25 Şubat 2021 Perşembe 1629 Okunma

KIRAÇ AİLESİ VE ESKİŞEHİR

                                


         Rahmetli Suna KIRAÇ’ la ilgili yazımızdan sonra, okuyuculardan olumlu görüşler aldık.  Bir okuyucumuzun,” Suna KIRAÇ ve Kıraç Ailesinin, Eskişehir’ e, yaptığı katkılardan bahsetmenizi de beklerdik. ”  diyerek, görüşlerini paylaştı.


          KIRAÇ ailesi, Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren, Eskişehir’e, hizmet ediyor.  Nitekim Ali Numan Bey, Eskişehir’in, 5 km dışında, Karacaşehir eteklerinde kurulmuş olan “Dryfarming Deneme İstasyonu”’nda, 1931 – 1942 yılları arasında, eşi ve iki oğluyla,birlikte Eskişehir’ e,  10 yıl hizmet etti..


             1934 yılında, Soyadı Kanunu çıkınca, Atatürk aileye; Ali Numan Bey’in Eskişehir’deki “kuru ziraat” üzerine yaptığı başarılı çalışmalarındandolayı, “KIRAÇ ” soyadını armağan etti.


              Rahmetli Ali Numan KIRAÇ sayesinde, 1931-1942 yılları arası,  Eskişehir, Türk tarım kültürünün mayalandığı ve şekillendiği, bir kent oldu. Ayrıca tarımsal tarihimizin unutulmaz siması, Rahmetli Ali Numan KIRAÇ, tarımda emeğini, bilimle buluşturma hareketine, Eskişehir'de başladı.


             Atatürk, 1931'de, Kuru Tarım İstasyonu'nun, kuruluşuyla görevlendirdiği Rahmetli Ali Numan KIRAÇ, Eskişehir’ de,  bir ilki de başarmıştı. Modern tarımın, ilk tohumları da Eskişehir' de' ekilmişti.
             Türk tarımının duayeni, Rahmetli Ali Numan KIRAÇ, Türk tarımının, gelişmesi için, eleman yetiştirme, yeni metotlar ve ürünler geliştirme çalışmalarını, ömrü boyunca sürdürmüş, Türk tarımında, kullanılan, pek çok yeni tür tohumu geliştirmiştir.


                ESOGÜ, tarafında Ziraat Fakültesinin yerleşkesinin adı, 2011 yılı içinde, "ALİ NUMAN KIRAÇ YERLEŞKESİ " olarak, oybirliğiyle değiştirildi. Bu yerleşkede eğitim gören gençlerimiz, Ali Numan KIRAÇ' ın, Türk tarımına ve Eskişehir' e, yaptığı hizmetleri, hatırlandıkça,  Ali Numan, KIRAÇ ve Ailesi ile  gurur duyup, örnek alacaklar.
                 Sayın Prof. Dr Hasan TOSUN, döneminde, ESOGÜ Ziraat Fakültesi ciddi atılımlar yapıldı.  Onun,  Kıraç ailesi ile olan ilişkisi sonunda, KIRAÇ AİLESİ, Türk tarımına, ALİ NUMAN KIRAÇLARIN yetişmesi için, ESOGÜ ZİRAAT FAKÜLTESİ' ne, her türlü fedakârlığı yaptı. Mevcut binaların tümü, yeniden yapıldı veya restora edildi


            Ziraat Fakültesi içinde, yer alan, üç katlı 1926 yılında, bina aslına uygun olarak restore edilerek, "Ali Numan KIRAÇ, Araştırma ve Kültür Merkezi", Fakültenin kullanımına sunuldu..
              İnan KIRAÇ' ın, doğduğu ve geçmiş tarihlerde, lojman olarak kullanılan bina, aslına uygun olarak ve daha fonksiyonel olacak şekilde yeniden inşa edildi.


             Bu binada, ESOGÜ' nün, en gelişmiş bilişim laboratuarı bulunmakta ve Ziraat Fakültesi öğrencileri ile diğer araştırmacıların kullanabileceği, bir kütüphane oluşturulmuştur. Kütüphanede, dünyadaki tarımla ilgili, tüm online dergilere ulaşılacaktır.
               Kıraç Ailesi tarafından, daha önceki dönemlerde, lojman olarak kullanılan 6 ayrı yapı yeniden düzenlenerek, akademik birimlerin hizmetine sunulmuştur. 3 adet büyük laboratuar binası oluşturulmuştur.


