22 Ekim 2020 Perşembe 1719 Okunma

GENÇ İŞSİZLİK

                                         


          Bir gencimiz,“ üniversiteden, mezun olalı, 11 yıl oldu ama ne mesleğimle, ne de başka bir iş bulabildim. Yakınlarımdan, harçlık alırken utanıyorum, “ dedikten sonra, bu alandaki düşünce ve isteklerini de aktardı.


              Ülkemizde, 15-24 yaş arası 1 milyon 156 bin gencin, hem okumak hem de çalışmak zorunda olduğu belirtilirken, aynı yaş grubunda 3 milyon 112 bin gencin, eğitim almadığı gibi, herhangi bir işte de çalışmadığı kaydedildi.


              Ülkemizde, 8-29 yaş grubu arasında, yapılan bir araştırmaya göre, gençlerin yüzde 76'sı, daha iyi bir gelecek için, yurt dışında yaşamak istiyor. Her iki gençten biri, mutlu olmadığını ifade ederken, yüzde 77'si torpilin yetenekten daha etkili olduğuna inanıyor.


               Hülasa “Türkiye’de, genç olmak” sınav, işsizlik, gelecek kaygısı demektir.   


               Türkiye İstatistik Kurumu, Nisan 2020’ye ilişkin işgücü istatistiklerini yayımladı. 2020’de, işsizlik ve istihdam gibi, işgücüne katılım azalırken genç nüfusta işsizlik arttı. 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı, bir önceki yılın, aynı dönemine göre 1,2 puanlık artışla, yüzde 24,4, istihdam oranı ise 7 puan azalarak yüzde 26,1 oldu.


             Aynı dönemde, genç nüfusun işgücüne katılma oranı 8,6 puanlık azalışla yüzde 34,5 seviyesinde gerçekleşti. Ne eğitimde, ne de istihdamda olanların oranı ise bir önceki yılın aynı dönemine göre 5,7 puanlık artışla yüzde 29,1 seviyesinde gerçekleşti.


              Gelecekte de gençler için, umut da yok. Çünkü  TÜİK verilerine göre işsizlik azaldı ama istihdam da azaldı. Nisan 2020’de, istihdam edilenlerin sayısı, bir önceki yılın aynı dönemine göre 2 milyon 585 bin kişi azalarak 25 milyon 614 bin kişi, istihdam oranı ise 4,9 puanlık azalış ile yüzde 41,1 oldu.


            Türkiye’de, Gençliğin Sorunları Üzerine Görüş Bildirisinde, gençliğin sorunları kamuoyuna, net bir şekilde yansıtıldı.


            Bildiriye göre, ülkemizde, gençlerimizin, iş bulamamasının nedenleri vardır. Bu nedenler ortadan kalkmadan, gençlerimizle ilgili, işsizlik sorunu ortadan kalkmayacaktır. O nedenle de öncelikle de bu sorunlar ortadan kalkmalıdır.


               Gençler arasında, kaynak teşkil eden problem olarak, kaliteli eğitim yoksunluğunu gösterebiliriz. Son döneme kadar, varolan eğitim problemi, son dönem gelişmeleri ile birlikte yerini kaliteli eğitim eksikliğine bırakmıştır.


              Zira artık her şehirde, bir üniversite bulunması, ünversite kontenjanlarının talebin büyük çoğunluğunu karşılar hale gelmesi, etkenler sayesinde, eğitime erişmenin önündeki engeller, büyük ölçüde ortadan kalkmıştır.


              Yükseköğretime gidebilen öğrencilerin, önemli bir kısmı; barınma, burs, ulaşım, öğretim elemanı, bilimsel ve teknik imkânlar, demokrasi ve özgürlükler gibi; ekonomik, eğitim ve öğretim, sosyo-kültürel ve psikolojik olarak sınıflandırılabilecek problemlerle karşı karşıya bulunmaktadır Bu durum, gençleri, yurtdışına eğitim için gitmenin yollarını aramaya mebur bırakmaktadır.


               İşsizliğe neden olan, birçok faktör bulunmakla beraber, işsizliğin önüne geçilmesine en büyük engel içinde bulunduğumuz eğitim sorunudur. Eğitim sisteminin, uygulamalı eğitimde yetersiz kalması, aktif bireylerin yetiştirmesini engellemektedir.


                Çağımıza, hızla değişen, bir dünyada aynı şekilde hızla dönüşen, iş piyasasına, kurumlara, ayak uydurmada sorun yaşayan kökleşmiş, geleneksel eğitim kurumları, iş yaşamına atılacak olan bireyleri, bu yaşama entegre etmede yetersiz kalmaktadır. Bu aşamada üniversitelerin ve işveren kurumların, işbirliğinin sağlanması, büyük bir önem kazanmaktadır.


               O nedenle de öncellikle ülkemizde, kapatılan tüm meslek liseleri, yeniden açılmalıdır. Üniversitelerin, bölüm kontenjanları, ülkemizin ihtiyacına göre tespit edilmelidir. Meslek okulları ve üniverstelerde bölümlerde, eğitim uygulamalı olmalı, Bunun sağlanması için de Üniversite-sanayi ve kurum/kuruluşlarla işbirliği zorunlu olmalıdır.


             Ülkemizde, insanlarımıza, özellikle de genç nesle, iş bulmak isteniyorsa İktidarlar, tüm sektörler, üretim ve yatırım seferberliği yapmalıdır. Okullarda, eğitim-öğretimde, kalite artırılmalıdır.


             Türkiye’de, Gençliğin Sorunları Üzerine Görüş Bildirisine göre, gençlerin, en temel manada  sorunları kaliteli eğitim, işsizlik, bağımlılık, bölgesel dezavantajlar ve katılım problemleri olduğu görülmektedir. Bu sorunların, tek tek ele alınarak çözülmesinden, ziyade birbiri ile ilişkili olarak çözümler üretilmesi, daha efektif olacaktır.


               Coğrafi konum itibariyle, demografik çerçevede sahip olduğu, genç nüfus, potansiyeli ile Türkiye, farklı bir noktada durmaktadır. Ancak bu potansiyeli, en doğru şekilde kullanabilmek de stratejik olarak önem arz etmektedir.


            Bu nednele de Türkiye’nin, genç nüfus bakımından yapısal bir panoramasına yer verilmiş sorunlar farklı başlıklar altında, ele alınmalı ve mevcut politika uygulamaları ile kalkınma planlarındaki geliştirici önerilerde, öncelilkle de gençlerin sorunalrıın, çözümüne yer verilmelidir.


             Gençlerde, işsizlik yalnız ülkemizin değil, küresel bir sorundur  İşsiz kalmaları, gönülsüz bir şekilde yarı zamanlı işlerde çalışmaları, geçici ve düşük seviyeli maaşı olan kontratları olması ve bir kriz zamanında, işini ilk kaybedecek kişiler olmaları, diğer insanlarımıza göre daha olasıdır.


             Gençlere istihdan sağlamak için, eğitim, istihdam ve okuldan işe geçiş politikalarını, daha iyi koordine etmek,üretin ve yatırım yanında, ilgili tüm kamu kuruluşları, sendikalar, STÖ’ler, yerel yetkililer ve özel firmalar arasındaki işbirliği ile mümkündür..