30 Mart 2020 Pazartesi 657 Okunma

KANAL İHALESİ VE CORONA VİRÜS

                          


             Görevden alınan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Cahit Turhan'ın, Kanal İstanbul ile ilgili "Faturayı, İBB'ye göndeririz" ve "Bütün yatırımlar, rant projesidir. Kârlı olmayan yatırımı niye yapalım" açıklamaları, kamuoyundan tepki de almıştı.


           Nitekim Bakana yanıt veren, İBB Başkanı, Sayın Ekrem İMAMOĞLU, "O zaman bütün Türkiye'yi, kâr için, talan edelim. Topkapı Sarayı, çok değerli iyi rezidanslar olur. Bakan bey, böyle konuşmaya devam etsin. Kanalın, ne kadar yanlış bir yatırım olduğuna, büyük katkı sunuyor bu şekilde" demişti.


              Ve Nihayet!


             Halkımız, Topyekün Corana Virüs’ le, mücadele ederken, ülke genelinde insanlarımız, CAN, İŞ ve AŞ kaygısı içinde iken, Kanal İstanbul için, ilk ihale yapıldı. Tartışmalı projenin, etki alanında bulunan, tarihi Odabaşı ve Dursunköy köprülerinin rekonstrüksiyonu için, 5 firma teklif verdi.


             Toplamda, 5 firmanın katıldığı ihalede, Artuklu Mimarlık'ın teklifi geçersiz sayılırken, Mukarnas Mimarlık, 500 bin lira, Hasan Fehmi Şahin 550 bin lira, Safir Jeoteknik 507 bin lira, Altıparmak Mimarlık 408 bin lira teklif etti.


             İstanbul kanalı, tarihi Odabaşı ve Dursunköy köprüleri ihaleleri, yargıda iken, ihale yapılması ise  dikkat çekti. Çünkü yargının, hukuk devletini, bireysel hak ve özgürlükleri, anayasal düzeni koruma görevini, yerine getiremediği durumda, siyasal iktidarın, otoriter bir yönetime, kayma tehlikesi her zaman vardır. 


              Maskeli İhaleye, tepkiler de gelmeye başladı.


              İstanbul Belediye Başkanı Sayın, Ekrem İMAMOĞLU, “ İnsanlar can derdi ile uğraşırken ihalenin gerçekleştirilmesi anlaşılmaz. Millet can derdindeyken, birilerinin Kanal İstanbul derdinde olması, akıl alır gibi değil. Bu ihaleler için, 2020 bütçesinde 8 milyar lira kaynak ayrıldı. Oysa bugün işini kaybetme arifesinde olan, ya da işyeri kapandığı için, gelir elde edemeyen milyonlarca insan var. Kaynaklarımızı hâlâ Kanal İstanbul gibi, bize göre ucube projelere harcamak yerine, halkımız için neden harcamıyoruz? Allah aşkına, bugün bir köprü yıkıp, yapmak mı iş; yoksa, evde gelecek kaygısına düşmüş milyonlarca insana, destek olmak mı? “ tespitlerine katılmamak mümkün mü?


           Yine CHP Genel Başkan Yardımcısı, Sayın Gülizar Biçer KARACA,  “: Sağlık emekçilerimiz koruyucu ekipmanlarını, kendi imkânları ile satın almak zorunda bırakılırken, taktığınız maske ve eldivenler; kamu kaynaklarını israf eden rant zihniyetinizi gizleyemez. Bu halk; korona günlerinde ihale çıkarcılığınızı unutmayacak. “ demiştir.


        Sanatçılar Girişimi Sözcüsü, Sayın Ataol Behramoğlu tarafından, yapılan açıklamada ise “Türkiye’nin vicdanlı, yurtsever, yazarları, sanatçıları olarak, bu felaket günlerinde bile kanal İstanbul ısrarından ve hırsından vazgeçmeyen iktidar sahiplerini uyarıyoruz: Bu ısrar ve bu hırs, akıl dışıdır. Bu akıl dışı yolda ısrarınızı sürdürürseniz deprem felaketi kapıda beklemekteyken, corona virüs ve yokluk felaketiyle boğuşmakta olan halkın, yükselen öfkesi önünde daha ağır bedeller ödenmesi kaçınılmaz olacaktır” denildi.


              Kamuoyunun, Kanal İstanbul ve ihalesine, tepki göstermesi doğaldır.çnkü  CORONA VİRÜS’ e karşı, ülkemiz ve tüm ülkeler, teyekkuz durumdadır.   Ayrıca Virüs, ülkemizde, can alıyor. Fabrikalar ve işyerleri, kapanıyor. Bunun doğal sonucu,  olarak da insanlarımız, hem geçim, hem de canı ile uğraşıyor. Bu tablo karşısında, Kanal İstanbul’ un,  ihalesinin yapılmasının,  ne mazereti ne de kabul edilir bir tarafı vardır.


             Çünkü isanımız, “CAN ve GEÇİM” derdindedir.


             Ayrıca Sağlık Bakanı ve yetkililer, can derdinde olan halkımıza,“Sağlıklı kişilerin maske kullanmasına gerek yok.” derken, Kanal İstanbul Projesi ile ilgili, ihalede, sağlıklı insanların, maske takıp ihale yapması ile de Türkiye, dünyada maske ile ihale yapan, ilk ülke olarak da tarihe geçti.


         Kanal İstanbul,  İhalesi ile ilgili, gelen tepkilere, Bakanlıktan yapılan açıklamada "Türkiye Cumhuriyeti, salgın ile mücadele ederken, üretim ve yatırımları da yapabilecek güçtedir" ifadeleri kullanıldı.  Oysa ülkemizde, Corona virüsü’ne karşı alınan ekonomik tedbirler,  pekçok ülkenin gerisindedir.


                Depremler ve Corona Virüs nedeniyle, önümüzdeki ay ve yıllarda, ülkemizi çok ciddi sorunlar bekliyor. Özellikle de tedbir alınmaması halinde, ülkemiz piyasaları ve hem arz,  hem de talep tarafında, ciddi sorunlarla, karşı karşıya kalabilecek. İşsizlik ise makro boyutlara ulaşacaktır.


              Siyasi iktidar, artık gerçekleri görmelidir, Türkiye’ nin, önceliği, Kanal İstanbul değildir. 25 milyon insanın yaşadığı, 11 ili etkileyecek olan,  7.2 büyüklüğündeki İstanbul depremi ve CORONA VİRÜSÜ ile  ilgili mücadele ve  ülke gündemindeki, can kaybı, işsizlik ve geçim sıkıntısıdır.


           Bugün, ülkemizde ivedilikle yapılması gerken icraatlar da CORONA Virüs ile mücadele, insanlarımızın hayatı, kapanan fabrikalar, işyerleri,  her geçen gün artan işsizlik, geçim sıkıntısı, askıya alınan eğitim ve önümüzdeki yıllarda, meydana gelecek olan, İstabul depremi olmalıdır.