27 Mayıs 2020 Çarşamba 710 Okunma

REKTÖR ATAMALARI

                                  


          Ülkemizde, rektör atamaları, her dönem, tartışma konusu oldu. Özellikle de kadın rektör sayısının, yok denecek kadar az olması, eleştiri konusu yapıldı. Nitekim Üniversitlerimizde, kadın akademisyen oranı yüzde 44,5, profesör oranı yüzde 31,4 olurken, kadın dekan oranı yüzde 17,5 dir.


          Üniversitelerde, kadın rektör oranın ise yüzde 8,5.  5 devlet üniversitesinin ve 11 vakıf üniversitesinin, rektörü kadın iken, devlet üniversitelerinde 210, vakıf üniversitelerinde ise 102 olmak üzere, toplam kadın dekan sayısı ise 312 kişidir.


              Hülasa ülkemizi de rektör atamalarında, erkek egemen bir yapı var. Ayrıca Üniversiteler, demokrasi eğitimi yapan, kurumlar olmasına rağmen,  üniversitelere, rektör atamaları, demokrasi ile bağdaşmıyor.


             O nedenle de ülkemizde, son yıllarda üniversitelerdeki, rektör atamaları, hep tartışma konusu oldu.  Oysa üniversitelere, rektörler, öğretim görevlileri,  hatta personel ve öğrenciler tarafından seçimle gelse,  seçilen rektör, tüm kesimler tarafından,  kabul görecek, arzu edilmeyen tartışmalar da yapılmayacaktır.


            Ayrıca üniversitelerde, başarı bekleniyorsa,  ülkemizde üniversiteler, özerk hale getirilmeli ve rektör seçimi de mutlaka demokratik yoldan olmalıdır ama yıllardır,YÖK kaldırılsın, rektörler seçimle gelsin diyenler; mevcut sistemin gerisinde düzenlemeler yaparak, üniversitelerin, özerkliğini tamamen ortadan kaldırdı.


            Nitekim 4 /11/1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nda yapılan değişikliklerle, 13. Madde’nin ilk paragrafında yer alan, “Devlet üniversitelerinde rektör, profesör akademik unvanına sahip kişiler arasından görevdeki rektörün çağrısı ile toplanacak üniversite öğretim üyeleri tarafından seçilecek adaylar arasından Cumhurbaşkanınca atanır” ifadesi yer alıyordu,


             Rektör atamaları ile ilgili, yeni düzenlemede ise  "Devlet ve vakıf üniversitelerine rektör, Cumhurbaşkanınca atanır. Vakıflarca kurulan üniversitelerde, rektör ataması, mütevelli heyetinin, teklifi üzerine yapılır. Rektör, üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü tüzel kişiliğini temsil eder."şeklinde değiştirildi.


             Bu değişikliğe göre,  ne YÖK öneriyor, ne de profesör şartı var.  Öğretim üyesi olmayan bile Cumhurbaşkanı tarafından. rektör olarak atanabilecektir.


           Bu yeni düzenlemeyi, Üniversite, Öğretim Üyeleri Derneği Başkanı Sayın  Prof. Dr. Tahsin Yeşildere,  mevcut Rektörlük seçim sistemini, ‘teokratik’, ‘padişahlık’ sistemi olarak değerlendiriyor. Gelişmiş ülkelerde rektörlüğün, angarya olarak görüldüğünü ve akademisyenler tarafından tercih edilmediğini hatırlattıktan sonra,  “Avrupa’da bilim adamı, bilimle meşgul olmak ister ve rektörlüğe uzak durur.”  dedi


              Ayrıca  Sayın Prof. Dr. YEŞİLDERE, “..bizde aşırı ben merkezli yapının rektörlere verdiği olağanüstü yetkileri kullanmak için, herkes talip oluyor. Üniversitelerde, kurullar işletilsin, rektörün yetkileri daraltılsın, mali ve idari anlamda düzenlemeler yapılsın, kimse rektörlüğe talip olmaz.” diyor.


            Ülkemizde, üniversitelere atanacak, rektörlerde, bilimsel altyapısı, kaç makale yazdığı, ulusal veya uluslararası kaç projeye imza attığı, ne kadar doktora veya yüksek lisans talebesi yetiştirdiği, yurtiçi ve yurtdışında kaç kongreye katıldığı, ne tür ders notları hazırladığı, buluşunun olup olmadığı, akademik vizyonunu, ülkemiz ve üniversitesi için, düşündüğü projeler dikkate alınmıyor.


             Nitekim Sayın  Prof. Dr. Engin Karadağ’ ın araştırmasına göre, rektörlerin, akademik profil çalışmasında, 196 rektör arasında, uluslararası yayını olmayan, rektör sayısı 68, yayınlarına hiç atıf yapılmayan rektör sayısı ise 71’ dir.


             Oysa rektör akademik anlamda, ne kadar nitelikliyse, üniversitelerin performansları da o kadar yükseliyor,


               Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şafak Ertan Çomaklı, sağlık sorunlarını gerekçe göstererek, YÖK ve Cumhurbaşkanlığı'na, istifasını vermesi nedeniyle, Anadolu Üniversitesine, rektör ataması yapılacak.


             Anadolu Üniversitesi’ ne, atanacak rektör, demokraktik kurallar içinde,  Anadolu Üniversitesi’ nde, görevli öğretim üyeleri arasından, seçimle atanması, Eskişehirlilerin, ortak arzusudur.  Ancak rektör atamaları ile ilgili, yeni düzenlemeye göre, Anadolu Üniversitesi’ne, Rektör, cumhurbaşkanı tarafından atanacaktır.


             Elbette Üniversitelerde, rektör, atamaları önemlidir. Ancak Anadolou Üniversitesi’ nin, evrensel boyutta bilgi üretmesi, bilim ufkunu genişletmesi, çağdaş bilimsel, teknolojik ve kültürel birikimin, üniversiteye egemen olması, toplumun gelişmesine katkıda bulunması, aydın ve yaratıcı, insanlar yetiştirilmesi,  rektör yanında,  öğretim üyeleri ve diğer personelin de performansları ile de eşdeğerdir,


            Öte yanda  Anadolu Üniversitesi, kent, bölge, ülke ve dünya insanının, yaşam kalitesini yükseltmek amacıyla, bilim, teknoloji, sanat ve spor alanlarında, eğitim, Ar-Ge çalışmaları ve  her alandaki projeleriyle, evrensel bilgi ve kültür birikimine, katkı sağlayacak, her yaştaki bireye de   nitelikli ve özgün, uzaktan ve örgün öğrenme olanakları sunacak, yaratıcı ve yenilikçi çözümler üretmeye de devam edecektir.


              Ayrıca rektör, kim atanırsa atansın, 1982’de kurulan Anadolu Üniversitesi Kurumsal altyapısı, 3'ü açık ve uzaktan öğretim veren, 12 Fakülte 1’i Devlet Konservatuvarı olmak üzere,  3 Yüksekokul, 2 Meslek Yüksekokulu, 6 Enstitü 30 Araştırma Merkezine, ev sahipliği ile her alandaki hedeflerine de ulaşacak, ulusal ve global alanda,  hak ettiği yeri  de alacaktır.