlarının bedelini, çok ağır bir şekilde ödeyebilir.


              Şu bir gerçek ki yabancılar tarafından, vatan toprağının ele geçirilmesi, siyasi ve kültürel bağımsızlığın da elden çıkartılmasıdır. Her Türk vatandaşı, atalarımızın canı pahasına alınan, torunlarımızın da emaneti olan topraklarımızı, kısa dönemli ekonomik çıkarlar için, yabancılara satılmasına karşı çıkmalıdır.


             Nitekim milli şairimiz Mehmet Akif ERSOY, “Sаhipsiz olаn vаtаnın, bаtmаsı hаktır, Sen sаhip olursаn, bu vаtаn bаtmаyаcаktır.” demiştir.