12 Temmuz 2019 Cuma 493 Okunma

ŞENOCAK’IN ÇABALARI!



Osmangazi Üniversitesi Rektörü Kemal Şenocak dönemi ile birlikte bazı şeyler değişmeye başladı.
Öncelikle, üniversiteye geçmişte olan bakış açısı ile bugünkü arasında epeyce farklılıklar olduğunu itiraf etmek gerekli.
Rektör Şenocak’ın dünkü ziyaretinde de bu olumlu tablonun nasıl ortaya çıktığına dair fikirlerimiz oluştu.
+++
Rektör Şenocak ile göreve başladığından bu yana ilk kez görüşme imkanı yakaladık.
Üniversitede başlayan değişimin nasıl yakalandığına dair bilgi sahibi olduk.
Özellikle kurumsal yapının ilk etapta daha sıkı temeller üzerine oturtulması gerçekten çok önemliydi.
Rektör’ün konuşmalarından bu yapının son derece sağlam kurulduğunu öğreniyoruz.
Geriye ise artık üzerine koyarak gitmeye başlayacak bir üniversite kalıyor.
+++
Bundan sonraki sürece ilişkin hedefi de yine Rektör’ün kendi ağzından öğreniyoruz.
Daha birkaç gün önce bu köşede konuştuğumuz “bilgi üretimi” konusunda epeyce hırslı bir rektör profili ile karşılaşıyoruz.
Aslına bakarsanız, hiç alışık olmadığımız bir anlayış ile karşı karşıya kalıyoruz.
“Kurumdaki sistem devam etsin, herkes işine baksın!” mantığından çok ötede bir yönetici buluyoruz karşımızda.
Üniversitelerin gerçek amacını bilen, bu amaç doğrultusunda da üniversitenin tüm birimlerini harekete geçirmeyi başarmış bir yönetici görüyoruz…
Geriye ise söylediğimiz gibi artık üst yapıyı inşa etmeye geliyor.
Yani, bir üniversite ne yapması gerekiyorsa onu yapmaya…
“Bilgi üretmeye”
+++
Öyle görünüyor ki;
Rektör Şenocak, önümüzdeki süreçte üniversitenin kapasitesini tam olarak kullanmaya kararlı…
Daha çok, daha yeni ve geleceği planlayacak bilginin ortaya çıkarılması içinde ne gerekiyorsa yapmaya niyet etmiş.
Japonlar ve Korelilerin geçmişte uyguladığı ve bugün sonuçlarını aldığı bilim kentleri için geç kalınmadığını söylüyor.
ESOGÜ’nun böylesine bir yapı için son derece uygun olduğunu da öne sürerek;
“Eğitim başkentliği iki yıla çıkarılsın. Buranın kaynağı ile üniversitemizde benzer laboratuarlar kurulsun” diyerek kenti yönetenlere de ayrıca bir görev çıkarıyor.
+++
Şehri yönetenlerin bu hayati tespite ve çağrıya uymalarını talep ederek yazımızı bitirelim.
Eskişehir’in akademik hayatına ilişkin elbette konuşacak çok fazla konu var.
Hepsini sırası geldikçe bu köşeden anlatmaya, yorumlamaya devam edeceğiz.
Bu yazıyı ESOGÜ’nün Rektörü ve ekibine başarı dileklerimizi sunarak bitirelim.
Çıktıkları yolun ülkemiz adına çok değerli ve bir o kadar da kutsal olduğuna inanıyoruz.
Şehir olarak, üniversitemizi bir adım ileriye taşıyacak her adımın destekçisi olacağımızı da ifade ediyoruz…
Kolay gelsin…