6 Ağustos 2020 Perşembe 2498 Okunma

HALKIN ADAMI OLMAK

                                         


          Devlet ve Halk adamı, halkın sorunları ve toplumun değerleri ile de yakından ilgilenir. Çözümüne de yardımcı olur. Devleti de layıkıyla temsil eder. Milletin, her ferdini, kendi öz evladı gibi, görür ve ona göre davranır.


             Ayrıca devlet adamı olmak önemlidir ama halkın ve değerlerin adamı olmak ve halkı için çalışmak, toplum değerlerini, öncelikli tutmak, hepsinden daha da önemlidir.
            Elbette ülkemizde,  halk ve devlet adamı olan, toplum değerlerini, başarı ile devletteki icraatına yansıtan, geçmişte olduğu gibi, bugün de yöneticilerimiz var. Bu yöneticilerimizden, biri de Eskişehir’ e, atanan, Valimiz, Sayın Erol AYYILDIZ’ dır.


            Bayram öncesi, Valimiz Sayın AYYILDIZ’ a, Hayırsever Sayın Tayfur BAYAR’la birlikte, hayırlı olsun ziyaretinde, bulunduk.  Güleryüzle karşıladı. Sade, duru, pak konuşması,  dikkat çekti.   


            Sayın AYYILDIZ, fikirleri ile genç düşünen, risk alan, esnek, dinamik, duygusal ve benzer meziyetlere sahip bir yönetici ve "ORTAK AKIL", "ORTAK PAYDA " ve "TAKIM RUHU" gibi kavramlara, değer veren, bir yönetici olarak olarak gördük.


            Sayın  AYYILDIZ’ ı ziyarette, yöneticilikte kazandığı tecrübe, bilgi, deneyim, önsezi, işini takip etme, yetki ve sorumluluk trafiğini doğru yönlendirme ve denetleme, bilgi aktarma, ekibini motive edebilme, başarı ve başarısızlıkları paylaşabilme gibi, meziyetlere de sahiptir.  


              Sayın AYYILDIZ’ ın,  kapılarını, halka açık tutması, özellikle de her gelen ziyaretciye, kartını, özellikle de telefonlarını vermesi, İzmir Büyükşehir Başkanlarından, Rahmetli Ahmet PRİŞTİNA’ yı da hatırlattı.


             Sayın PİRİŞTİNA,  döneminde,  İzmirliler ve basın mensupları, hiçbir ayrıcalığa sahip olmadan, "yalın yurttaş" kimliği ile toplumsal istemlerini gerektiğinde,  bürokratik engelleri de devre dışı bırakarak aktarabiliyorlardı.


              Bu duruma, kendim de birkaç kere tanık ve  " HALK VE BASIN, BENİM VELİNİMETİMDİR" sözüne de şahit olduk.
              Bugün, halk ve basın tarafından,  hala hatırlanıyor ve rahmetle anılıyor.


             Ayrıca Sayın AYYILDIZ’la,  sohbette,  yıllardır, Yunus Emre Külliyesi’ ni Eskişehir’ e,  kazandırmak için, ciddi gayret gösteren, Hayırsever insanımız Sayın  Tayfur BAYAR, Yunus Emre ile ilgili, düşüncelerini, bu alanda yaptığı çalışmaları ve önerilerini  de paylaştı.


             Ziyarette, UNESCO’ nun, 2021 yılı, Yunus Emre Anma ve Kutlama programları üzerinde de duruldu. Geçmiş yıllarda da  UNESCO, 1971 yılı sonu ile 1972 yılında (Ölümünün 650. yıldönümü dolayısıyla)Yunus Emre’yi anmıştı.. Bu anma, hem 1971 – 1972’de, hem de 1991’de sürdürülmüştü. 


