27 Şubat 2020 Perşembe 2353 Okunma

TÜRKLÜĞE HAKARET AB KRİTERİ OLURSA!

 


             Almanya’nın, Hanau kentinde iki nargile kafeye düzenlenen, ırkçı saldırı, bir süredir ülkede İslamofobik ve yabancı düşmanı saldırılara, maruz kalan Türkleri, daha da endişelendirdi..


           Almanya'nın Hanau kentinde aşırı sağcı terör saldırısına uğrayan kafenin sahibi Kemal Koçak, “Bunları olacağı belli değil miydi? Irkçı saldırılar son zamanlarda her tarafta oluyor. ” dedi.


            BERLİN Brandenburg Türkiye Toplumu (TBB) Sözcüsü Safter Çınar: “30 yıldır, Mölln ve Solingen’den başlayıp NSU ile devam eden, Türklere, göçmen kökenlilere, Müslümanlara saldırılar devam ediyor.” dedi.


             Berlin Türk Cemaati (TGB) Başkanı Selçuk Demirci ise  “Türk toplumu olarak geleceğe endişeli bakıyoruz…. Bunlar ötelendikçe, sonuçları daha ağır, daha acı olaylara sebep olacaktır.”diyerek, bir gerçeği kamuoyu ile paylaştı.


          Aslında bu gelişmeler, geliyorm demişti. Nitekim Avrupa Birliği’nin, açıklanan ilerleme raporlarında, Türk Ceza Kanunu’ nun, 301. maddesi, sürekli yer aldı. Avrupalılar, Türklüğe hakarete, ceza öngören maddenin değiştirilmesinde ısrar ettiler.


           Türkiye’deki işbirlikçiler de AVRUPA Birliği’ nin, bu isteğine,  destek verdiler Avrupa Birliği’nin, ilerleme raporunda, Türklüğe hakarete, hapis cezası öngören 301. maddenin, hiç gecikme olmaksızın değiştirilmesi istendi.


         AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn,  “301. maddenin hiç gecikmeden değiştirilmesi lazım” dedi.  Ve 301 reformu yapılmadan yargı ve temel hakları ile ilgili maddenin, açılamayacağı mesajını da verdi.


              Ülkemizde, demokrasi, özgürlük yok gerekçesi ile 301. madde kalksın diyenler, bu gelişmeler kaşında, ne düşünür bilinmez ama 301 maddesi ortadan kaldırmaya yönelik, dış ve iç şer odaklar, ürkütücü kampanyası sonucu  301. madde,  AKP iktidarı tarafından kaldırıldı.


           Peki, 301. madde ne diyor?


          -Türklüğü, Cumhuriyeti veya Türkiye Büyük Millet Meclisini alenen aşağılayan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


           -Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini, Devletin yargı organlarını, askeri veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.


          - Türklüğü aşağılamanın, yabancı bir ülkede, bir Türk vatandaşı tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte bir oranında artırılır.


         - Eleştiri amacıyla yapılan, düşünce açıklamaları suç oluşturmaz.


            Bu maddelerin, sanal aydınların ve ülke düşmanlarının değimiyle, fikir özgürlüğü açısından ne gibi mahsuru var?  Ayrıca da Türk kimliği, taşıyan insanlara veya devletin kurumlarına, hakaret etmeye kimin hakkı var? Zaten hakaret içermeyen eleştiriler, yasa da suç sayılmıyor. Hülasa bunların amacı, “üzüm yemek değil bağcıyı dövmektir.”


             301.  maddenin kaldırılmasının, devletin ve kurumlarının tahribi anlamına geliyor. 301. maddeyi kaldırmak veya etkisiz hale getirerek, devleti esnetmek ve işlemez hale getirilmek isteniyor.


              AB, isteği ve açılım safsatası ile övünerek söylediğimiz, “Türk” adı, kışla, okul, sokak ve dağlardan sonra, Atatürk heykellerinden de silindi. Türkiye Cumhuriyeti'nin kısaltılmış hali olan 'TC' ibaresinin kaldırılmasına yönelik resmi bir kararın olmadığı, halde pekçok yerden kaldırıldı.


              Oysa Avrupa ülkelerinde de, 301. maddeye benzer hükümler taşıyan, pek çok yasalar var. Hatta Avrupa ülkelerinin, kendi ceza yasalarına, yeni maddeler koymaya başladıkları da söyleniyor


                Diğer Avrupa ülkelerinde de benzer yasalarda, benzer hükümler var. Durum bu iken AB, Türkiye’ den, 301. madde’ nin kaldırılmasını istiyor. Türkiye’deki kişi/kişiler, bazı köşe yazarları ve sanal aydınlar da aynı kafada ama Türk kökenli olmadığı halde, ülkemizde yaşayan azınlıklardan bile bu duruma tepki gösteriyor.


                Hatırlıyorum da bir TV programına katılan, Ermeni asıllı Dikran Kevorkyan’ın , “Türk vatandaşı değil, Türk’üm... Ben Hıristiyanım. Hıristiyanlığım başka bir şey, bu bayrağın altında yaşamaktan duyduğum gurur başka bir şey... Hırant Dink’in hatası popülariteyle popülizm arasında, dengeyi kuramamasıydı. 5. kolun sızmadığı yer var mı acaba Türkiye’de? Niye 301 kalkacakmış? 5. Kolun, attığı bu zehre karşı, kalkanı nasıl yaratacağız?.” demişti...     


               Aynı proğramda, Dikran Kevorkyan devamla, “  Diplomatlarımız şehit edildiğinde, 90 bin kişi toplandı mı onların cenazesinde? 90 bin kişinin içinde, bir tane Türk bayrağı var mıydı? Demek ki benim Türkiye’m, bu hale geldi öyle mi? Bu milleti, kim ateşleyecek? Türkiye’yi, parçalamak istiyorlar. Türkiye’nin, jeopolitik konumunda, zenginliklerinde gözleri var, Kurtuluş Savaşı’nı, hazmedemeyenlerin gözleri var.” diyerek politikacılara, İktidarave sözde aydınlara, çok anlamlı mesajlar vermişti.


              Şu bir gerçek ki Dış ve iç şer odakların, özellikle AB ve sanal aydınların, Atatürk milliyetçiliği, ilkeleri ve 301. Maddenin kalkmasına yönelik, öneri ve istekleri, tamamen ”ÜNİTER” ve “ ULUS” devletin, yok edilmesine yönelik olup, Avrupa da Türklere karşı yapılani saldırıların da sorumlularıdır.