12.10.2018 18:33:13 205 Okunma

KÜÇÜK BİR OLAY VE HAYATIMIZA OLAN BÜYÜK ETKİLERİ

New York'ta yaşayan bir öğretmen, lise son sınıfta okuyan öğrencilerini diğer insanlardan farklı özelliklerini vurgulayarak onurlandırmaya karar vermişti. Her öğrencisini teker teker tahtaya kaldırdı. İlk önce öğrencilere sınıf ve kendisi için ne kadar özel olduklarını belirtti. Sonra her birine üzerinde altın harflerle "Siz çok önemlisiniz!" yazılı birer mavi kurdele verdi. Daha sonra kabul görmenin toplum üzerinde ne gibi etkileri olacağını anlayabilmek amacıyla sınıfına bir proje yaptırmaya karar verdi. Her bir öğrencisine üçer tane daha kurdele verip onlardan bu töreni gerçek hayatta da devam ettirmelerini istedi.

Öğrenciler daha sonra sonuçları takip edecek, kimin kimi onurlandırdığını tespit edecek ve bir hafta boyunca sınıfa bilgi vereceklerdi. Öğrencilerden biri, gelecekteki kariyer çalışmaları için kendisine yardımcı olan bir şirketin üst düzey görevlisini onurlandırmış, adamın yakasına mavi kurdeleyi iliştirmişti. Ardından iki tane daha kurdele vermiş ve "Sınıfta bu konuda bir projemiz var. Sizden onurlandırmanız için birini bulmanızı istiyoruz. Onurlandırdığınız insanlara ekstra kurdele de verin. Böylece onlar da bu projenin devam etmesi için başkalarını bulabilirler. Daha sonra lütfen bana ne olduğu konusunda bilgi verin!" diye rica etti.

O gün üst yönetici, soğuk biri olarak bilinen patronunun yanına gitmeye karar verdi. Patronun odasına girdi ve onu "İş dünyasında bir deha olduğundan ötürü" takdir edip örnek aldığını söyledi. Bu mavi kurdeleyi yakasına takması için izin verip vermeyeceğini sordu. Şaşkına dönen patron "Tabii ki" şeklinde cevap verdi.

Yönetici de mavi kurdeleyi, patronun tam kalbinin üstüne, ceketine iliştirdi. Ekstra kurdeleyi verirken de:

"Bana bir iyilik yapar mısınız? Siz de bu kurdeleyi onurlandırmak istediğiniz birine verir misiniz? Bunu bana veren çocuk, okulda bir proje yaptıklarını söyledi. Bu kabul görme töreninin devam etmesi gerekiyormuş. Böylece bunun, insanları nasıl etkilediğini belirleyeceklermiş." dedi.

O gece patron evine geldiğinde, on dört yaşındaki oğlunun yanına oturdu. "Bugün inanılmaz bir şey oldu. Ofisteydim üst düzey yöneticilerimden biri içeri geldi. Başarılı ve örnek bir iş adamı olduğumdan dolayı bana hayran olduğunu söyledi. Beni kutlamak için ‘Siz çok önemlisiniz!' yazılı bu kurdeleyi tam göğsümün üstüne taktı. Bana fazladan bir kurdele daha verdi ve benden onurlandıracak başka birini bulmamı istedi. Arabayla eve gelirken bu mavi kurdeleyle kimi onurlandırabileceğimi düşündüm ve aklıma sen geldin." dedi.
"Ben seni onurlandırmak istiyorum. Günlerim çok yorucu geçiyor. Eve gelince sana pek ilgi gösteremiyorum. Bazen derslerden aldığın notları beğenmeyince veya odanı toparlamayınca sana bağırıp çağırıyorum. Oysa bu gece bir şekilde buraya oturup sana benim için ne kadar farklı ve özel olduğunu söylemek istedim. Annen gibi sen de benim hayatımdaki en önemli insansın. Sen mükemmel bir çocuksun, seni seviyorum.'' diye devam etti.

Şaşkına dönen çocuk ağlamaya başladı. Bütün vücudu titriyordu. Başını kaldırdı, gözyaşları içinde babasına baktı ve:

Babacığım:
"Çok kötü günler geçiriyordum. Hiç kimsenin beni sevmediğini ve hiç önemsemediğini düşündüğümden intihar etmeye karar vermiştim. Ama artık herşey çok farklı. Sen baba, şu an. Oğulunun hayatını kurtardın." dedi.