12 Şubat 2020 Çarşamba 2176 Okunma

BİZİM ÇOCUKLARIN HİKAYESİ…

 


Bizim Çocukların hikayesi aslında geçtiğimiz sezon başında başlamıştı. 


1.5 sezon içinde neler oldu neler…… 


Transfer yasağı, yönetimsizlik, tesislerde yemek çıkmadı, sıcak su akmadı, -9 puan cezası geldi, ve de üstüne üstlük 8 oyuncu gitti.    


Bu sezonun devre arasında ise gidenlerin ardından Mehmet Feyzi Yıldırım’ın buluşu ile #bizbize sloganı ile yola çıkıldı.


Belki takımda tecrübe eksikliği oldu.


 Para artık daha az konuşulacaktı.


Ama onlar terk etmedi ve ‘Bu savaşta resmen varız’ dedi.


Aslında yönetim birazda çaresizlik üzerine bu tabloyu oluşturdu. Kötü sonuçlar da ortaya çıkabilirdi. Ama karakterli, öz güvenli, inanmış oyuncular şehri havaya sokarken, Türkiye’ye de kendilerinden bahsettirdi.


Herkes takıma bir yakıştırma da bulundu.


İnanlardan çok inanmayanlar ağırlıkta idi.  


Keçiörengücü maçı kazanıldı, bir ‘Tesadüf’ denildi, Adana maçının ardından Bursa galibiyeti  ‘Acaba’ derken, Altınordu maçındaki galibiyet gösterdi ki bu çocuklar inanmış ve asla pes etmeyecek… 


Evet gerçektende Bizim çocuklar tarih yazıyor.


Hem de rakiplerinden pozisyon vermeyip, gol yemeden.


‘Daha 1 ay önce “bu takım kesin küme düşer’ diyenlere inat.


Belki gençler ama sahada koca yürekliler.


Kendilerine inananları arkalarına alarak bu zorlu yolda başarılı bir şekilde gidiyorlar.


Saha içinde Kıvanç Karakaş adeta ikinci baharını yaşarken, kulübede Mustafa Özer sadece hocalık değil kurduğu diyalog ile ağabeylik yapıyor.


Tribünde taraftar zaten her zaman arkalarında.


Başkan Mustafa Akgören ve yönetim ise ‘Nasıl olsa kazandınız’ diyerek bol keseden atmadan  en azından primleri düzenli bir şekilde dağıtarak moral veriyor.


Artık şehrin de bu çocuklara sahip çıkması gerekli.


Bizim çocuklar tarih yazmaya devam ederken birilerinin hala bu güzelliği seyretmesi ve el atmaması da düşündürücü.     


Nasıl ki tarih bu oyuncuları yazacaksa, “Bana ne Eskişehirspor’dan’ diyerek sırt çevirenlerde bu şehirde asla unutulmaz...