2 Nisan 2020 Perşembe 2556 Okunma

Öz DeğerlerimizdenUzaklaşmayalım

                              


                CORONA VİRÜS(COVID-19),  vaka sayısı, ülkemizde artarken, virüsle mücadele de gerekli kolonya ve maske gibi gerekli malzeme ve yiyeceklerdeki fiyat artışları ile ilgili, telefon ve e-mailler aldık.


             Nitekim E-mail gönderen, bir okuyucumuz, “ Corona Virüs nedeyle, gerekli olan filtre özelliği bulunan, maske fiyatlarında, alt ve üst sınır bulunmuyor. Herkes isteği fiyatta satıyor.  Aynı özelliğe sahip maskeler, çok farklı fiyatlardan, bizler satılıyor. Corona Virüs’ le ilgili diğer ihtiyaç maddelerinde de her geçen gün fiyatlar artıyor. “ diyerek, bu alanda yaşananları ve yaşadıkları aktardı.


            Gerçekten de bazı insanlar, daha çok kazanmak için; sevgi, saygı, , adalet, sadakat, helal kazanç, hoşgörü, merhamet, insaf, vefa, dürüstlük, yardımseverlik, kardeşlik, dostluk,  dayanışma gibi insani ve manevi birçok değerleri, gözardı edebiliyorlar.


              Elbette bu gelişmelerin, sebep/sebepleri var. En önemli sebep, manevi değerlerimizden, gelenek ve göreneklerimizin den uzaklaşıyoruz. Nitekim Peygamber Efendimiz, “komşusu aç iken tok yatan bizden değildir” sözü ile komşuluğa verdiği önemin, gereğini, yeteri kadar yerine getirmiyoruz.


              Ayrıca İslam dini, bir yardımlaşma ve dayanışma dinidir. İyilik esastır ve insanların birbirine yardım etmeleri, ihtiyaç sahiplerinin elinden tutmaları gerekmektedir. Dinimizde, yardım etmeyi sevmeyen, yardıma ihtiyacı olan kişileri görmezden gelen insanlara, yer yoktur. Müslüman olan herkes ve yardıma muhtaç  bir kişi gördüğünde, ona mutlaka yardım elini uzatmalıdır


              Maalsef Türk toplumu olarak, çok önemli ve diğer toplumlara da örnek olan, gelenek ve göreneklerimizi, sürekli gözardı ettik.. Bu geleneklerimizden biri olan AHİLİK, halkın sanat, ticaret ekonomi gibi, çeşitli meslek alanlarında yetişmelerini sağlayan, onları ahlaki yönden yetiştiren, çalışma yaşamını, iyi insan meziyetlerini, esas alarak düzenleyen bir örgütlenmeydi,


                Ahiliğin, kendine has kural/kurulları vardır. Ahilik, iyi ahlakın, doğruluğun, kardeşliğin ve güzel meziyetlerin birleştiği, bir “Sosyo-ekonomik” düzendi.. Kendine has ilkeleri vardır.


               İyi huylu ve güzel ahlâklı olmak, işinde ve hayatında, kin, çekememezlik ve dedikodudan kaçınmak,  Ahdinde, sözünde ve sevgisinde, vefalı olmak,  şefkatli, merhametli, adaletli, faziletli, iffetli ve dürüst olmaktır.


              Ahilik, cömert ve kerem sahibi olmak, Küçüklere sevgili, büyüklere karşı edepli, saygılı olmak, büyüklük ve gururdan kaçınmak, ayıp ve kusurlarını örtmek, gizlemek ve affetmek, hataları, yüze vurmamak,  dost ve arkadaşlara tatlı sözlü, samimi, güler yüzlü ve güvenilir olmak,  dost ve akrabayı ziyaret etmektir.


             Ahilik, fakirlerle oturup, kalkmaktan, şeref duymak, Zenginlere, zenginliğinden dolayı itibardan kaçınmak, öncelikli davranışlardı.   Allah için, sevmek ve nefret etmek, Hak için, hakkı söylemek ve hakkı söylemekten korkmamaktır.


            Ahilik, Emri altındakileri ve hizmetindekileri, korumak ve gözetmek, Allah'ın emir ve yasaklarına uymak,  Kötü söz ve hareketlerden sakınmak,  İçi, dışı, özü, sözü bir olmaktır.  Hakkı korumak, hakka riayetle haksızlığı önlemek,  kötülük ve kendini bilmezliğe iyilikle karşılık vermek, Belâ ve kötülüklere sabır ve tahammüllü olmak, Müslümanlara lütufkâr ve hoş sözlü olmaktır.


              Ahilik’ te, herkese iyilik yapmak, yapılan iyilik ve yardımı başa kakmamak, olmazsa olmazlarıdır. Hakka, hukuka uymak, hak ölçüsüne riayet etmek,- İnsanların işlerini içten, gönülden ve güler yüzle yapmak,  daima iyi komşulukta bulunmak, Yaratandan dolayı yaratıkları hoş görmek,  hata ve kusurları daima kendi nefsinde aramak,  İyilerle dost olup, kötülerden, uzak durmaktır..


              Ahilikte, her zaman, her yerde yalnız Allah'a güvenmek, örf, adet ve törelere uymak, sır tutmak, sırları açığa vurmamak, aza kanaat, çoğa şükrederek dağıtmak, bir gelenekti. Ahiliğin amacı, insanların, dünya ve ahirette huzur içinde olmaları sağlamaktır. Bu nedenle de ahilerin, dünya için, ahretini, ahiret içinde dünyasını, terk etmeyen dengeli bir hayat anlayışı vardı.


             Ahiler, çatışmacı değil, dayanışması bir ruha sahiptiler. Zengin ile fakir, üretici ile tüketici, emek ile sermaye, millet ile devlet, hülasa toplumun, bütün fert ve kurum/kuruluşları arasında çok iyi münasebetler kurarak, herkesin huzur içinde yaşamasını sağlamaktır. Ahi birlikleri, bazı insanları, fakir, bazılarının da zengin olmasını, normal karşılardı. Ancak güçlünün zayıfı ezmesine veya kişi/kişilerin, haksız kazanç sağlamasına da karşı çıkarlardı.


             Türk toplumunda,  önemli yeri olan Ahi birlikleri, zaman için yapılan ekonomik ve siyasi hatalardan dolayı, etkinliklerin kaybettiler. Ancak geç kalınmış değildir. insanı, özellikle Türk de esnafımız, “AHİ” felsefesini benimsemelidir. Çünkü Ahilik geleneğinin, tam anlamıyla yaşatıldığı dönemlerde, Türk Milleti,  askeri ve ekonomik alanda, dünyanın, en güçlü toplumu, haline gelmişti.


             Bugün de Türk toplumu olarak, ekonomik, sosyal, kültürel alanda, dünya da söz sahibi olmak, bugün müşteki olduğumuz, ticari alandaki yanlışlıklarda, uzak durmak için, mutlaka geçmişteki, gelenek ve göreneklerimize, en önemlisi de Ahilik gibi öz değerlerimize, sahip çıkarak, hayata geçirmek zorundayız.