              UNESCO Yunus Emre’ nin, evrensel değerlere ve dünya barışına katkıda bulunabilecek bir düşünür olarak gördü. Çünkü Yunus Emre'ye göre insanlardin, mezhep, ırk, millet, renk, mevki, sınıf farkı gözetilmeksizin sevilmeyi hak etmektedirler. Madem ki insanoğlu ruh yönüyle, Allah'tan gelmektedir; öyleyse insanlar, hiçbir şekilde birbirlerinden bu anlamda ayrılamazlar 


             Geçmiş yıllarda Yunus Emre’ye,  gereken değeri veren, valilerimiz de oldu. Nitekim 1990 yılında da Eskişehir Valisi ve Yunus Emre Kültür ve Sanat  Vakfı Başkanı olarak, Sayın Bahattin GÜNEY, 1990 Yılında da, “Dünya Yunus EMRE Sevgi Yılı” nı, Birleşmiş Milletler Paris Unesco’ya önermiş  ve kabul ettirmişti. 


          27.12.1991 tarihinde ise Birleşmiş Milletler, Paris Unesco binası duvarına, Eskişehir Valisi olarak, Türkçe ve İngilizce olarak,  Yunus EMRE'nin;    “Gelin Tanış Olalım, İşi Kolay Kılalım, Sevelim Sevilelim, Dünya Kimseye Kalmaz”   Evrensel  dörtlüğünü astırmış, Sayın Güney’e, UNESCO   ödülü vermiş, Biyoğrafisi, Meydan Larousse’ de yer almıştı.     


             Yunus Emre’ nin, okullarda, daha bilinçli bir şekilde tanıtılması için, örgün eğitim kurum/kuruluşlarının, her kademesinde,  öğrencilerin seviyelerine uygun üniteler hazırlanarak, Yunus Emre Kültür ve Sanat Haftası’ nda, çocuklarımıza aktarılmasını, toplantılarda önerdik. Valilerimizden, Sayın Mehmet KILIÇLAR’ a da bu durumu ilettik
              Sayın KILIÇLAR, ” Eskişehir ve Türkiye'de değil, tüm dünyanın, Yunus Emre'den yararlanmasını istiyoruz. Yunus Emre'yi, Eskişehir ile özdeşleştireceğiz. Yunus Emre, Mevlana ve Hacı Bektaş-i Veli örneğinde olduğu gibi, yeniden konumlandıracağız. Yunus Emre ve Eskişehir'i, Türkiye gündemine taşıyacağız. Böylece kültür ve inanç turizmini canlandıracağız. Yunus Emre'nin,  sevgi ve barış felsefesini genç nesillere aktaracağız." sözleri ile de isteğimizi olumlu karşılamıştı.
           Sayın KILIÇLAR, bu vaadini, sözde bırakmadı. Girişimi ile  “YUNUS EMRE” Milli Eğitim Bakanlığınca, ''İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği'' nde, “Yunus Emre Kültür ve Sanat Haftası”  da  yer aldı.


             Valimiz Sayın AYYILDIZ’ ın, Yunus Emre ilgili önerilerimizi, olumlu bakması, UNESCO’ nun, 2021 yılı Yunus Emre Anma ve Kutlama programları’nı da not etmesi umut vericidir. Ancak halkımız,  Eskişehir’deki kurum/kuruluşlar, özelikle de, Anakent, alt belediyeler, ETO ve ESO gibi, sivil toplum örgütleri de bu yılda,  kendilerine verilen sorumluluk ve görevleri, itina ile yerine getirmeleri gerekiyor.


               İnşallah! Valimiz, Sayın Erol AYYILDIZ, döneminde, Yunus Emre ve Nasreddin Hoca gibi değerlerimiz,  haketttiği şekile anılır,  kişi/kişile de hiçbir ayrıcalık olmadan, yalın "yurttaş" kimliği ile sorunlarını ve istemlerini, kendisine aktarır,  adil, şeffaf,  etkin ve yetkin, bir kamu idaresi ile de örnek olur.


              Valimiz, Sayın Erol AYYILDIZ’ ı, kutluyor ve başarılar diliyoruz.