               Depolar, yeniden düzenlenerek, büyük bir anfi ve büyük bir sınıf ve bir büyük laboratuar alanı gerçekleştirildi. Öğrencilerin, talepleri doğrultusunda kulüp ve sosyal aktivite alanları oluşturuldu.
              , Sayın Prof. Dr. TOSUN’ la, her sohbetimizde, Zirat fakültesine ciddi katkıda bulunan, KIRAÇ ailesine, çok şey borçlu olduklarını sürekli vurguladı.


            Sayın Prof. Dr. Hasan TOSUN' un, gayretleri ile düzenlenen. Ali Numan Kıraç Tarım Kongresine, Tarım Bakanlığı'nın, üst düzey yöneticileri, 7 üniversite rektörü, 27 Ziraat Fakültesi Dekanı, Üniversiteler Arası Kurul Tarım Komisyonu Başkanı, TÜBİTAK Başkanı, YÖK Üyeleri ve uluslararası ve ulusal alandan, pek çok bilim adamı da katılmış ve kongrede 400 bildiri sunulmuştu.


                Rahmetli Suna KIRAÇ’ın, Vehbi Koç ile dönemin Anadolu Üniversitesi Rektörü Sayın Prof Dr. Yılmaz BÜYÜKERŞEN’in, koyu sohbetine denk gelmesi, her zaman kafasını kurcalayan "eğitim modeli" konusunda taşların yerine oturmasını sağlar.


                Bu sohbette, Sayın Pof. Dr. BÜYÜKERŞEN, Koç Ailesi’nin, eğitim konusuna katkılarının çok önemli olduğunu söylerken, bir yandan da eğitimin, sadece maddi destekle mümkün olmadığının altını çizer. Çocukların gelişmelerini sağlamak, bilgilerini ve kültürlerini artırmak için, gönüllü bir seferberlik ilan edilmesi gerektiğine inanır.


              Sayın Prof. Dr. Büyükerşen’in, bu sözleri, Rahmetli Suna KIRAÇ’ın, her zaman tekrarladığı, “Eğitim sadece devlete bırakılmayacak kadar önemli bir konudur” sözleriyle birebir örtüşür. Rahmetli Suna Kıraç ve Sayın Prof. Dr. BÜYÜKERŞEN ile yaptığı görüşmenin ardından harekete geçmek ister ve  “Hemen yapalım bunu” der.    


               Vakıf, tam olarak bir gönüllülük hareketi üzerine kurulu olacaktır. Bu nedenle de ismi “Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı” olur. Vakıf fikri ortaya çıktıktan sonraki süreç, bu oluşuma “gönüllü destekçiler”in katılmasını sağlamak olur.


               AyrıcaTEGV’in, 5 Nisan 1999 tarihinde Eskişehir’de, kurulan Atatürk Eğitim Parkı Ali Numan Kıraç Etkinlik Merkezi’ ne de” KIRAÇ AİLESİ”nin katkıları büyüktür.


               Eskişehir Atatürk Eğitim Parkı Ali Numan Kıraç Etkinlik Merkezi kuruluşundan, bu yana 4 bin 371 gönüllüsünün desteği ile 70 bin 484 çocuğa eğitim desteği sağladı


              TEGV de bugüne kadar,  ülke genelinde, 93.170 bin gönüllünün, bir araya toplanmasını sağladı ve Bugüne kadar da 2.946.15 öğrenciye ulaştı.


               Rahmetli Ali Numan Kıraç ‘ın, Türk tarımına kazadıdığı değerler ve Kıraç Ailesi’ nin,  ESOGÜ Ziraat Fakültesine, kazandırdıkları binalar ve  Eskişehir Atatürk Eğitim Parkı Ali Numan Kıraç Etkinlik Merkezi var oldukça, KIRAÇAİLESİ,  hep hatırlanacak, bü tesislerde ytişen, Ali Numan Kıraçlarla da Türk toplumu,  gurur duyacaktır.